Ben de bu arada birkaç makara filme yetecek kadar para biriktiriyordum.Через деякий час накопичилася достатня сума для фільмування.
Aradan 17 yıl geçmiştir.Минуло вже 17 років.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Феріда в той час була вагітна другою дитиною.
Bu arada Fuzulî (ölm.«Фуга смерті» (нім.
Bu arada iki dergi çıkardı.Всього вийшло 2 числа журналу.
Aradaki terk fark budur.Втім і тут є різниця.
Aradan otuz beş yıl geçer.Проходить 35 років.
15 yıllık aradan sonra 2000 yılında yeniden bu stadda oynamaya başladı ve bu günümüzde de sürüyor.Група зібралась в 2000 році і продовжує грати і по цей день.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Деколи виявляється й поблизу міст.
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.З того часу група в пошуках нового вокаліста.
Aradan 12 yıl geçer.Проходить 12 років.
Aradan yıllar geçer, 1918 yılına gelinir.Вони одружаться багато пізніше, у 1918, під час Громадянської війни.
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Тим часом той самий об'єкт викрадає радянський космічний корабель.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Судячи з усього, сталося чудо.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Негайно почалися роботи з рятування людей.
Günümüzde sıklıkla bu iki method bir arada kullanılmaktadır.Однак, часто ці два методи взаємопов'язані.
Bu arada John, bir telefon kulübesinden çağrı alır ve boş bir depoya götürülür.По дорозі додому з місця злочину, Джона забирає невідома машина й привозить на порожній склад.
İşgal 8,5 ay sürmüş, bu arada şehir yağma edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.11 серпня — Мі-8МТ обстріляний на посадці, впав з майданчика, загорівся і вибухнув.
Aradan 25 yıl geçer.Минуло приблизно 25 років.
Bu arada ülkedeki karışıklık giderek güçlü bir hal almıştır.В країні все більш інтенсивно розгорталась перебудова.
Çiçeklerin 30 - 40 tanesi bir arada bulunur.Плодів часто 30–40 на квітку.
Arada bunlar da kurban gider.Інколи навіть стає жаль жертву.
Bu arada çantasını çaldırır.Він працює, шиє сумки.
Bu arada uluslararası siyasî hava değişmeye başlamıştı.Однак незабаром зовнішня політика Італії змінюється.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.Нацистські й фашистські організації також було заборонено.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Евакуація проводилася поспіхом.
Arada geniş bir yol bulunurmuş.В Ічні неодноразово був проїздом.
Bu arada başkanın ve ailesinin cinayet olduğu zaman orada olduğu anlaşılır.Президента та його родини на момент події там не було.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.Вирішено було відступати.
Aradan geçen beş yıl içinde Charlie, Jack adını verdiği bu çocuğu büyütmüştür.5-го серпня 2002 року у них народився хлопчик, якого назвали Джеком.
Bu arada Yugoslavya 1945 yılında cumhuriyet oldu.Стала союзною республікою Югославії в 1945.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.У той час Геттінген був одним з провідних центрів теоретичної фізики у світі.
Bu arada özgür Mozilla Firefox tarayıcısı için bir WengoPhone eklentisi de yayınlanmıştır.Існує також доповнення Lynx Viewer для браузера Mozilla Firefox.
Bu arada inançlarını ve yazdıklarından bazılarını "açık inkara" zorlandı.Багатьом з цих явищ і присвячені афоризми «Словника від Лукавого».
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Також іноді зверху кладуть варене яйце.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Звідти через рік вернувся.
Bu arada ana Moğol kuvvetleri Çin topraklarında ilerlemeye başlamıştı.В той час рух монгольських армій продовжився на південь Китаю.
Mutlaka arada bir paravan kullanılır.Однак іноді використовується один рядок.
Hüzün ve sevinç bir arada.Між війною і радою.
Bu arada İngilizlerin Hint Okyanusu ticaretine girmeye başlaması bir fırsattı.Тоді ж жителі регіону започаткували мореплавство в Індійському океані.
Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.У цей час розпочали оздоблення інтер'єру.
Bu arada nesne ortadan kaldırılmıştı.Однак змова була викрита.
Modern bir bakış açısıyla festivalde, klasik ve modern bir arada yer almaktadır.Фестиваль поєднує у собі традиційне і сучасне.
Bu arada bazı Mihver birlikler kuşatmadan kurtulmak için batı yönünde hareket ettiler.Проте, багато бойовиків хуту бігли на захід, подалі від кордону.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Рурк, підсівший на героїн, на початку 1986 року, був звільнений з групи.
Bu arada Amerikan edebiyatı derslerini de takip etmiştir.Також їздить з лекціями з літературого мистецтва по навчальних закладах США.
Kardeşiyle arada bir tartışsada birbirlerini çok sevmektedirler.Брат і сестра закохані одне в одного.
Bu arada müşterilerin hesabını deftere işler.Список хлопців зараз складаємо.
Bu arada okuldaki bazı öğretmenler de onlara yardım eder.Тоді в школі працювало декілька вчителів.
Bu arada bir veba salgının patlak vermesi çok büyük kayıplara sebep oldu.Тим не менше, значно більша загроза йшла від чуми.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.За цим випадком прийшла хвороба, від якої помирало дуже багато людей.
Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı.Як тільки почалася війна, як і раніше існують моральні обмеження на дії.
Aradan dört yüz yıl geçti.Так минуло чотириста років.
Bu arada esrarengiz biri, sürekli olarak Harry ve arkadaşlarına kendini göstermeden yardım etmektedir.Плащ невидимка не раз виручав Гаррі та його друзів з біди.
Bu arada halk ağır vergilerden şikayetçiydi.Водночас відзначився жорстким збиранням податків.
Bu arada gerilla savaşı üzerine kitaplar yazdı.На війні писав вірші на воєнну тематику.
Bu arada okulun sınıfları arasında çeşitli yarışmalar düzenlenmektedir.У школі часто проводять спортивні змагання між різними школами району.
Bu arada bazı markaların spotları da İsviçre vurgusuyla kafamızı karıştırmadı değil.Це слово анітрохи не вказує на тотожність Шведів з нашою Руссю.
Aradan 10 yıl geçer ve Henry şaibeli şekilde ölür.Вони прожили разом 9 років, та потім Джеррі помер від пухлини.
Bir röportajında, arada sırada sigara içtiğini; nadiren de alkollü içki tükettiğini söylemiştir.У одному з інтерв'ю розповіла, що інколи курить «травку».