Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı.E da quel giorno l'amore, stavolta senza più ostacoli, sboccia nuovamente.
Bu arada sosyal, siyasî ve diplomatik kuruluş ve faaliyetlere de katılmaya başladı.Nel contempo intraprese anche attività imprenditoriali e finanziarie e politiche.
Bu arada Yemen İsyanı çıkmıştır.Peccato che nel frattempo Eva sia già scappata in moto.
O arada bir yangın başlar.Nel frattempo si è sviluppato un incendio.
Ancak bu arada gece eve gelen kişiler onlara saldıran kişlerdir.Chiunque passando di là a quell'ora poteva vederle...
Bu arada son buluşmalarında birbirine söyledikleri yalanlar ortaya çıkar.La trama intreccia varie storie che si incontrano alla fine.
Toprakları, bir arada ender görülen bitki türlerinin yetiştiği bir doğa harikasıdır.Gli adulti, di norma, si nutrono del nettare delle specie vegetali sopra citate.
Hapishaneden uzaklaştıktan sonra, Michael ve Lincoln sezonun ilk yedi bölümde bir arada gösterilir.A differenza della prima stagione, Michael e Lincoln vengono molto spesso mostrati a stretto contatto.
Bu arada "Hukuk-u Ceza Müruru Kanunu" konulu ilk mesleki çalışması yayınlandı.Il principio di "parità di retribuzione per pari lavoro" venne così ufficialmente legiferato.
Aradan tam 4 yıl bile geçmeden dış ülkelerdeki satışlar, toplam cirosunun onda biri tutarına ulaşmıştı.Difatti nulla poteva essere venduto negli altri paesi prima di quattro giorni successivi alla cottura.
Günümüzde sıklıkla bu iki method bir arada kullanılmaktadır.Le due tecniche sono spesso usate contemporaneamente.
Aradaki süreyi Fluminense takımında geçirmiştir.Sorge infatti nella frazione di Flumini.
Haziran-Temmuz aylarında açan çiçekler tek tek ya da 2-3 tanesi bir arada bulunur.Danno alla luce uno o due piccoli alla volta tra giugno e luglio.
Şehrin Almanca adı Biel, Fransızca adı ise Bienne'dir ve çoğu kez iki isim bir arada kullanılır.Il nome è mezzo olandese, mezzo inglese, in due combinazioni possibili.
Hüzün ve sevinç bir arada.Tra sdegno e passione.
Aradan 1,5 yıl geçmiştir.Ci rimane per un anno e mezzo.
Bu arada kentte birkaç önemli manastır da kuruldu.Nella zona si trovano molti grandiosi monasteri.
Aradan 11 yıl geçmiştir.Sono passati così undici anni.
Bu arada sinemaya da merak saldı.Si interessò inoltre di cinema.
Bu arada Jack, geleceğinde tekrar babasını görür.Jack fa di nuovo visita alla madre.
Arada kalan bu bölüm Portekiz arması ile süslenmiştir.Per il suo lancio, questo pezzo è riservato al mercato portoghese.
Nihayet 4 yıl aradan sonra Sürmeli Oteli'nde tekrar yakalanmış ve Kartal Cezaevi'ne gönderilmiştir.Quattro anni dopo fu trasferito alla diocesi di Castello.
Bu arada Baldwin, Selahaddin Eyyubi’nin Mısır'daki ana askeri gücüne bir saldırı planlıyordu.Poco dopo, Baldovino avviò i preparativi di un attacco al cuore del dominio di Saladino, l'Egitto.
Bu arada Fransızca’yı öğrendi.Nel frattempo imparò lo spagnolo.
Lüksemburg yarışmaya bir yıl aradan sonra yeniden katılmıştır.La Gara del Marocco torna in calendario dopo un anno d'assenza.
Bu arada Karya da ayaklanmaya katıldı.Successivamente si unì all'Insurrezione.
Onu arada bir görürüm.Я вижу его время от времени.
Arada bir birlikte sinemaya gideriz.Иногда мы вместе ходим в кино.
Tom arada bir uğrar.Том время от времени заглядывает в гости.
Barney'se bu arada kendi ilişkisiyle meşguldür.Тем временем у Барни свои проблемы в отношениях.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.К тому времени, когда Пэрри услышала третью строчку она закричала: «Мы купим тебе машину!».
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.В дальнейшем Эдда работала в больничной лаборатории и планировала стать медицинским техником.
