Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu arada Youtube'a demolar yüklemiştir.This is how he discovered YouTube.
Önal, albümünü beş yıl aradan sonra çıkarmasını açıklıyor.The album marks her return to the studio after five years.
Bu arada partiden tasfiye edilmiştir.He is expelled from the party.
Bu arada grupta eleman değişiklikleri de oldu.There were also coaching changes within the staff.
Bu arada ilk mesleği dansözlüğü de bırakmadı.In the past, the couple did not dance the first dance alone.
Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.That same year, Yi Bang-won assumed the throne of Joseon at long last as King Taejong.
O arada Kimberly kötü bir şeyler olacağını hisseder.With this, Kimberly feels she is cured.
Bu arada gazetecilik mesleğine de devam etti.He subsequently continued his journalistic career.
Bu arada 1943'te Ulusal Kurtuluş Komitesi başkan yardımcılığına seçildi.In 1943 was appointed a Vice President of National Life.
Bu arada Optimus, Alpha Trion'dan bir mesaj alır.He takes Breakaway captive at the order of Alpha Trion.
Aradaki fark 2 erkek kadar.They were two different men.
Bu arada Brandy 15, Bıyık 7 yaşındadırArtamat, 5 years old cognac.
Aradaki farkı meydana getiren 8 bit kullanılarak 28 adet ağ tanımlaması yapılabilir.The above-mentioned eight currencies can generate 28 different currency pairs that can be traded.
Bu arada kendi adıyla anılan camiyi de inşa ettirdi.However, he refused to have the building named after him.
Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı.Mostly bedridden, he used this time to deep his spiritual life even further.
Hitler 9. Ordu'ya, Cottbus'u savunması ve bu arada batıya dönük bir cephe oluşturmasını emretmiştir.He ordered the IX Army to hold Cottbus and set up a front facing west.
Aradan uzun yıllar geçince de ev bütünüyle toprağın altında kalır.Many years ago he abandoned the lands below to live completely alone in the mountains.
1978'de sakatlandı, 1 yıl aradan sonra tekrar sahalara döndü.He died in 1978, and after a year his appeal was rejected.
Bu arada deniz buzu reforma geçmeye başlar, yüzey suları da daha sıkılaşır.Meanwhile, sea ice starts reforming, so the surface waters also get saltier, hence very dense.
Yani aradaki ilişki tek yönlü/sabit değil diyalektik/dinamiktir.It seems their relationship is not simply boss/subordinate.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.In addition, the Destour party was banned.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Sybil is pregnant with their third child.
150.000 kişi burada bir arada namaz kılabiliyordu.50,000 to 60,000 people can pray in the mosque at a time.
Bu arada Eminem Kid Rock'ın Devil Without a Cause albümünde düet yaptı.The CD itself for Kid Rock's album Devil Without a Cause is a picture of his raised middle finger.
Bu arada Szczuka'nın bir başka dramı daha olduğunu öğreniriz.Sachs wrote a further episode.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Going to the doctor.
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.Occasionally spreadsheets are used.
Bu arada filmin albümü de yayınlandı.In addition, the album's artwork was revealed.
Bu arada Doktor ve arkadaşları şaşkınlıklar içinde ortada kalır.The Doctor and his companions become heavily involved.
Bu arada hemen hepsi baldan hoşlanır.Because we all love ballads so much.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.He decided to retreat.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Egypt remained highly unstable.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.This prepared him to enter the Paris Conservatoire.
Bu arada, Rose Daleklerin elindedir ve Dalekler, Dünya'yı yok etmek için harekete geçeceklerdir.Rose agrees, and the Dalek implodes.
Bu arada Hunter'ın aslında kendi öz oğlu olduğu da anlaşılmıştır.She in fact becomes convinced that Colby is actually her own son.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.He was also a renowned author.
Şiş, yiyecek parçalarını bir arada tutmak için kullanılan ince bir metal veya tahta çubuktur.A skewer is a thin metal or wood stick used to hold pieces of food together.
Aradan zaman geçer, ne atmaca ne de sülün görünürde yoktur.All the components are there, but it seems to lack a drive or spark.
Bu arada Anna çok sevdiği büyükannesini kaybetti.On the contrary, she feels sympathy for her favorite aunt.
Bu arada Willow, Xander ile Cordelia arasındaki ilişkiyi öğrenir ve Xander ile arası bozulmuştur.Willow learns of Xander's and Cordelia's relationship.
Bu arada serveti de tükenmektedir.Probably, they are celebrating fortune.
Bu arada Cordelia komaya girer.Cordelia, meanwhile, is left in a coma.
Aradan geçer yüzyıllara rağmen Kütahyalı Ana Hatun'u unutmaz.For centuries, nothing important happened to the crown.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Afterwards, the storm moved out to sea.
Pansiyon olarak kabul edilebilecek bu mekanda çok sayıda insan bir arada yaşamaktadır.One can find a large number of retired people living in this place.
Bu arada hem Peyami hem de Binbaşı İhsan Ayşe’ye aşık olur.Both men, İhsan and Peyami, fall in love with Ayşe.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Later, she suffered several small strokes.
Surface Book, bir klavye ile birlikte gönderilen ilk Surface-2'si 1 arada PC-dir.Surface Book is a first-time Surface-family 2-in-1 to be shipped with a keyboard.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.He then went to work with his father.
Kısa bir aradan sonra 1994 yılında, Japonya millî takımı teknik direktörü oldu.After a brief hiatus, in 1994, he was the manager of the Japanese national football team.
Kuşkusuz, aradan geçen yıllar boyunca hep aynı resmi yaptı demiyorum.But the logo has not always been the same and has instead evolved over the years.
Bu arada Fransa kralı Cordelia ile birlikte Britanya'ya ordu gönderir.With Cordelia, the King of France invades Britain.
Bu arada iki dergi çıkardı.Starting then, it has published two periodicals.
O arada Sky onları tekrar etmeye devam eder.There, Oz meets him again.
Bu arada Laurence Olivier danışmanlarının önerisi ile rolü reddetti.Laurence Olivier then refused the part, apparently on the advice of his agents.
Bu arada katil öldürdüğü kurbanların gözlerini yerlerinden çıkararak toplamaktadır.She is suddenly attacked by the killer, who removes her eyes.
Arada 1 erkek kadar fark var.That varies from one person to another.
Bu arada Jun'un Kazuya'dan bir oğlu olmuştur.In the meantime, Jun gives birth to Kazuya's illegitimate son.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.The Romans, meanwhile, had sent a new fleet to pick up the survivors of its African expedition.
Onların bir arada olmalarını çok geç olmadan korumak istiyorum.They now wonder if they will be together forever.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod