Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aradan 17 yıl geçmiştir.Hier dient hij 17 jaar.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Daarmee leek de opstand voorlopig bedwongen.
Bu arada bir reklam ajansı için çizimler yapıyordu.Daarnaast ging hij ontwerpen voor reclamebureaus tekenen.
Bu arada 1553'te Olbia Turgut Reis tarafından ele geçirilmiş ve talan edilmiştir.In 1553 werd Capri ingenomen door Turgut Reis.
Bu arada kendi hastalığı da depreşmiştir.Tot overmaat van ramp werd hij ook nog ziek.
Bu arada Çekoslovakya'da Komünist Parti güç kazanmaya başlamıştı.Zo kreeg in Tsjecho-Slowakije de communistische partij alle macht in handen.
Bu arada kendisi de evrim geçirmiştir.Hijzelf verbeterde zich intussen ook.
Bu arada çok sayıda yapıtı yasaklandı.Een aantal producten werd geheel verboden.
Bu arada altını çizmeden geçemem, bu dizide Sezai Paracıklıoğlu da var.Bij deze stoot mag men ook geen ballen aanspelen die ook in deze zone liggen.
1994 yılından beri bazen iki sayı bir arada olmak üzere düzenli olarak çıkmaktadır.Beiden draaiden sinds 2010 al af en toe als duo.
Aradan 20 yıl geçer, yıl 1978'dir.Ik ben nu 82, het is meer dan 25 jaar geleden.
Bu arada Spike yeni oyuncağı ile eğlenmektedir.Heer Bommel komt intussen opgetogen aanlopen met zijn nieuwe pardoes.
Bu arada bataryalar zayıflıyordu.De batterijen waren echter uitgeput.
Bu arada Stella çok üzgündür, çünkü kızı düğününe katılamayacaktır, zira gerçek babasının yanındadır.Met zijn grote liefde kon Hans niet trouwen, omdat hij voor haar familie niet goed genoeg was.
O arada tren gelmektedir.Daarna volgt de treinreis.
Bu yüzden arada Roger ile kavga eder.Hij krijgt daarover uiteraard ruzie met George.
Bu arada kabaran suların arkasında bulunan boşlukları yanlardan gelen sular doldurur.Watervogels vermijden wateroppervlaktes die bedekt zijn met de varen.
Ülkede 20 yıl aradan sonra ilk defa 2012 yılında genel seçimler yapılmıştır.20 - Voor het eerst in 20 jaar vinden in Irak vrije verkiezingen plaats.
Bu arada, Ali, Yeter'i Nejat'tan kıskanmaya başlar.Ondertussen probeert Navid een einde te maken aan zijn jaloezie.
Bu arada öyküler ve piyasa romanları yazdı.Daarnaast schreef hij ook romans en geschiedkundige boeken.
Bu arada gizli gücünü keşfeder.Dan ontdekt ze echter zijn geheim.
Anlatıcı ruhlarının hâlâ bir arada olduğuna inanmaktadır.Niettemin is hij ervan overtuigd dat hun zielen voor eeuwig met elkaar verbonden zijn.
Tabi bu arada Omnitrix içinde Ben'in peşine düşer.Ben heeft op een of andere manier de Omnitrix af gedaan.
Bu arada halk yağmur duasına çıkar.De naar regen smachtende bodem.
Resimleri aradan 50 yıldan fazla bir zaman geçtikten sonra Luca Signorelli tamamladı.Veel later heeft Luca Signorelli het voltooid.
Bu arada Hitler, uçağın düşürülmesinden endişe ediyordu.Hitler ging ondertussen door met het voorbereiden van de aanval.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Daarnaast ging hij door met componeren.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Vervolgens wordt de andere zijde geopend.
Bu arada Karya da ayaklanmaya katıldı.Hij sluit zich vervolgens aan bij de opstand.
Bu arada Alman ekibi Energie Cottbus tarafından denendi ama beğenilmedi.Aanvankelijk werkte het samen met het Duitse Jacobs Energie, maar dit was geen succes.
