Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada Osmanlı filosu Çanakkale Boğazı'nın hemen dışına demirlemişti.In the meantime the Ottoman fleet had anchored just outside the Dardanelles.
Bu arada Fransızca’yı öğrendi.In the meantime, he also learned French.
Sabah saatin zili çaldığında aradan 20 yıl geçmiş olduğunu görürüz.The lifespan of the clock battery was touted as 20 years.
Aradaki erkek farkı 1’dir.Notable persons are" 1.
SPIE Conference and Exhibitions optik bilimi ve optik endüstrisini bir arada tutmak için çabalar.SPIE Conferences and Exhibitions connect optical science and the optics industry.
Arada bir kâbus görmek normal olarak kabul edilmektedir.In this case the A reading is usually accepted.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Sometimes, a short bridge is used.
Bu iki gradyan, elektrokimyasal gradyan olarak -bir arada- ifade edilebilir.These two gradients taken together can be expressed as an electrochemical gradient.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.The campaign coincided with an outbreak of influenza, and many people died throughout Ireland.
Özellikle Metin hocamızla bir arada olmak beni mutlu ediyor.I'm so, so happy, especially to be up there with my teammate.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.One instance is particularly mentioned.
Ekranlara 6 ay aradan sonra İntikam ile geri döndü.She continued her TV career after six months of absence with İntikam.
Bu arada Sabri sürekli olarak Rıfkı'nın köyden gitmesi için uğraşmaktadır.It becomes obvious that someone is trying to sabotage the trip to the island.
Hamas lideri Halid Maşal’ın resmi Ankara ziyaretinden sonra, aradaki gerginlik yatışmaya başladı .After Hamas leader Khaled Mashal paid an official visit to Turkey, relations began to cool off.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Because girls just wanna have fun.
Bu arada Leonidas kuvvetleri Pers ilerlemesini geciktirecekti.Nevertheless, Leonidas resolves to hold off the Persian advance.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.He occasionally throws a curve as well.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur.Less than half have electricity.
Aradan 10 yıl geçer.It takes 10 years.
Bu arada Steen ROH'ta kaldı.Steinès rested on a rock.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Since then he has conducted scientific research works.
Bu arada obua çalmaya devam etti.In the meantime, he continued playing volleyball.
Avusturya üç yıl aradan sonra yeniden katılmıştır.The following year, Austria was again absent.
Arada kar yağışı görülmektedir.Occasionally, it can receive snowfall.
Fakat aradan zaman geçer ve askerler gelir.However, something comes up and the warden leaves.
Bu arada Kafkasya'daki Rus karşıtı hareketlere de önderlik ettiler.At the same time Russian maneuvers were conducted in the Kaliningrad Region.
Aradan 17 yıl geçmiştir.He continued there for 17 years.
Bu arada, Bonnie Clara'nın kozasıyla beraber Kara Arşiv'e girer.Meanwhile, Bonnie has brought along Clara's pod so as to gain access to the Black Archives.
Bu arada atı tutma görevi de damadın sağdıcına ait olurdu.Third, the veteran would have to be the head of the household.
Aradan zaman geçer, Katya doğum yapar.A few days go by and the kittens are born.
Irvine 25. turda pit stop yapınca, Hill'in Alesi'yi takibi önündeki engel aradan çıkmış oldu.Irvine made a pit stop at the end of lap 25, allowing Hill to resume his chase of Alesi unimpeded.
Bu arada Scarlett Rhett'e âşık olduğunu fark etmiştir.Scarlett wonders why Rhett married her.
Bu arada İTÜ TV de normal yayınlarını sürdürüyordu.During this time, broadcasting continued as normal.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.He seems to have feelings for Yuki.
Bu arada, matbaa’nın bulunması Avrupa toplumu üzerinde büyük etkiye sahip oldu.Meanwhile, the introduction of printing was to have great effect on European society.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Eventually Mary has her child, a son Sean.
Bu arada malı ve mülkü devlet tarafından müsadere edildi.The Church's property and assets were expropriated by the State.
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.The fire had begun in the kitchen area and spread quickly.
Bu arada Kumköy ve Yenişehir tümüyle yakılıp yıkılmıştır.The Holzlege and the barn burned down completely.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.They reunite with Amy.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.In the meantime, the political environment had changed.
Bu arada grup, şarkı yapmaya devam ediyordu.All the while he continued to compose songs.
Bu arada Türkler yolları barikatladı.Pakistan blocked the routes successfully.
Seçim tarihi yaklaştıkça aradaki açık kapanmaya başlamıştır.As the day of the elections approached, its outcome became more certain.
Yaprakları kalındır, küremsi meyve topluluklarının iki-yedi tanesi bir arada bulunur.Both are from the same (mass) grave of seven people, and are presumed near-contemporary.
Bu arada müşterilerin hesabını deftere işler.These liabilities are customers' accounts.
Baplarda şöyle der: "Bu arada RAB Yunus'u yutacak büyük bir balık (erkek) sağladı.Mapple then takes as his text "And God had prepared a great fish to swallow up Jonah."
(Cranmer, bu arada Osiander’in yeğeniyle gizlice evlendi.)(Incidentally, Dirac would later become Wigner's brother-in-law, marrying his sister Manci.)
Fakat uzun zaman geçmeden bu arada askerlerinin hepsi zorla terhis edildiler ve ordu dağıltıldı.Rather its various units disintegrated and the troops scattered.
Bu arada Rita, şarkı sözü yazarı Paulo Martins'in söz yazarı ve bestecisi ile evlendi.In the meantime, Rita got married to the lyricist and composer of the song, Paulo Martins.
MS'in özelliği (multipl) olduğundan genellikle birkaçı bir arada bulunabilir.The existence of M(A) can be shown in several ways.
Onun performansı, on üç yıl aradan sonra İtalya'nın yarışmaya geri döndüğü anlamına geliyordu.His performance marked Italy's comeback in the competition, after a 13 years long absence.
Arada sırada karakterler iki dizide de rol almaya devam etmiştir.Artists sometimes occupy both roles.
Aradaki temel fark, günlükleme özelliğinin eklenmiş olmasıdır.One major difference is that the addition of extra condiments is encouraged.
Ama kesinlikle ikisini bir arada değil!Yeah, we're definitely both.
Aradan geçen zamanda tekrar KPD üyeliğine alınan Hoelz, 18 Haziran 1928’de özgürlüğüne kavuştu.Brown and Indispensible sailed again on 28 June 1819.
Bu arada Elvis zaman zaman Pentecostal kilise korosunda şarkılar söyledi.In their youth, the sisters grew up singing in the Swedish Pentecostal Church.
Bu arada oyunlar için 500 milyon TL'lik yatırım yapıldı.Also funding has been applied for £50,000 of playbuilder facilities.
Ancak bu arada Harkov, savunulamaz duruma gelmişti.Zarok, meanwhile, went into hiding.
En çok 200 kuşun bir arada avlandığı kaydedilmiştir.More than 200 species of birds have been recorded on the refuge.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arada ile cümle - Sayfa 7 - arada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App