arada ile cümle
arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.Meanwhile, Richard was delayed in his return from Ireland and did not land in Wales until 24 July.
Bu arada, artık Bond yok.Meanwhile, no more Bond.
Bu arada, 1538'de Osmanlı İmparatorluğu Moldova'yı istila etti.In the meantime, in 1538, the Ottoman Empire invaded Moldavia.
Bu arada Clary, Jonathan'ın küllerini Lyn gölüne saçar ve Simon için yas tutar.Meanwhile, Clary scatters Jonathan's ashes in Lake Lyn and mourns for Simon.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.The unification of Andromeda's crew is a major theme of season one.
Hüzün ve sevinç bir arada.La Tristesse et la Joie.
Ancak yavrularını emziren dişiler ve dişilere kur yapan erkekler bir arada görülür.Among his plates are: The Wise and Foolish Virgins; after Marten de Vos.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Meanwhile, Caesar expected reinforcements from Sicily.
Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı görevini General Alfredo Guzzoni yaptı.In the meantime, his role as Chief of Staff was filled by General Alfredo Guzzoni.
Aradaki far, kaçınılmaz olarak, bilimsel bir farklılıktır.The difference is, inescapably, a scientific difference.
O arada tren gelmektedir.Daar komt de Trein.
Bu arada da Clark Kent de Lois Lane ile boşanma sürecindedir.Meanwhile, Clark Kent is struggling because of a recent divorce from Lois Lane.
Bu arada, denetleyici Homer'ın Waverly Hills apartmanında ki evine gelir.Meanwhile, the ominous school inspector visits Homer's Waverly Hills apartment.
Bu arada Perikles kızını bulmak için Tarsus'a geri döner.Meanwhile, Pericles returns to Tarsus for his daughter.
Anlatıcı ruhlarının hâlâ bir arada olduğuna inanmaktadır.It is said that their souls are together throughout time.
Bu arada, her şirket üretimini atılgan bir şekilde arttırmaktadır.Meanwhile, each firm aggressively increases production.
Pandulf, bu arada eski Bizans müttefikinden koruma aramak için Konstantinopolis'e sığındı.Pandulf, meanwhile, fled to Constantinople, seeking the protection of his old Byzantine allies.
Bu arada, telefından GPS sinyalini alan John, izi sürerek Sherlock'u bulur.Meanwhile, John traced the GPS signal from the phone and followed Sherlock.
Aradan 12 yıl geçer.Twelve years go by.
Bu arada da şeytani hukuk firması Wolfram & Hart, Angel'a dikkat kesilmeye başlar.Meanwhile, the evil law firm Wolfram & Hart pay increasing attention to Angel.
Bu arada Gratianus, II. Valentinianus ve Theodosius'a dördüncü bir Augustus daha katıldı.Meanwhile, Gratian, Valentinian II and Theodosius were joined by a fourth Augustus.
Bu arada karşılarında Carrie'yi görürler.They agree to meet at Carrie's.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Деньги нужно не присваивать, а осваивать.
Onlar arada sırada hareketsiz kaldıkları anlarda gözlemlenmişlerdir.They watched them for a while until they were overcome by drowsiness.
Bu arada da Angel, kendisini Darla ve Drusilla'yı yere sermek için hazırlar.Meanwhile, Angel trains himself to take on Darla and Drusilla.
Eğer yıldızlararası cisimler var ise, iç Güneş Sistemi'nden arada sırada geçmeleri gerekmektedir.If interstellar comets exist, they must occasionally pass through the inner Solar System.
Bu arada, WWE'ye geri dönen Shawn Michaels New World Order'a (nWo) katıldı.Meanwhile, Shawn Michaels had made his return to WWE and joined the New World Order (nWo).
Bu arada Steinbrenner karakterini seslendirmeye devam etti.He also continued to provide the voice for the Steinbrenner character.
Bu arada General Georg Lindemann'ın 18. Ordu'sunun kuşatılacağı umuluyordu.In the process, the attack was expected to encircle Generaloberst Georg Lindemann's 18th Army.
Kur yapma sırasında yüzlerce kuş bir arada yıkanabilir.Hundreds of birds may bathe together around the time of courtship.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.In the meantime Marcian was accused to the emperor of aiming at the throne.
Ancak bu arada yeni bir yarası daha olacaktır.However, he would suffer another injury immediately.
Çift üç gün bir arada kalabilir ve bu süre boyunca çeşitli sayıda çiftleşebilir.A couple may stay together for up to three days and mate several times during that period.
İrini bu arada oğluna karşı bir komplo düzenledi.Irene was meanwhile organizing a powerful conspiracy against her son.
Bu arada, 911 sonbaharında Himerios, Girit'i yeniden almak için yeni bir girişim başlatmıştı.In meantime, in the autumn of 911, Himerios had set out on a new attempt to retake Crete.
Bu arada Fransız ordusu Görice ve çevresini 29 Kasım 1916 tarihinde işgal etti.The French army occupied Korçë and its surrounding areas on November 29, 1916.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Meanwhile, Rourke was fired in early 1986 for his use of heroin.
Piha Soittajat, 1995'te 20 yıl aradan sonra yeniden birleşti.Pihasoittajat reformed after a 20 years break in 1995.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Wheldon, however, later crashed his car.
İnisiyatifi 30 Ağustos'ta yeniden ele geçirmişlerdi ama bu arada çok az arazi ele geçirdiler.On 30 August the Romanians retook the initiative, but gained very little ground.
Bu arada American Idol yarışmacısı Haley Reinhart'ın davulculuğunu yaptı.He became the drummer for American Idol contestant Haley Reinhart.
Bu arada Bahçe bir süre için boşaltılmıştır.Then, for some time, the garden was deserted.
Aradan 11 yıl geçmiştir.Now, eleven years have passed.
Aradan sekiz yıl geçer.Eight years later.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.In Search of a Religion.
3. sezon (Aradan 3 yıl geçmiştir ki...)It raged for the next three hours (...)
Bu arada ilk ilmi keşfini de gerçekleştirmiş oldu.He soon made his first discovery.
Bu arada Styles ve Tomko, Dünya Takım Şampiyonluğunu Kaz ve Super Eric'e kaybetti.Meanwhile, Styles and Tomko lost the TNA World Tag Team Championship to Kaz and Super Eric.
Bu arada Abbâsîler, MS 830 yılında Anadolu'ya yönelik bir istila başlattılar.The Abbasids meanwhile launched an invasion of Anatolia in 830 AD.
Bu arada, Türk vatandaşlığına geçerek Erol Güney adını aldı.During this time, he acquired Turkish citizenship and changed his name to Erol Güney.
Bu arada, Maggie kendini aileden uzak bir yerde bulur ve ayılar, ona yetiştirir.Meanwhile, Maggie finds herself separated from the family and is cared for by bears.
İkisini de nişanci tutar ve defterdar arada kontrol eder.He calls divers to have them retrieve the watch.
Bu arada televizyonu hiç bırakmadı.Despite this, he never gave up working on television.
Ürdün fiziksel ve ruhsal tedavilerin bir arada yapıldığı ülkelerden biridir.Special Consensus was a state where spiritual and physical good things physically came together.
Bu arada Baron da aralarından çekilmiştir.Baron also came to supervise them.
Aradan birkaç yıl daha geçer ve 1914 yılına gelinir.Some time passes and the year 1914 is about to arrive.
Bu arada Toby habersizce lokantada beklerken Tanner başka bir bankayı daha soyar.Meanwhile, Tanner robs another bank while Toby unknowingly waits at a nearby diner.
Novell Evolution: bir posta makinesi, bir takvim ve bir kişi rehberi, hepsi bir arada.Novell Evolution: a mailer, a calendar and a contact manager, all in one.
Bu arada temizlikçiler karakola baskın yaparlar ve Mona'yı öldürmeyi amaçlamaktadırlar.The station is attacked by the Cleaners, who are looking for Mona.
Bu arada "Godot'u İzlerken"i yazdı."WAITING FOR GODOT".