arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aradan dört yüz yıl geçti.Так минуло чотириста років.
Bu arada esrarengiz biri, sürekli olarak Harry ve arkadaşlarına kendini göstermeden yardım etmektedir.Плащ невидимка не раз виручав Гаррі та його друзів з біди.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Водночас відзначився жорстким збиранням податків.
Bu arada gerilla savaşı üzerine kitaplar yazdı.На війні писав вірші на воєнну тематику.
Bu arada okulun sınıfları arasında çeşitli yarışmalar düzenlenmektedir.У школі часто проводять спортивні змагання між різними школами району.
Bu arada bazı markaların spotları da İsviçre vurgusuyla kafamızı karıştırmadı değil.Це слово анітрохи не вказує на тотожність Шведів з нашою Руссю.
Aradan 10 yıl geçer ve Henry şaibeli şekilde ölür.Вони прожили разом 9 років, та потім Джеррі помер від пухлини.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.У одному з інтерв'ю розповіла, що інколи курить «травку».
Bu arada Cheryl camı kırarak içeri girmeye çalışıyordur.Після цього Джарвіс втікає, вистрибнувши з вікна.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.Почалася українсько-польська війна.
Bu arada General Georg Lindemann'ın 18. Ordu'sunun kuşatılacağı umuluyordu.Lindemannstadt) на честь головнокомандувача 18-ю армією Георга Ліндемана .
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Також йому дістався від нього меч Жало.
Bu arada elinde çantayla tamirhanenin kapısında beliren Eşkıya Cumaliyi kurtarır.Цим ключем він завжди замикає у своєму депозитному сейфі банка щось дуже цінне для нього.
İnsanlarla bir arada olmaya kuşçu köpekler kadar düşkün değillerdir.До людей коти не мають такої прив'язаності, як, наприклад, собаки.
Aradan sekiz yıl geçer.Воно тривало вісім років.
Bu gruplarda farklı yaşlardan tapirler bir arada gözlemlenmiştir.Інколи хмари цих різновидів спостерігаються одночасно.
Bu arada Scooby Çetesi üyeleri için havada aşk kokusu vardır.А на полонину приїжджає кохана братів Петруків.
Bu arada Harry'nin Ginny'e olan ilgisi daha da artmıştır.Але той, більше цікаветься її дочкою Джинні.
Bu arada bir fırtına ve hortum şehre yaklaşmaktadır.Пізніше місто збільшилося і станція потрапила у міську межу.
Bu arada HAL onu vazgeçirmeye çalışmaktadır.Ніко безуспішно намагається цьому завадити.
Bu arada Arjantin'de hükümet değişmişti.Ситуацію змінили аргентинці.
Bu arada konuk ünlü bir şarkıcının şarkı söyleme bölümü vardır.І, нарешті, почуєте неповторний голос великої співачки.
Bu arada Sean ise gerçek katilin izini bulmuştur.Між тим, Мелоун знаходить справжнього вбивцю Бастьєна.
Bunlar genelde hep bir arada görülür.Саме тут вони зустрічаються найчастіше.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Крім того, займалася композицією.
Bu arada yakın sahil topçusunun ateşe başlamasıyla E12 çekildi.Тому Союз Т-15 наблизився спершу до заднього стикувального порту.
Bu arada diğer gitarist de gruptan ayrıldı.Ще пізніше з групи йде провідний гітарист.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Незважаючи на це, барон залишався активним.
Bu arada kendi hastalığı da depreşmiştir.До цього додалася також його важка хвороба.
Bu arada Dülük, hızla eski önemini yitirmektedir.Але ці авто дуже швидко втратили свою колишню актуальність.
Erkan böylece uzun bir aradan sonra dünya şampiyonu olmayı başardı.Там йому для того, аби стати чемпіоном світу не вистачило зовсім трохи.
Bu arada güneyde Nanzo Krallığına karşı yapılan sefer etkisiz olmuştu.Надалі міць королівства Наньчжао поступово згасала.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.Але у Джека раптово починається дика біль у вухах.
Bu arada, Tom nerede yaşıyor?До речі, де мешкає Том?
Bu arada, Tom nerede yaşıyor?До речі, де живе Том?
Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür.I džinové budou souzeni v soudný den a budou se Bohu odpovídat za své skutky.
1991 - Güney Afrika, 30 yıl aradan sonra Olimpiyatlara tekrar kabul edildi.1991 – Jihoafrická republika přijata po 30 letech vyloučení zpět do olympijského hnutí.
Bu arada Robert Lightwood, Enstitü'ye gelir.Do Institutu se vrací Marysa Lightwoodová.
Bu arada Oliver da Celia'ya aşık olmuştur.Oliver se zamiluje do Célie.
Aradaki terk fark budur.A je v tom vůbec nějaký rozdíl?
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Nicméně na Vánoce přijde.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.Tyto útoky jsou podobné útokům Man-in-the-Middle.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Občas i zachráníte svět...
Bu arada da Mahone onların geride bıraktıkları izleri takip etmektedir.Navzdory tomu, Miroku pokračuje v jeho stopách.
On beş ay aradan sonra grup, reggae ve dancehall müziğini içeren Rock Steady ile geri döndü.O patnáct měsíců později se skupina objevila s Rock Steady, které bylo spojením regge a taneční hudby.
Çünkü çok yakın, arada sadece sınır var.Hranice mezi nimi je jen přibližná.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Mezitím se jako Clark Kent sbližuje i s kolegyní Lois Laneovou.
16 Aralık - Amerika Merkez Bankası faiz oranlarını yedi yıl aradan sonra 0,25 baz puan yükeltti.16. prosince – středa Federální rezervní systém USA po sedmi letech zvýšil základní úrokovou sazbu o 0,25 %.
40 yıl aradan sonra ilk komünist olmayan aday.Stal se tak po 41 letech prvním nekomunistickým prezidentem.
Bu arada Boniface'in Montferrat'tan akrabaları da Epir üzerinde hak iddia ediyorlardı.Mezitím si příbuzní Bonifáce z Montferratu z Itálie začali dělat nároky rovněž na Epirský despotát.
Yemekler ve çorbalar bir arada servis edilir.Polévka a hlavní jídlo se podávají zároveň.
Sekiz adet olan gözlerin tümü bir arada kümelenmiş, ön ortadakiler diğer hepsinden daha küçük.Lichopřeslenů vyrůstá až osm nad sebou, spodní jsou od sebe vzdálenější a horní k sobě bližší.
Bu arada aşağı şehirde bir yangın başladı ve hızla yayıldı.V arménské čtvrti města propukl požár, který se začal rychle šířit.
Bu arada Almanya'da televizyon şovlarına katılmaya devam etti.V Německu často vystupovala v televizních pořadech.
Bu arada dava birkaç yıl sonra düştü.Věc se pak po několik let řešila u soudů.
Bu iki kişi, İsa'da bir aradadır.Obě pak jsou však v jedné a téže osobě Ježíše Krista.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.Začala Polsko-ukrajinská válka.
Bu arada üç büyücü turnuvasına seçildiğini öğrenir.Později je zvolen bradavickým šampionem v Turnaji tří kouzelnických škol.
Bu arada Amerikan edebiyatı derslerini de takip etmiştir.Zde také absolvoval doktorské studium americké literatury.
Rusya bir yıl aradan sonra geri dönmüştür.Rusko je ale dobylo zpět ani ne o století později.

İlgili Sayfalar