Bu arada Rory kahva almaya gider ve aniden bir Ağlayan Melek tarafından 1930'lara gönderilir.В это время Рори отправляется за кофе и на него нападает Плачущий Ангел, отправляя в 1930-е годы.
Üç yıllık bir aradan sonra, El Camino yeni Chevelle serisinin bir parçası olarak tekrar sunuldu.Спустя три года после отсутствия, была возрождена модель El Camino как часть новой линейки Chevrolet.
Bir yıl aradan sonra 2. albümlerini; 'Never, Neverland'ı çıkardı.Это произошло накануне сессий для второго диска, «Never Neverland».
Bu arada, İvan Vladislav Arnavutluk ve Makedonya dağlarındaki mevkilerini pekiştirdi.Между тем Иван Владислав укрепил свои позиции в горах Албании и Македонии.
Ne kadar zamandır bir arada bulundukları bilinmemektedir.Неизвестно, как долго они прожили вместе.
Bu arada, Polonya Bloku'nun savaşın bir sonucu olarak genişlediği için Polonya'nın gücü büyüyecek.Между тем, как результат победы в войне, влияние Польши будет расти за счет «Польского Блока».
Bu arada, denetleyici Homer'ın Waverly Hills apartmanında ki evine gelir.Между тем, зловещий школьный инспектор посещает квартиру Гомера в Уэверли Хиллс.
Bu arada Doktor ve Nardole, kalan Lejyonun cesetlerinin kemiksiz olduğunu keşfeder.В это время Доктору и Нардолу удаётся найти безжизненные тела остальных бойцов легиона.
Bu arada, Maximinus'un da bazı problemleri vardı.Между тем у Максимина возникли собственные проблемы.
Bu arada Lisa arkadaşlık kurmakta zorluk çeker ve sınavdan B+ alır.Тем временем, Лиза не может познакомиться с новыми друзьями, и получает B+ на тесте.
Bu arada Jack'in ameliyatı başlar.Джек продолжает операцию.
Bu arada Doktor, Eve ve Ronan, geminin manuel kontrolünü kazanmaya odaklanır.Тем временем Доктор, Ева и Дуркас пытаются получить ручное управление кораблём.
Bu arada Steinbrenner karakterini seslendirmeye devam etti.Но он продолжал озвучивать персонаж Стейбреннера.
Bu arada Devlet Düşmanı ilan edilen Maximinus, başka bir ordu ile Roma'ya doğru yürümeye başlamıştı.Между тем Максимин, теперь объявленный врагом народа, уже начал поход на Рим с другой армией.
Bu arada Andromeda'nın mürettebatının bir takım olması birinci sezonun ana konularından biriydi.Объединение команды «Андромеды» — главная тема первого сезона.
Bu arada birçok kent yerle bir olur.Многие селения подверглись наёмниками тяжёлому опустошению.
Bu arada Hindistan-Pakistan Savaşı başladı.Так началась вторая индо-пакистанская война.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.Впрочем, Эми находит решение.
Arada bir soru da sorarlar, fakat genelde konuşmazlar.Власть опирается только на свои извилины, а они не всегда многочисленны.
Bu arada Iraxxa, sayısız Buz Savaşçısını uyandırmaya başlar.Иракса тем временем пробуждает в улье ещё несколько ледяных воинов.
Bu arada Lysa ise Tyrion'ı kocasının ölümünde katkısı olduğunu ve suç ortağı olduğunu iddia eder.Тем временем Лиза готовится судить Тириона как соучастника убийства её мужа.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Там они встречают Доктора.
Köy rahat ve huzurlu bir atmosferde bir arada yaşama sahiptir.Деревни живут в мире и покое.
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.В последующих боях Сбитнев был тяжело ранен.
Bu arada İmparatorlukta da gelişmeler yaşanıyordu.Одновременно преобразования продолжались и в княжествах.
Aradan otuz beş yıl geçer.Проходит 35 лет.
Bu arada Şanghay'dan Nanjing'e ilerleyen Japon ordusunun yaptığı katliamların haberleri gelmektedir.Многие злодеяния, как сообщалось, были совершены японской армией на марше из Шанхая в Нанкин.
Eleştirmenler kendisini Erik Satie, Nino Rota ve the Penguin Café Orchestra gibi isimlerle bir arada anarlar.Критики порой сравнивают его с Эриком Сати, Нино Рота и Penguin Cafe Orchestra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod