arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ben artık onu arada bir yapıyorum.I seldom do that anymore.
Arada bir dışarı çıkın ve biraz egzersiz yapın.Once in a while, go outside and get some exercise.
Bu arada, Tom nerede yaşıyor?By the way, where does Tom live?
Bu arada Tom'un bir Kanadalı olduğunu söylediğini söyleyebilirim.I can tell by the way Tom talks that he's a Canadian.
Sami'nin arada sırada nöbet geçiriyor.Sami still has occasional seizures.
Bu arada bana Tom diyebilirsin.You can call me Tom, by the way.
Bu arada beni Tom diye çağırabilirsin.You can call me Tom, by the way.
Bu arada, Tom hâlâ seninle çıkmak istiyor.By the way, Tom still wants to go out with you.
Babası arada eve uğrar ama uzun süre hiç kalmaz.His father comes home once in a while, but he never sticks around for long.
İki arada bir derede kalmıştım.I was between the devil and the deep blue sea.
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.And firste woorke by the question, Although no truthe therein be don.
Bu arada Doktor ve Donna, General Cobb ile tanışır.Meanwhile, the Doctor and Donna meet with General Cobb.
Garrett bu arada kadınlarla ilgili erkek tıbbi görüşleri için tartışmaya girdi.Around this time, Garrett also entered into discussion with male medical views regarding women.
Bu arada Messaline'de Jenny aniden yaşama döner.Meanwhile, on Messaline, Jenny suddenly revives.
Arada sırada ise cehennem boyutuna gidip geri dönmektedir.I shall only return to Earth to bring back Fire!".
Bu arada, Amber ise Wilson ile bir ilişkiye başlar.Meanwhile, Amber begins a relationship with Wilson.
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Meanwhile, Maximinus was also having problems.
Bu arada Yunanlar, tarihi vatanlarını fethetmeye istekliydi.The Greeks, meanwhile, were eager to conquer their historical homeland.
Attila üçünü bir arada bulur ve kendisine ihanet edildiğini anlar.Attila finds the three together and realizes he has been betrayed.
Bu arada, Şiraz'de insanlar kendi aralarında savaşıyordu.Meanwhile, in Shiraz, people were fighting among themselves.
Bu arada İngiliz hükümeti Beneš'in bir arabulucu talep etmesini istedi.In the meantime, the British government demanded that Beneš request a mediator.
Bu arada, Āzārethes süvarilerinin bir kısmını sol kanadına yeniden yerleştirdi.Meanwhile, however, Āzārethes redeployed some of his cavalry to his left wing.
Bu arada, şehir genelinde, Sam ve Lila Loomis bir saldırgan tarafından bir bıçakla öldürüldü.Meanwhile, across town, Sam and Lila Loomis are murdered by an assailant with a knife.
Bu arada Doyle, kendisini garip bir adrese yönlendiren bir imgelem görür.Meanwhile, Doyle has a vision which leads him to a strange address.
Bu arada, Carlo Ruini'nin Anatomia del Cavallo (At Anatomisi) kitabı 1598 yılında yayınlandı.Meanwhile, Carlo Ruini's book Anatomia del Cavallo, (Anatomy of the Horse) was published in 1598.
Bu arada, Holloway hızla hasta olmaktadır.Meanwhile, Holloway sickens rapidly.
Siemens SX1'in bu arada 176 × 220 oldu.The Siemens SX1 meanwhile had 176×220.
Bu arada, Mary'nin kızkardeşi Lila, kızkardeşinin ortadan kaybolması için Sam'e söyler.Meanwhile, Mary's sister, Lila, tells Sam of her sister's disappearance.
Bu arada, bir başka cephe açılmıştı.Meanwhile, another front had opened.
Bu arada popüler müziğe katkıda bulunmaya devam etti.In the meantime he continued to contribute to popular music.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Despite being outnumbered, Crispus won a very complete victory.
