araları ile cümle
araları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aylar sonra Tony aralarının açık olduğu annesi ve kızkardeşini ziyaret eder.Через три місяці Тоні відвідує свою матір, яка живе окремо.
Aralarında arkadaşlık öteye ilişki bulunmamaktadır.Між хлопцями зароджується не просто дружба.
Aralarındaki ilişki her zaman düşmanca değildi.Але відносини між ними не завжди були добрими.
Ancak zaman geçtikçe araları düzeldi ve birlikte dostça çalışmaya başladılar.Однак, всі їхні непорозуміння закінчилися, як тільки вони почали тренуватися разом.
Aralarında sivillerin de olduğu 146 kişiyi öldürdü.Зі 146 загиблих солдатами були шестеро.
Aralarında buzdan bir köprü vardır.Між ними — великий льодовик.
Aralarında tatlı bir rekabet de vardı.Між ними розгорнулась гостра конкуренція.
Bu kent devletleri aralarında durmadan savaşırlar.Ці держави-блоки постійно воюють між собою.
Harem içerisindeki dişiler kendi aralarında güçlü sosyal bağlara sahiptirler.За володіння гаремом між самцями відбуваються жорсткі поєдинки.
Gözler yaklaşık olarak aynı boyutta ve aralarındaki uzaklıklar aynıdır.Ніздрі широкі, вона дорівнює відстані між ними.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Назва «Нан-Мадол» означає «проміжки», тобто систему каналів, що його пронизують.
Aralarında G.Saray da varmış.Серед них був і Ґрамші.
Aralarında oynarlar.Вдвох вони грають.
Dedim ki: Aralarında ne kadar süre var?Питається, скільки , поки один наздожене ?
"Kayıt aralarındayken bazen kendimden şüphe ediyorum.Деякі з авторових настанов інколи здаються нам суперечливими.
Aralarında bir ilişki başlar.Між ними починається розмова.
Bu nedenle de ondan kaçınmaya başlayınca Clary, aralarında ne olduğu ile ilgili şüphelenmeye başlar.Джин починає підозрювати, що між ними щось є.
Aralarındaki gerginlik artık sona ermiştir.На цьому ворожнеча між ними і закінчилася.
Aralarında üslup farkı vardır.Між ними суттєві різночитання.
Fakat aralarındaki en önemli fark, Su İyesinin sadece belli bir su kaynağına bağlı olmasıdır.Але спільним для них є те, що їм необхіні прісна вода.
Aralarında ABD Ticaret Sekreteri Ron Brown'ın da olduğu uçaktaki 35 kişi öldü.Аварія забрала життя 35 людей, у тому числі Рон Браун (тодішній міністр торгівлі).
Bu nedenle aralarında bağlantı yoktur.Між ними немає нічого спільного.
Bu olay aralarında bir çekişme olmasını sağladı.Це призвело до запеклої суперечки між ними.
Aralarında çalkantılı bir ilişki yaşanır.Між ними зароджується дивний зв'язок.
Aralarında bol miktarda kan damarları ve sinirleri yer alır.Дерма містить багато нервових закінчень і кровоносних судин.
Aksine yerel gruplarla aralarında bir fark görmemişlerdir.Але різкої межі між цими групами немає.
Bir yazılım paketi kullanmanın en büyük yararı aralarındaki uyumluluk ve entegrasyondur.Головна перевага такого ліжка — його мобільність та компактність.
Keşke aralarında bu kadar aralık olmasa."І, що найсумніше, між ними немає сполучення».
Ancak bu ayrışmaya rağmen aralarındaki ilişkiler dostça kalmıştır.Незважаючи на розлучення, вони залишилися друзями.
İspanya'nın 1976'da Batı Sahra'dan çekilmesinin ardından Fas ve Moritanya bölgeyi aralarında paylaştılar.Колонія Іспанії Західна Сахара в 1976 р. була розділена між Марокко та Мавританією.
Bu noktadan sonra Angel ile araları açılır ve Nina başka bir adamla evlenir.Тож вони обоє все-одно існуватимуть, навіть якщо Нобіта одружиться із якоюсь іншою дівчиною.
Aralarındaki küskünlüğü giderirler.Між ними зав'язується листування.
Romalıların yakın müttefikleri olan Aeduların kendi aralarında bir politik çatışma ortaya çıktı.Римляни грали на соціальних протиріччях всередині самого Союзу.
