Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada, Royal Rumble ve WrestleMania arasında, resmî olarak McMahon-Helmsley Faction'a bir karar getirildi.Entre o Royal Rumble e o WrestleMania, a McMahon-Helmsley Faction acabou.
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Neste ínterim, João Vladislau consolidou suas posições nas montanhas da Albânia e da Macedônia.
Bu arada II. Richard İrlanda'dan dönmede gecikti ve ancak 24 Temmuz'da Galler'e çıktı.Enquanto isso, Ricardo se atrasou em seu retorno da Irlanda e não desembarcou em Gales até 24 de julho.
Bu arada, Michonne ile Andrea, aylaklara karşı güvenli bir yer olan Woodbury adlı kasabaya götürülürler.Enquanto isso, Michonne e Andrea são levadas para a cidade de Woodbury, um refúgio fortificado.
Bu arada Styles ve Tomko, Dünya Takım Şampiyonluğunu Kaz ve Super Eric'e kaybetti.Enquanto isso, Styles e Tomko perderam o TNA World Tag Team Championship para Kaz e Super Eric.
Bu arada bölge, aristokrat bir ailenin üyesi olan Hac-Fadel Abboud tarafından yerel olarak yönetiliyordu.A região era então governada por Haj-Fadel Abboud, membro de uma família da aristocracia local.
Bu arada Microsoft, tüketicilere hitap etmesi nedeniyle Xbox markasının gücüne vurgu yapıyordu.Entretanto, a Microsoft foi destacando a força da marca Xbox por causa de seu apelo com os consumidores.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Jack é visto voltando para sua família.
Modern yazarlar ayrıca, Siyahın aradaki farkı giderici belli avantajlara sahip olduğunu da savunmaktadır.Escritores modernos também acreditam que as pretas possuem certas vantagens.
Bu arada, telefından GPS sinyalini alan John, izi sürerek Sherlock'u bulur.Enquanto isso, John traçou o sinal de GPS do telefone e seguiu Sherlock.
Yaprakları kalındır, küremsi meyve topluluklarının iki-yedi tanesi bir arada bulunur.Eles vivem em grupos de dois a sete (às vezes até onze) animais.
Aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için, maşuka 'gözbebeğim!' diye hitap edilir."Apelo à misericórdia (do latim: Argumentum ad misericordiam) é uma falácia.
Bu arada mutant papağan, Gwen'i kaçırır.O periquito, por sua vez, raptou Gwen.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Às vezes, se acrescenta manteiga.
Bu arada hocasının kızı ile evlendi.Mais tarde ele casou-se com a filha de seu mestre.
Bu arada Fuzulî (ölm.Fext (Eslavos) – morto-vivo.
Aradan 12 yıl geçer.Mais doze anos se passam.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.Durante a noite, Amy descobre uma coisa importante.
Anlattığına göre bu arada kadın da kaçıp gitmiştir.Enquanto ele contava, ela escapou.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Enquanto isso, em Winterfell, uma aflita Catelyn Stark cuida de seu filho inconsciente, Bran.
Steinbeck bu kitabı, Gazap Üzümleri ile bir arada, Monte Sereno, California'da yazdı.Steinbeck escreveu este livro e As Vinhas da Ira no que é hoje Monte Sereno, Califórnia.
Bu arada grup, şarkı yapmaya devam ediyordu.O grupo continuou cantando.
Carl, Judith ve Andre Anthony'nin cennette bir arada olduğunu söyleyerek Michonne'u rahatlatmaya çalışır.Carl diz a Michonne que talvez Judith e Andre Anthony estão juntos no céu.
Amerika Birleşik Devletleri, Havana'daki büyükelçiliğini 54 yıl aradan sonra yeniden açtı.«Bandeira dos EUA volta a ser içada na embaixada em Cuba, 54 anos depois».
Bu arada grup bir klavyeci aramaya başladı.A partir daí começava a busca por um novo tecladista para a banda.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.Eles queimam as cidades e os templos.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.As outras relações também dão seis naus.
Portekiz ve Romanya bir yıllık aradan sonra geri dönmüşlerdir.Polônia e Portugal regressam com dois e um ano de ausência.
Bu arada, Bonnie Clara'nın kozasıyla beraber Kara Arşiv'e girer.Enquanto isso, Bonnie leva o casulo de Clara junto de si, de modo a obter acesso ao arquivo negro.
Ne kadar zamandır bir arada bulundukları bilinmemektedir.Não se sabe ao certo há quanto tempo eles trabalham juntos.
Ancak uzun bir aradan sonra ilk kez bir sezonu golsüz geçirdi.Há, pela primeira vez desde a guerra, uma sensação geral de segurança.
Bu arada Doktor'la iletişim kuran Bill, Keşişlere teslim olan askerî liderlerle piramide girer.Enquanto isso, Bill, em contato com o Doutor, se junta aos líderes militares enquanto negociam com os monges.
Bu arada 229.929 até ca.
Bölüm, dizinin beşinci sezonunda tüm ana karakterlerin bir arada yer aldığı ilk bölüm oldu.Crossed é o primeiro episódio na quinta temporada onde todos os personagens principais estão presentes.
Aradan sekiz yıl geçer.Oito anos se passam.
Onun görüşüne göre, beden ve zihin bir arada ama birbirinden bağımsız şekilde var olmuşlardır.Como entidades independentes, a mente e o corpo podem, portanto, existirem uma sem o outro.
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.O grupo muitas vezes abriga-se e descansa junto, durante o calor do dia.
Albüm bununla birlikte, üçlünün uzun bir aradan sonra bir araya gelmiştir.O Voleibol reapareceu, depois de um longo interregno.
Bu arada topluluğu da dağılmıştır.Alguns, porém, se dispersaram.
Bu maç ile Jeff Jarrett uzun bir aradan sonra güreşe döndü.O evento marcou a volta de Jeff Jarrett aos combates após um ano de afastamento.
Bu arada Oliver da Celia'ya aşık olmuştur.Oliver se apaixonou por Célia e se arrependeu.
Bu arada eşinden ayrılır.Separa-se da esposa.
Bu arada İTÜ TV de normal yayınlarını sürdürüyordu.Mesmo assim, a emissora continuava a transmitir normalmente.
8 Şubat 2010 itibarıyla Megadeth'e 8 yıl aradan sonra geri dönmüştür.No dia 8 de fevereiro de 2010 retornou ao Megadeth.
Fakat aradan zaman geçer ve askerler gelir.Tudo corre bem, até a chegada dos soldados.
Bu arada Roran Ra'zac tarafından aranmaktadır.Vale lembrar que Sloan teve os olhos arrancados pelos Ra'zac.
Bu modeller aradaki farkı vurgulamak için 1973.5 olarak kodlanmıştır.Estes automóveis são comumente referidos como modelos 1973.5.
Bu arada babasıyla çalışmayı sürdürdü.Assim, continuou os estudos com o pai.
Bu arada tanınmış bir yazar olmuştu.Foi também um conhecido escritor.
Bu arada Rourke, 1986'nın başlarında eroin kullandığı gerekçesiyle gruptan atılır.Em 1986, Rourke foi demitido da banda devido ao uso de heroína.
Bu arada Jack, Hurley'in hastanesinden çağırılmaktadır.Mais tarde, Jack se encontra com Hurley no instituto mental.
Bu arada Frank ile avukatının ilişkiside vardır.Porque com Frank você tem que estar ligado.
Bu arada Isabelle, Aline'ı bir iblisten kurtarır ama Aline kaçar.Ela salva Aline de um demônio, mas a garota foge.
Bu arada Roma, Afrika seferi kuvvetlerinden kalanları toparlamak için yeni bir donanma gönderdi.Os romanos, neste ínterim, enviaram uma nova frota para buscar os sobreviventes de sua expedição africana.
Bu arada annesi onu evden kovdu.Ele a expulsa de casa.
Arada bunlar da kurban gider.E enquanto isso o povo sofre.
Aradaki farkın sebebi yük hem pozitif hem negatif değer alabilirken, kütle sadece pozitif değer alabilir.Como existem cargas positivas e negativas, a densidade pode tomar também valores negativos.
Bu arada, Napolyona karşı savaşta ağır yaralanmış Andrey tesadüfen Rostovların evine getirilir.Enquanto isso, André, ferido durante a invasão de Napoleão, é recolhido pelos Rostovs.
Arada sadece Joe Frazier-George Foreman maçı kalmıştı.Feito que apenas o americano Joe Frazier, até então tinha conseguido.
Bu arada pol pozisyonundaki Didier Pironi'in Ferrari'sinde motor problemi baş gösterdi.Durante esta espera, Didier Pironi, que largava na pole position, deixou o motor de sua Ferrari morrer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod