Bu bu aradan sonra takımlar için takas dönemi sona erer.Intanto, arriva il giorno del ritiro per la squadra.
Bu arada ardı ardına bir erkek ve bir kız çocuğu sahibi oldu.Scopre tuttavia un ragazzo e una ragazza rubare.
Jane bu arada mutsuz evliliğini de kaleme almaya başladı.Ross intanto pensa solo all'ennesimo matrimonio fallito.
Hellas Verona 11 yıllık bir aradan sonra Serie A'ya dönmüştür.La Salernitana torna in Serie B dopo 10 anni di assenza.
Bu arada patlayan yakıt yüklü kamyonlar Sovyet tank mürettebatında paniğe yol açtı.Al centro del vano, il serbatoio corazzato del carburante funge da panca per l'equipaggio.
1996 yılında dağılan Beherit, 12 sene aradan sonra 2008 yılında tekrar birleşmiştir.Ritiratasi nel 1996, è tornata inaspettatamente all'agonismo dodici anni dopo, nel 2008.
Bu arada Frank'te kulüptedir.Nel 2000 è al Club Italia.
Bu arada yolda karşılaştığı bir korkuluk da ona eşlik eder.Questa passione per le corde lo accompagna tuttora.
Bu arada bir özel durumdan da söz edilmiştir.Inoltre sussiste anche una questione da sollevare dal punto di vista giuridico.
Bu arada Londra Gazetecilik Okulu’nun derslerini uzaktan takip ederek sertifika aldı.Dopo l'università ha frequentato a Londra la scuola di giornalismo.
Bu arada Regan hiçbir sorun göstermemektedir ancak psikologlar tarafından izlenmeye devam etmektedir.Intanto Regan continua a peggiorare, ma i medici non capiscono quale sia la causa dei suoi problemi.
Arada bir kâbus görmek normal olarak kabul edilmektedir.Fortunatamente si tratta di un incubo a occhi aperti.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Un giorno conosce il dott.
Ayrıca arada bir tereyağı fırlatır.Ogni tanto mastica una spiga di grano.
Bu arada karşısına kendisine hayran olan başka bir amatör boksör Tommy Gunn çıkar.Un giovane promettente pugile, Tommy Gunn, gli chiede di fargli da manager.
Bu arada, Amy bir arayüzle karşılaşır.Nello stesso momento Amy si recava in tournée.
Bu arada ana Moğol kuvvetleri Çin topraklarında ilerlemeye başlamıştı.In questo periodo i monaci Kuchanesi iniziarono a viaggiare in Cina.
Modern bir bakış açısıyla festivalde, klasik ve modern bir arada yer almaktadır.È il punto di incontro generazionale tra classico e moderno.
Bir yıllık aradan sonra buraya dönmek çok güzel.Un anno dopo sono di nuovo insieme.
Bu arada T-Bag bir psikiyatriste görünmeye başlamıştır.Nel frattempo, Butt-head si propone come medico.
Bu arada Angel, Buffy'nin kendisine olan aşkının ileride kötü sonuçlar doğuracağını düşünmektedir.Nel frattempo, il nonno sembra eliminare la costante sfortuna che ha Barry nella vita.
Aradan yedi yıl geçmiştir.Sono passati 7 anni.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.L'obiettivo, tuttavia, è di perdere soldi invece di guadagnarli.
Arada sıra da olsa inadı tutabilir.Anche se alcune volte sa tenergli testa.
Bu arada birçok stüdyoda çalışmalarını sürdürdü.Si mantiene agli studi facendo diversi lavori.
Aradan dört yıl geçer.Passano quattro anni.
Aradan 25 yıl geçer.Passano venticinque anni.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Nel frattempo pensa a trovare una nuova sistemazione.
Bu arada Alesia kentinde yaşam koşulları günden güne daha da kötüye gidiyordu.In città intanto la situazione dei civili si andava aggravando di ora in ora.
Bu arada Fuzulî (ölm.Ad esempio, fuzzoje (fu).
Bazen bu her iki durum bir arada bulunabilir.Qualche volta entrambe le patologie possono verificarsi contemporaneamente.
İki arada bir derede kalan Zühtü ise kıza giderek aşık olur.Nonostante questo lato del suo carattere, però, in alcune occasioni sembra davvero innamorato della ragazza.
Bu arada grubun ana vokalisti Nicole Scherzinger solo kariyere yöneldi.Infine, scrivono per Nicole Scherzinger il singolo Try With Me.
Bu arada 130.Sono ben 130.
Bu arada Kıral'dan ayrıldı.Nel frattempo, si è pure licenziato dal Chronicle.
Bu arada iki genç birbirine aşık olur.Nel frattempo, i due giovani si innamorano.
Aradaki erkek farkı 1’dir."La mia famiglia è la numero uno").
Bu arada köyde yumurta bile bırakmamışlardır.Invece, egli faceva scomparire anche l'uovo.
2'si 1 arada çıkarılabilir olarak nitelendirilebilen en eski cihaz, 2002'den itibaren Compaq TC1000'dir.Caratteristica principale del tc1100 è la sua forma, ripresa dal Compaq tc1000.
Onun performansı, on üç yıl aradan sonra İtalya'nın yarışmaya geri döndüğü anlamına geliyordu.Per quanto riguarda invece la presenza dell'Italia, si trattò del ritorno nella competizione dopo 15 anni.
Bu arada DP Vatan Cephesi'ni kurdu.Nel frattempo si lessa del sedano.
Bu arada, Bolşevikler de Ermenistan'da iktidarı ele geçirmişlerdi.Nel frattempo Stalin stava anche centralizzando il potere politico in Ucraina.
Bu arada, Osmanlı kara orduları geri çekilmeye başladı.Sei giorni dopo, le armate ottomane si ritirarono.
Şehir, gelenek ve modern yapılaşmayı başarıyla bir arada harmanlıyabilmiştir.Ha saputo aggiornare la tradizione con arrangiamenti moderni e personali.
Festivalde bu yıl, uzun bir aradan sonra ilk kez para ödülü de verildi.Anche quest'anno, e per l'ultima volta, i premi furono assegnati dal pubblico.
Bu zamanda yolculuk versiyonunda, çok sayıda bir arada olan farklı tarihler vardır.Di questa versione esiste una versione demo che circola già da diverso tempo.
Yaklaşık sekiz yıl süren aradan sonra liste 5 Aralık 1992'de yeniden yayınlanmaya başladı.Ritornarono, dopo un'assenza di quasi due settimane, al ristorante la mattina dell'8 maggio.
Bu arada albümleri de Oricon listesinde 12. sıraya oturdu.L'album raggiunse la 12ª posizione nella classifica Oricon.
Bu arada bilimsel çalışmalarıyla da meşgul oldu.Parallelamente procedeva la sua carriera scientifica.
Eserde nazım ve nesir bir arada verilmiştir.Due Madonne e Sant'Amico in mezzo.
Bu arada Gent kıza ilgi duymaya başlar.Owen intanto finisce per baciare Carina.
Bu arada Şehzade Korkut da İstanbul'da idi.Che cosa accadeva, nel mentre, a Parigi?
Bu arada Vica, Tet'le birlikte Jack'i aramaktadır.Nel mentre Jack organizza una cena con Ruby.
Ancak aradaki farklar küçüktür.Tutte le altre differenze sono minime.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Nel frattempo, la città è invasa dalle aberrazioni e in molti vengono uccisi.
Birkaç çocuk bir arada toplanır.E quando sei bambino, tutti sono insieme. ..
Bu arada çeşitli küçük hırsızlıklar yapmıştır.Seguirono un numero di piccole azioni.
Bazen arada boz ve kızıl kahverengi tüyler görülür.In alcuni casi può essere presente una pigmentazione rossa o marrone.
Böylece uzun bir aradan sonra 28 Şubat 2011 tarihinde yeniden bir takımın başına geçti.Il suo corpo venne poi effettivamente lì ritrovato il 28 febbraio successivo.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.Ha per Yuki un gran attaccamento.