araları ile cümle

araları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Soygun, Vladimir Lenin ile Josef Stalin'in de aralarında bulunduğu kişilerce organize edildi.Zmarli tam Włodzimierz Lenin i Józef Stalin.
Aralarındaki düşmanlık ve rekabetin kökeni açıklanmamıştır.W ich relacjach nie brakowało jednak zazdrości i rywalizacji.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.Szeryf Jack Rance uspokaja wszystkich i szpilką przypina dwie karty do kurtki Sid'a jako znak oszusta.
Bu sistem lordları, tüm güce tek başına sahip olabilmek adına kendi aralarında da sürekli çatışma halindedir.Ale cała operacja stoi pod znakiem zapytania, gdyż panowie ciągle kłócą się ze sobą...
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Pewnego dnia jednak ich związek zostanie wystawiony na próbę.
Aralarında oynanan 55 maçta Altay 24 kere, Karşıyaka 12 kere gülmüştür.Zawsze tych meczów było 52, a teraz zmniejszyli mi do 46.
Aralarında sıkı bir dostluk başlamıştır.Nawiązała się między nimi wielka przyjaźń.
Aralarında eşit olarak bölüşülecektir.'Wśród nich są m.in. Dzicza Przepaść (słow.
Ekip birçok başlık yarattı, aralarından bir şey çıkacağından emindiler.Wiele z nich połączono, dzięki czemu powstały ligatury.
Aralarında başkaca bir anlam ayrılığı yoktur.Jednak jeżeli chodzi o same koncepcję nie ma między nimi znaczących różnic.
İkiz asallar, aralarındaki fark 2 olan asal sayılar.Liczby bliźniacze – dwie liczby pierwsze, których różnica wynosi 2.
Ve sadece savaşmak için vardırlar, aralarında bir ırk birliği yoktur ve birbirlerini öldürürler.Nie mogąc dokonać racjonalnego wyboru między jednym a drugim, umiera.
Aralarında birçok memnuniyetsizin de bulunduğu bu grup, Robespierre tarafından ezilmiştir.Zostali oni przychylnie powitani przez członków Zgromadzenia Narodowego, w tym – przez Robespierre'a.
Bu yöntemlerin neredeyse hepsi kuramdan gücünü almakla beraber bazıları kendi aralarında çelişmektedir.Przyczyny były takie same i przeciwnicy niemal ci sami.
Felipe ile aralarında bir aşk bağı oluşur.Między nią a Paulem rodzi się przyjaźń.
Aynı yılın Mart ayında Sırbistan ve Karadağ, aralarındaki birliği gevşeten bir düzenlemeye gittiler.Jesienią tego samego roku aktywiści i kolejarze wykonali prace w celu oczyszczenia nieprzejezdnego szlaku.
Çocukların aralarında kavga etmelerine kızar ve arayı düzeltmeye çalışır.Nastolatkowie często się kłócą i rywalizują ze sobą, jednak podobają się sobie.
Bir müddet Şamahı'da kalan isyancılar kendi aralarında da ihtilaf yaşamaya başladılar.Rebelianci w Syrii zaczynają walczyć sami ze sobą.
Aralarında geçiş yapmak için bir tuş daha atamanız gerekli.Muszą rozegrać partię, by przedostać się dalej.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Detta gjordes för att förstärka och förbättra relationerna mellan byarna och för att förhindra krig.
Onların üçü Ptolemy, Seleucus ve Antigonus krallığı kendi aralarında bölmeyi başardılar.Tre av dem, Ptolemaois, Seleukos och Antigonos, lyckades dela landet mellan sig.
Bu iki savaşın ardıdan İmparatorlar aralarında uzlaştılar ve Licinius müşterek imparatoru Valens'i öldürttü.Kejsarna försonades efter dessa två strider och Licinius mördade sin vicekejsare Valens.
Buna karşılık olarak, onlar aralarındaki ilişki açısından soyutturlar.Under deras bröllop byter de knappar med varandra (istället för ringar).
Tina ve Bette aralarındaki çekimin akımına kapılırlar.Tina och Bette hittar tillbaka till varandra.
Her iki taraf aralarındaki ortak düşmanlıklarının farkındaydı.Bägge parter var väl medvetna om sambandet mellan dessa fenomen.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Plötsligt kommer baron dit.
Meadows ayrıca Coneheads ve Wayne'nin Dünyası 2 'ninde aralarında bulunduğu filmlerde rol almıştır.Meadows har medverkat i filmer som Coneheads och Wayne's World 2.
Aralarında anlaşma sağlamak çok zor olurdu.Det blir till en uppgörelse dem emellan.
Bunun batısında, aralarındaki küçük bir eşikle bağlanan bir bölümü daha vardır.Ut från denna sträckte sig en mindre, sluttande kam.
Aralarında sadece Eva İngilizce konuşabilmektedir.En av dem, Mara kan tala engelska.
Bu durumda aralarındaki ilişkiyi tekrar gözden geçirmeye karar verirler.Då avgör de om de vill fortsätta att träffas.
2005'te Robert Simon'ın da aralarında olduğu bir sanat simsarları konsorsiyumu tarafından satın alındı.År 2005 anskaffades målningen av ett konsortium som inkluderade Robert Simon, en specialist på gamla mästare.
2004'ten beri, aralarında dışişleri bakanlığının da olduğu birçok kabine üyeliğinde yer aldı.Sedan 1991 har portföljen ambulerat mellan olika departement.
Oyunun aralarında hikâyeyi anlatışını görüyoruz.Mellan låtarna läser en berättare historien.
2008 yılının Mart ayında, üç kızın aralarının açıldığını dair söylentiler yeniden ortaya çıktı.I valet i december 2008 ställdes åter de båda kvinnliga före detta premiärministrarna mot varandra.
Aralarında anlaşma ve fikir birliği vardı.Gruppen hade ett nära samarbete och utbyte av idéer.
İki şehir, Almanya-Polonya sınırında karşı karşıya yer almakta ve aralarında Oder Nehri bulunmaktadır.Bron över Oder vid gränsen mellan Tyskland och Polen.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukulelen finns vanligtvis i fyra storlekar (Sopran, Concert, Tenor och Baryton).
Türk asıllı gulam askerleri kendi aralarında da çatışmaya giriştiler.De kurdiska stamledarna kämpade sinsemellan om makten.
Evler birbirine çok yakındır, aralarındaki yollar genellikle dardır.Finare is inomhus, alltid bra förhållanden.
İğne deliği gözün üzerindeki şeffaf hücreler, aralarında bir sıvı bulunan iki katmana ayrıldı.Koppor kunde bildas i ögonen, och det kunde bli blödningar i näthinnan, båda kunde leda till blindhet.
Burada gerçekleşen muharebe Türklerin kendi aralarında yaptıkları en kanlı muharebelerden biri oldu.Processen mot dem är en av de grymmaste rättegångar som hållits i Europa.
Tüm bu gruplar arasındaki ayrımlar takribidir ve aralarında her zaman keskin sınırlar bulunmaz.Naturligtvis är detta en grov indelning och hela skalan mellan dessa är vanlig.
Aralarında uzun süren kavgalar oldu.De har varit många stridigheter.
Bu yardımlaşma neticesinde aralarında büyük bir dostluk oluşur.En vänskap dememellan utmynnade i ett omfattande samarbete.
Müze, aralarında Picasso'nun yakınlarına ait parçaların da bulunduğu 574 yapıtla açılmıştır.Museet har, tillsammans med egna inköp, ungefär 225 verk av Picasso.
Üç erkek kardeş babalarının vasiyeti uyarınca Roma İmparatorluğu'nu aralarında bölüştürdüler.Vid faderns död kom det romerska riket att delas i tre delar som leddes av tre bröder.
Takımlar altışarlı dört gruba ayrıldılar ve kendi aralarında tek devreli lig usulü karşılaştılar.Man plockade ut fyra utvalda organ och la dem i varsitt kanopkärl.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Organet har rikliga blodkärl och nerver.
Aralarında şu ana kadar 29 resmi maç oynandı.Lagen har spelat 29 officiella matcher mot varandra sedan 1930.
Kardeşleri onu öldürmeyi planladıklarında aralarından birisi kuyuya atmayı önerir.När bröderna såg honom komma planerade de att döda honom och kasta honom i en brunn.
Ejderha Süvarileri ile de araları iyi değildir.Även hovarna är utmärkta hos hästarna.
Gençlerin kendi aralarında, yine kış gecelerinin eğlencelerinden pişmaniye çekme ayrı bir etkinliktir.Min dröm är att du ska ta dig an stycket själv nästa vinter.
Aralarındaki ilişki özgürlük ve bağlılık arasındaki bir denge esasına dayanmaktaydı.Förvissningen att det finns ett nära samband mellan privategendom och frihet.
Ancak aralarında bir şeylerin olduğu kesin.De är helt enkelt någonstans där emellan.
Belli bir süre sonra aralarındaki buzlar erimeye başlar ve yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başlarlar.Tiden går, och båda börjar långsamt att frysa mer och mer.
Holmes'in kurbanları daha çok sarışın kadınlar idi, fakat aralarında erkek ve çocuklar da vardı.В основному жертвами Холмса були жінки-блондинки, але були і чоловіки з дітьми.
Özgür vatandaşlar da kendi aralarında sınıflara ayrılmıştı.Вільні громадяни також були поділені на класи.
Böylece aralarındaki romantik oluşum yok olma düzeyine gelir.Поступово романтизм між ними зникає.
Cindy ve Jimmy'nin birbirlerinde aşık olduklarını bilir ve aralarını yapmaya çalışır.Сесі і Том пізнають один одного.
İlgili Sayfalar