Bu da onun bir geceliğine birinci sınıf yolcuların aralarına karışabilmesini sağlar.З їхньою допомогою він може подорожувати першим класом між планетами.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Голос служить їм для підтримання контактів між собою в темряві.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Незважаючи на це, барон залишався активним.
Fakat büyüdükçe aralarındaki arkadaşlık aşka dönüştü.Поступово їхні стосунки переростають з дружби в кохання.
"Kayıt aralarındayken bazen kendimden şüphe ediyorum."Když jsem v rekordech, někdy o sobě pochybuji.
Üstelik, aralarında kesinlike saptanmış ayırıcı bir çizgi yoktur. (...)O bojích mezi nimi není pochyb.
Aralarında homeomorfizma olan iki cisim homeomorfik olarak adlandırılır.Dva prostory, mezi kterými je homeomorfismus se nazývají homeomorfní.
Eğer (Allah'ın emrine) dönerse, artık aralarını adaletle düzeltin ve (onlara) adaletli davranın.A jestliže se pak kajícně obrátí a polepší, nechte je být!
Taş blokları öyle ustaca, düzgün kesilmiştir ki aralarına ince bir kâğıt bile sokmak mümkün değildir.Kamenné bloky jsou na sebe tak přesně naskládané, že mezi ně není možné vložit nůž.
Dedim ki: Aralarında ne kadar süre var?A já pravil: Jak dlouho (uplynulo mezi jejich výstavbou)?
Nash 1994’te Nobel Ödülü’nü kazandıktan sonra aralarını düzelttiler ve 1 Haziran 2001’de tekrar evlendiler.Poté co Nash získal Nobelovu cenu, obnovili svůj vztah a 1. června 2001 se znovu stali manželi.
O da Şükufe'yi sevdiğinden daima aralarında husumet çıkar.Ona však odmítne jej s výmluvou, že již jiného má ráda.
Ukuleler kendi aralarında dört boyuta ayrılırlar, bunlar: soprano, konser, tenor ve baritondur.Ukulele přišlo se čtyřmi velikostmi: sopránové, koncertní, tenorové a barytonové.
Kale, aralarında bulunan surlarla üç kısma bölünmüştür.Se sousedním domem nalevo je spojen třemi řadami prampouchů nad sebou (většinou bývá jedna řada).
Aralarındaki sorunları çözdükten sonra grubun geri dönüşü için hazırlıklara başladılar.Ovšem, po vyřešení jeho osobních problémů se očekával okamžitý návrat ke skupině.
Aralarındaki ısınmış bir tartışmanın ortasında bir müşteri gelir, Mary Crane adında genç bir kadın.Jedné bouřlivé noci se v motelu ubytuje jako jediný host mladá atraktivní žena Mary Craneová.
Aralarından en akıllı ve en kurnazıdır.Mezi nimi byl nejtalentovanější a nejvlivnější.
Çiftliklerde yaşayan ortakçılar kendi aralarında evlenebilir, çocuk sahibi olabilirlerdi.Černí služebníci se mohli mezi sebou ženit a vychovávat rodiny.
İki yıldızın yakınlığı sadece görsel bakımdandır ve aralarında fiziksel bir bağlantı yoktur.Tato dvojice na obloze je dost blízko sebe, ale fyzicky spolu nesouvisí.
F1 döllerin kendi aralarında çaprazlanmasıyla elde edilen döl F2 dölüdür.F1 necháme, protože to je právě ta síla, se kterou F2 porovnáváme.
Aralarında çatışma çıkar.Dojde mezi nimi k hádce.
Felipe ile aralarında bir aşk bağı oluşur.Mezi ním a Philem se vytvoří vášnivý vztah.
Burada aynı eşitlikler aslında with a ve b aralarında değiştirilebilir.Tutéž přímku lze definovat pomocí různých kombinací a a b.
Aralarında sağlıklı kalan tek kişi genç King idi.Jedinou konstantní osobou ve skupině zůstával Young.
Aralarında düzgün bir iletişim yoktur.Neměli spolu dobré vztahy.
Hepsi tüp şeklinde olan çiçekleri ve bunların aralarında bulunan tüyleri taşır.Na květech jsou tyčinky (samčí) a plodolisty (samičí).
Aralarında tatlı bir rekabet de vardı.Mezi nimi existovalo intensivní soutěžení.
İlgili Sayfalar