Bu arada, Magnus Bane gelir ve Alec'i iyileştirir.Meanwhile, Magnus Bane arrives and heals Alec.
Rodeo 4 ve Rodeo 6 1972 yılından 1981 yılına kadar bir arada üretilmiştir.The Rodeo 4 and the Rodeo 6 coexisted from 1972 to 1981.
Bu arada Martha, bir Hath ile kaynağı askerlerden önce bulmak için kendi yoluna gider.Meanwhile, Martha has been making her own way with one of the Hath to the Source.
Bu arada ZPL II, birçok üreticinin etiket yazıcısılarıyla tümleştirilmiştir.Meanwhile, ZPL II is emulated by many label printers of various producers.
Bu arada da Darla, Büyük Ortaklar'ı aramaya koyulur, amacı onların güçlerine katılmaktır.Meanwhile, Darla has also been looking for the Senior Partners, intending to join in their power.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Meanwhile, the police discover a trail of corpses across the city.
Bu arada yayınlar vermeye devam etti ve 1953 yılında Teresa Carreño'nun biyografisini yayınladı.She continued to publish, and in 1953 issued the biography of Teresa Carreño.
Bu arada Berlin'e yerleşti, Rosa isimli kızı doğdu.Moving to Berlin, a daughter was born named Rosa.
Fakat bu arada mucize yaşandı.At this moment, a miracle occurred.
Bu arada Britanya Faşistler Birliği de yasaklandı.The British Union of Fascists was banned.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.This type of attack is known as man-in-the-middle (MitM).
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Meanwhile, Ivan Vladislav consolidated his positions in the mountains of Albania and Macedonia.
9 Nisan Raw programında Bobby Lashley, on yıllık aradan sonra WWE'ye dönüş yapmıştı.On the April 9 episode of Raw, Bobby Lashley returned to WWE after a ten-year absence.
Aradan epey zaman geçti, kapı açıldı.One hour is over, and the door is opened.
Böylece Arjantinli forvet 10 yıl aradan sonra Parma'ya dönmüş oldu.The Argentine striker returned after ten years to Parma.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.Meanwhile, the Doctor and Nardole discover the boneless corpses of the remaining Legion.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.At this time the Cavendish Laboratory was one of the leading centres of physics in the world.
Bu arada daha az sempatik bir Taelon olan Zo'or'la tanıştırıldı.A less sympathetic Taelon named Zo'or is introduced.
Bu arada Svirin iki yıl önce Moskova'ya geri dönmüştü.Svirin, however, had returned to Moscow two years previously.
Geri kalan sorunlar yalnız sonra tanıtılan sürümlerde aradan kaldırılmıştır.Any remaining residue is then rinsed off thoroughly.
Bu arada, Marge evlerinin bodrum katında bir sauna keşfeder.Meanwhile, Marge discovers a sauna in the basement.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Meanwhile, Lisa is having difficulty making friends, and actually gets a B+ on a test.
Bu arada, Monte 40'tan fazla ülkede mevcuttur.Meanwhile, Monte is available in over 40 Countries.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Meanwhile, the Doctor, Eve and Durkas focus on gaining manual control of the ship.
Bu arada Erwin Rommel yedi Tümeni ile 1. Fransız Ordusunu Lille yakınlarında kuşattı.Meanwhile, Erwin Rommel had surrounded five divisions of the French First Army near Lille.
Bu arada Tsubasa, Sanae'nin hamile olduğu haberini alır.Tsubasa learns that Sanae is pregnant.
Horthy'nin oğlu Miklós Horthy, bu arada Sovyet temsilcilerle görüşüyordu.Horthy's son Miklós Horthy, Jr. was meeting with Soviet representatives.
En büyük sürpriz Altan Çetin'le 10 yıl aradan sonra tekrar çalışmaya başlamış olmak.The biggest surprise is to start working again with Altan Çetin after 10 years.
Bu arada Daenerys hamile olduğunu öğrenir.Meanwhile, Daenerys learns she is pregnant.

İlgili Sayfalar