Bu bölgede buzun tamamı bir arada hareket eder.Há gelo rápido ao longo de toda a frente.
Bu arada Frank'te kulüptedir.Atualmente, está em clube.
Aradan 1000 yıl geçer.Está prestes a fazer 1000 anos.
Bu arada kapasitans değeri artar.Ou seja, é a sua capacidade de pagamento.
Bu arada yeni anayasanın hazırlıkları da sürüyordu.Enquanto isso preparava-se a casa para esta nova edição.
Arada kalan yıllarda hiç ev işi yapmadı.Desde então, nunca atuou em outros times.
Bu arada Ceza da ilk solo albümüyle meşgul oldu.Além disso, participou do clipe do primeiro single do álbum.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.Isso o preparou para ingressar no Conservatório de Paris.
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Depois disso, fez ainda algumas minisséries.
Jack bu arada baygın gibi gözükür ancak değildir.Mas bem no fundo Jack nao é tão mau quanto se diz ser.
Örneğin normalde et ve balık bir arada yenmez iken yılın sadece bir günü birlikte yeniliyor.Os tipos de carne normal, PSE e DFD ocorrem juntas.
Bu arada "Godot'u İzlerken"i yazdı.Efectuou uma digressão a Macau com "À Espera de Godot", de Beckett.
Bu arada Andrei'in treni istasyondan ayrılmıştır.Entretanto, o jipe de Steve desliza para fora da estrada.
2006 yılında üç yıl aradan sonra "The Adventures of Mimi" (Mimi'nin Maceraları) turnesine çıktı."Make It Happen" também fez parte de sua turnê em 2006, The Adventures of Mimi Tour.
Aradan yedi yıl geçmiştir.Sete anos se passaram.
Bu arada Jean da, Jerry işte iken evinden kaçırılır.Ethan sequestra Claire, e junto deles, Charlie também é sequestrado.
Ve 17 yıl aradan sona tekrar 3. lige çıkmayı başarmıştır.Em onze anos, somente dezessete pessoas “passaram” com sucesso.
Güldünya kabullenmez, bu arada tecavüz eden akrabası kaçar.Sem Medo ri, mas Comissário age de forma fria.
Bu arada kız oğlanı görür ve ona âşık olur.Certa vez ela conhece esse rapaz e se apaixona por ele.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Enquanto isso, Iraxxa revive os Ice Warriors na colmeia.
Bu arada iki dergi çıkardı.Ook bracht hij twee tijdschriften uit.
Hunter bu arada yeni oluşturulan Actors Studio'a 1948 yılında kabul edilmiştir.Hunter was ondertussen in 1948 al aangenomen in de nieuw opgerichte Actors Studio.
İsveç bir yıl aradan sonra geri dönmüştür.Zweden keerde na één jaar terug.
Amerika Birleşik Devletleri, Havana'daki büyükelçiliğini 54 yıl aradan sonra yeniden açtı.De Amerikaanse ambassade in de Cubaanse hoofdstad Havana is na 54 jaar officieel heropend.
Bu arada çantasını çaldırır.Ze steelt het koffertje.
Bu arada, Diệm'in polisi, Cử'nun saldırıdan sonra saklanan babasını aradı.Intussen ging de politie op zoek naar de vader van Cử, die na de aanslag was ondergedoken.
Fakat bu arada tüm birlikler güçlerinin sonuna gelmişlerdi.De troepen waren echter aan het eind van hun mogelijkheden.
Bu arada Grimsrud Jean'ı, canını sıktığı için öldürmüştür.Daar blijkt Grimsrud Jean te hebben vermoord, simpelweg omdat zij hem irriteerde.
Bu arada Persler yeniden 363 antlaşmasının şartlarına dönülmesi için baskıya başladılar.Zij begonnen weer aan te dringen op de naleving van het verdrag in 363.
Bu arada Galactus dünyaya gelmiştir.Ondertussen is Galactus al gearriveerd.
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.Gedurende deze periode werd de Richards terugkeer uit Ierland vertraagd en hij landde pas in 24 juli in Wales.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Ze werkte in een laboratorium van een ziekenhuis en wilde technisch-medische assistente worden.
Aradan 25 yıl geçer.Het is zeker 25 jaar later.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Het belangrijkst is niet, om veroverd te hebben, maar om goed gevochten te hebben."
Bu arada Sara da iki erkek arasında kalmıştır.Martha zorgt ondertussen voor de twee.
Aradan 12 yıl geçer.Minęło 12 lat.
Attila üçünü bir arada bulur ve kendisine ihanet edildiğini anlar.Attila ontdekt de drie verraders en ontdekt het bedrog.
Artık aradan 19 yıl geçmiştir.Het is 19 jaar later.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.Ook het uitzicht van de binnenstad begint te veranderen.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Ook werd bekend dat keizer Maximinus met een leger op weg was naar Rome.
İki yıllık bir aradan sonra, Malta Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'na dönmeye karar vermiştir.Na twee jaar afwezig te zijn besloot PBS Malta te laten terugkeren op het Junior Eurovisiesongfestival.
Bu arada Zeynep de sürekli aile baskısı altındadır.Verder bleef de molen steeds in de familie.
Bu arada Kara Tatarlar da Oğuz Türkleri kültür dairesine girdiler.De Oğuz-stam komt ook voor in de Turkse mythen.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Hij huwde de dochter van zijn meester.
Arada bir köprü bulunmaktadır.Soms is er een centrale bult.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.Sindsdien was ook de fascistische Nationaal-Syndicalistische Partij verboden.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.Daarna ging hij bij zijn vader werken.
Bu arada Harry'nin Ginny'e olan ilgisi daha da artmıştır.Ondertussen wordt meer duidelijk over Mrs. Tingle.
Bu noktaya gelmemek için yapacağınız şey arada bir beklenmedik biçimde davranmaktır.Iemand die geen uitweg ziet kan soms onvoorzien handelen.
Aradan uzun zaman geçmiştir ve Aaron 6 aydır ortalıklarda yoktur.Eentje is dakloos, Wilson heeft hem in geen negen jaar gezien.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Toen zij in een bootje op het Öskjuvatn voeren verdwenen zij zonder een spoor achter te laten.
Bu arada evlerinin kilerinde bir kimya laboratuvarı kurdu.Daarom heeft hij in zijn woning een laboratorium ingericht.
Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı görevini General Alfredo Guzzoni yaptı.De operatie werd geleid door generaal Alfredo Guzzoni.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.In de tussentijd ontmoet ze er zelf één, Oliver.
Bu arada at sırtında gezerek ticaretini sürdürenler de az değildi.De paarden waren later niet meer in trek als rijdier en hadden geringe handelswaarde.
1972 yılında, tam 17 yıl aradan sonra, Türkiye'ye dönmüştür.Hij zou pas zeventien jaar later, in 1997 terugkeren.
Michelangelo imzasını, Meryem'in kıyafetini bir arada tutan kuşağın üstüne yontmuştu.Michelangelo beitelde vervolgens zijn handtekening op het lint dat Maria’s gewaad bijeenhoudt.
Bu arada Doktor ve Yaz, yaratığı takip etmeye çalışır.De ziener en beeldhouwer gaan vervolgens op zoek naar de geest in kwestie.
Aradan yıllar geçer, Egrekin kardeşi Segrek büyür.Jaren later hangt Eddies stiefvader zichzelf op.
Bu arada yer pozitif yükle yüklenir.Dit geeft op die plaats een iets hogere concentratie aan positieve ladingen.