Bu arada Almanya'da televizyon şovlarına katılmaya devam etti.Later verzorgde hij ook televisieprogramma's in Duitsland.
Bu arada aynı gizemli uzay aracı bu kez bir Rus uzay gemisini kaçırmıştır.Een tweede Russische kosmonaut bleef deze maal achterwege.
Genellikle 2-6 tanesi bir arada, uçları aşağı meyillidir.Er zijn meestal 2 - 6 omwindselbladeren en omwindselblaadjes.
Bu arada İngiliz vatandaşlığını da almıştır.Derhalve bezat hij ook de Britse nationaliteit.
Bu arada Rory kahva almaya gider ve aniden bir Ağlayan Melek tarafından 1930'lara gönderilir.Op het laatste moment wordt Rory echter toch weer door de Angels teruggestuurd naar 1930.
Bu arada genç padişah: - Şeyhim, der, bir arzunuz varsa söyleyin de yapalım.Maar ik zei: Nee, zeg ben je gek, stel voor dat ze het doen.
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.De dochter ziet hem en wordt meteen verliefd op hem.
Bu arada şehir depremler ve Etna Dağı volkanından zaman zaman zarar etti.In het verleden is de stad meermalen getroffen door aardbevingen en vulkaanuitbarstingen.
Bu arada Willow'un telefonuna Xander'dan şifreli bir SMS gelir.Hij stuurt Wyatt een sms.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.Zij zullen zich afwenden naar de wens van de vader van hun dwaling, de demiurg.
Bu arada Mısır büyük bir istikrarsızlığa düşmüştü.Egypte was ondertussen sterk verzwakt.
Ancak aradan geçen 10 yılın ardından bir gün Tusken Akıncıları tarafından kaçırıldı.Een aantal jaren later wordt een van de ontvoerde jongens heelhuids teruggevonden.
Bobby bu olaya çok sinirlenir, bu arada Bobby'nin bir oğlu vardır: Sean.Op een dag komt hij erachter dat hij nog een zoon heeft: Bart.
Bu arada kuzeydeki eski suyolları da onarılarak genişletildi.Ook in het noordelijk deel van De Slufter kon de Lange Dam hersteld worden.
Bu arada DC-4 ler savaş nedeni ile Amerikan Hava Kuvvetlerinde de kullanılmaya başlanmıştır.De PC-12 is ook in militaire dienst bij onder meer de Amerikaanse luchtmacht.
Bu arada bütün Sahra kabileleri de kendisine bağlılık yemini etti.Sindsdien hebben ook andere terreurorganisaties trouw gezworen aan IS.
Sürü ne kadar büyükse, bir arada beslenen kuşlar birbirlerine o kadar yakındır.Pas later in het Krijt duiken vogels met een nog langere snavel op; deze zijn viseters.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Beroepsmatig hield hij zich bezig met wetenschappelijke werkzaamheden.
Bu arada, bir tüfekçi takımı japon mevzilerini tek tek imha etmeye başladı.Echter, een peloton begon de Japanse kazematten één voor één uit te schakelen.
Aralık - Yandaki şahıs ile aradaki mesafe.Ook Dag volgt op een afstand.
Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu.Draagt desondanks het karakter van een eerste verkenning.
Arada bunlar da kurban gider.Soms zijn er ook dodelijke slachtoffers.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.In 1994 verkreeg hij een getuigschrift van de Londense School voor Journalistiek.
Bu arada 130.Ja, ik wil 13.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Aan het einde vertrekt Lavigne in dezelfde auto.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Daarnaast begon hij te schrijven.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.Hier wordt weer één bepaalde situatie omschreven.
Bu arada Amerikan edebiyatı derslerini de takip etmiştir.Desondanks wordt het werk nog steeds gelezen tijdens cursussen Amerikaanse literatuur.
Ancak aradaki farklar küçüktür.Kennelijk is het klein zijn belangrijk.
Aradaki erkek farkı 1’dir.Precies een verschil van 1.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod