Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak aradaki farklar küçüktür.Różnice są jednak dość niewielkie.
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.Przykład atrybucji zewnętrznej: Na pewno usłyszała właśnie coś śmiesznego.
Bu arada Gulam Ahmed, kendisine ilham geldiğini, kerametler görüldüğünü iddia etmeye başladı.Seung-il zauważył, że rzekomi goście zaczęli coś podejrzewać.
Bu arada okuldaki bazı öğretmenler de onlara yardım eder.Korzystają z nich również niektórzy nauczyciele w Stanach Zjednoczonych.
Bu arada diğer gitarist de gruptan ayrıldı.W międzyczasie zespół poszukiwał drugiego gitarzysty.
Bu arada mahallede dramatik bir gelişme olur.W okresie międzywojennym nastąpił znaczny rozwój dzielnicy.
1996 yılında dağılan Beherit, 12 sene aradan sonra 2008 yılında tekrar birleşmiştir.Odzyskali ją 12 lat później, w 2006 roku.
Bu arada, 16.000 kişilik eşdeğer kayıba rağmen, Fransızlar hala sayısal üstünlüğe sahiptiler.Chociaż Brytyjczycy mieli przewagę liczebną, Francuzi przygotowali się najlepiej jak mogli.
Ancak bu arada yayıncı ölür.Sytuacja się komplikuje, gdy redaktor zostaje zamordowany.
Bu arada Romana, bilinmeyen nedenlerden dolayı rejenerasyon geçirmiştir.Chorował na śródmiąższowe zapalenie nerek o nieznanej przyczynie.
Artık aradan 19 yıl geçmiştir.Spędzili tam następne 19 lat.
Bu arada, imparatorluğun topraklarının ayrılması da devam etti.Ponadto zaprzestano stopniowo rozróżniać cesarstwo od królestwa.
Bu arada elçiler aracılığıyla görüşmeler devan etti.Za jego pośrednictwem prowadzono pertraktacje.
Arada kalan yıllarda hiç ev işi yapmadı.W kolejnych latach nie pracował zawodowo.
Bu arada uzaktan da başka gemilerin gelmekte olduğu görüldü.My tylko chcemy wrócić do domu i oglądać statki z daleka.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.British Union of Fascists förbjuds.
(Düşük nabız hızı ve düşük kan basıncının bir arada olması Bezold-Jarisch refleksi olarak bilinmektedir).(Kombinationen av en långsam hjärtfrekvens och lågt blodtryck är känd som Bezold-Jarisch reflex.)
Şimdiki zamanda yalnız işlerin iyiye gideceğini ümit edip bu arada çalışmalarımızı sürdürebiliriz ...”För stunden kan vi bara hoppas att något gott kommer ur det och under tiden fortsätta vårt eget arbete..."
Aradan 40 yıl kadar süre geçtikten sonra, Globetrotters kendi evi Harlem'deki ilk maçını 1968'de yapmıştır.Efter fyra årtionden spelade Globetrotters sin första "hemmamatch" i Harlem 1968.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Samtidigt kämpar Clark Kent på grund av en nyligen skilsmässa med Lois Lane.
Bu arada Galactus dünyaya gelmiştir.Galactus har dock redan anlänt.
Bu arada Lois Lane kuzeni Chloe’nin ölümünü araştırmak üzere Smallville’e gelmiştir.Lois Lane kommer till Smallville för att ta reda på vad som dödade hennes kusin Chloe.
Bu arada Sakura ve Shikamaru, Naruto'yu aramak için ayrılırlar.Under tiden så har Sakura och Shikamaru delat på sig för att leta upp Naruto.
Norton 360, Symantec tarafından geliştirilen, bir "hepsi bir arada" güvenlik paketi olarak pazarlanmaktadır.Norton 360 är en programvara utvecklad av Symantec som marknadsförs som ett "allt i ett"-datorsäkerhetspaket.
Aradan 25 yıl geçer.25 år har gått.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Brukar roa sig med att spela luta.
Bu arada grupta eleman değişiklikleri de oldu.Samtidigt hade det skett förändringar inom gruppen.
Bu arada Lincoln nihayet L.J.’e ulaşır.Han spelar Lincoln "L.J."
Bu arada Fransız ordusu Görice ve çevresini 29 Kasım 1916 tarihinde işgal etti.Den franska armén ockuperade Korça med sina omgivningar den 29 november 1916.
Hüzün ve sevinç bir arada.För lustens och glädjens skull.
Tekeşli bir kuştur ve çiftler bir üreme döneminden daha uzun bir süre arada kalabilirler.En hane och en hona kan leva en längre tid tillsammans.
Küçük ve sakin balık türleri ile bir arada bulundurulmamalıdır.Man bör därför inte hålla skalarer tillsammans alltför små fiskar.
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.Under den här tiden brändes staden ner.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Plötsligt kommer baron dit.
Bu arada Scarlett ikinci çocuğuna hamiledir.Cecilia var gravid med sitt fjärde barn.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.Hon var nu en etablerad författare.
Çünkü çok yakın, arada sadece sınır var.För andra betydelser, se Határ Halom.
Bu arada kadın tarafından fark edilir.För andra betydelser, se Weibern.
Bu arada 130.Se efter först 120.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.3 december Indo-pakistanska kriget börjar .
6 yıl aradan sonra Süper Lig bu oyunda yer almıştır.Sex år senare hade borgen spelat ut sin roll.
Bu arada 2009'da Yılın Prodüktörü dalında Grammy'ye aday gösterildi.Han tilldelades 1994 en Grammy som årets producent.
Bu arada, Holloway hızla hasta olmaktadır.Joyce blir plötsligt svårt sjuk.
Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.Då rör sig isen åt olika håll på de olika sidorna.
Bu arada Szczuka'nın bir başka dramı daha olduğunu öğreniriz.Då utarbetade Sjuchov ett annat projekt.
Monako yirmi yıllık bir aradan sonra 2004 yılında geri dönmüştür.2006 var Libyen tillbaka efter 24 års väntan.
Bu arada ahşap kaplama ustası olarak çalışmaya başladı.Vid detta laget hade han också börjat jobba som skogshuggare.
Aradan yedi yıl geçmiştir.Åter har sju år förflutit.
Bu arada koltukta uyuyan Bayan John uyanır.Claire sover lugnt i en stol på terrassen, och när hon vaknar är John borta.
Bu arada yapılan bira içme yarışmasında da kahramanlarımız rezil ederler.Utöver detta bedöms även de öl som bjuds ut på SM-dagen av publiken i tävlingen folkets val.
Bu arada Antonius, başka bir Sezar taraftarı lider olan Marcus Aemilius Lepidus ile ittifak kurdu.Under tiden ingick Antonius allians med Marcus Aemilius Lepidus, en annan ledare i gruppen som stödde Caesar.
Bu arada eşinden ayrılır.Samtidigt separerade han från sin hustru.
Aradan 12 yıl geçer.Tolv år har förflutit.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.För andra betydelser, se Yuci.
Bu arada Nola hamile kalır.Vid samma tidpunkt blev Natalja gravid.
Aradan iki hafta geçti.(Jag har varit här i två veckor.
Aradaki Yerler.Äter han ordentligt?
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.För andra betydelser, se Kuusisaaret.
Bu arada 1993 yılından itibaren Popüler Bilim Kitapları basılmaya başlanmıştır.För rekord innan 1993 används spridda källor.
Bu arada çok sayıda muhalif ülkeden kaçmaya çalışmaktadır.Många rumänientyskar försökte lämna landet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arada ile cümle - Sayfa 45 - arada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App