Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Guinone de ortaya çıkar ve sahte Diana'ya sanki bilmezmiş gibi ne yaptığını sorar.Mientras tanto Giunone se revela y pregunta a la falsa diosa aproximándose.
Ancak bu arada yeni bir yarası daha olacaktır.Aunque antes habrá algún que otro accidente.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Durante todo ese tiempo, la guerra se desarrollaba en el mar.
Bu arada kent içindeki çatışmaların yoğunluğu arttı.No obstante, la guerra aumentó las tensiones en la región.
Anlamca birbiri ile ilgili kelimeleri bir arada kul­lanmaktır.Para bien o para mal, una cosa a la vez va a probar.
Malta 16 yıl aradan sonra yarışmaya geri dönmüştür.Este torneo vuelve a disputarse después de 16 años.
Bu arada Hades, Kore'ye büyülü nar yedirmiş.A pesar de eso, logró concebir mágicamente a Horus.
Willow ise bu arada arabayı bulmuştur.Por su parte, Dawn ha huido del coche.
Bu arada İngilizler, yapımı devam eden köprünün imha edilmesi için bir komando birliği görevlendirir.Mientras tanto, un grupo de soldados británicos planean la destrucción del puente.
Bu arada Doctor ile karşılaşır.Nos reuniremos cuando tenga al doctor.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Con esto Robin comprende que ella también sigue enamorada de Barney, algo que no se atreve a decir.
Bu arada kompozisyon hazırlamaya devam etti.Mientras, continuó haciendo confituras.
Ancak bu arada hastalandı ve hastalığının sonunda öldü, böylece başlattığı sefer yarım kaldı.Ese año se puso cada vez más enfermo, hasta que finalmente lo hizo.
Bu arada Yuri Ay'a bir üs kurmuştur.Por el contrario si se trataba de luna nueva salía.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.En su viaje, se encuentran con su padre y su compañero, quienes también los abandonan.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.Él está considerando retirarse.
Bu arada farklı projelerde yönetmen yardımcılığı, kameramanlık görevlerini de üstlendi.En ambos casos, la directora también se hizo cargo del trabajo de cámara.
Bir yandan da uzun bir aradan sonra ilk kez solo çalışmalar kaydetmeye başladı.En vez de ver sólo partes de su cuerpo, observa por primera vez la totalidad.
Uganda genelinde 40'tan fazla etnik grup bir arada yaşamaktadır.En Voivodina viven más de veinte grupos étnicos.
Arada sadece ritim gitar ve seyrek klavye akorları yer alan açık boşluklar."Este remake, por el contrario, huele a salas de reunión y a dispositivos de cálculo."
Bu arada İngilizlerin Hint Okyanusu ticaretine girmeye başlaması bir fırsattı.Mientras tanto, los británicos y los daneses habían comenzado a incursionar en el océano Índico.
Bu arada diğer 6 deniz kızı ortaya çıkar.Seis especies de aves marinas anidan aquí.
Buna rağmen arada sırada küçük avları da yakalarlar..A veces captura pequeñas aves.
Bu arada Arjantin'de hükümet değişmişti.Mientras tanto, Argentina avanzó en la dirección contraria.
Günün sıcaklığında grup bir arada saklanarak dinlenir.A menudo el grupo se refugia y descansan juntos durante las horas del día de más calor.
Bir aradan sonra, Yale Üniversitesine girer.Más tarde asistiría a la Universidad de Yale.
Bu tip bir saldırı, Aradaki adam saldırısı (MitM - Man-in-the-middle) olarak bilinir.Este valor es muy pequeño y por tanto es factible el uso de ataques meet-in-the-middle.
Bu arada Doriskos'ta duraklayıp donanmanın ulaşması beklenmiştir.Se detuvo en Dorisco, donde se le unió la flota.
Bu arada Valerie hareketsiz kalır.Pero Grondona se mantenía impasible.
15 yıllık aradan sonra 2000 yılında yeniden bu stadda oynamaya başladı ve bu günümüzde de sürüyor.Durante quince años, él vaga, volviendo de vez en cuando.
Bu arada 130.No te olvides 130.
Aradan bir müddet zaman geçer.Allí permanece un tiempo.
Bu arada günün yarısı elektrik vardır diğer yarısında yoktur."Con la mitad de la carrera ya corrida, queda todavía la otra mitad."
Bu arada iki sevgili birleşmiş ve Juliet evlilik dışı gebe kalmıştır.Mientras tanto, ambas familias están llenas de dolor por sus pérdidas, especialmente Julieta.
Bu arada partileri BUF da yasaklandı.También pretendía que se prohibieran los bailes.
Bu arada yazı yazmaya da başlamıştı.Paralelamente, comenzó a escribir.
Bu arada Hindistan seferi hazırlıklarına başladı.A partir de ese momento los tuneros intensificaron los preparativos para el inicio de la guerra.
Bu arada Paris Konservatuvarı'na girmek için yaptığı başvuru kabul edilmedi.De esta forma se preparó para entrar en el Conservatorio de París.
İki yıllık bir aradan sonra Ege Kupası için U-16 kadrosuna çağrıldı.Doce meses después recibía una candidatura a los Globos de Oro.
Meşalenin etrafındaki dehlizde 15 kişi bir arada dolaşabilir.En cada palco pueden estar quince sin incomodarse.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.En busca de la fe.
Geniş ailelerde üç neslin bir arada yaşadıkları görülmektedir.Hasta tres generaciones distintas de una misma familia pueden compartir vivienda.
Bu arada uzaktan da başka gemilerin gelmekte olduğu görüldü.Por un momento pensé que podía ser de otro barco.
Bu arada Lisa, internette Springfield'ın 50 yıl sonraki halini görünce deliye döner.Mientras, a Lisa se le asigna a escribir un informe sobre como se verá Springfield en 50 años.
Arada çeşitli yazı ve yazı dizileri hazırladı.A la vez publicó sus versos y tragedias.
Bu anlamda aradaki sınırın korunması sistemin devamı için gereklidir.De este modo, se garantiza en todo momento la estabilidad del túnel.
Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı.Un año más tarde hubo otro intento, esta vez más directo, de acabar con la vida del rey.
Bu arada Noel'de yaklaşmaktadır.Por último llega la Navidad.
Bu arada da projelerini ticari hayata geçirmek için girişimci aramaya başladılar.Los inmigrantes llegan allí para desempeñar actividades comerciales.
Bu albüm grubun 1989 beri çıkardığı ilk yeni albümdür, uzun bir aradan sonra çıkmıştır.Fue el primer álbum con nuevo material desde We Too Are One, de 1989.
Bu arada küçük besteler hazırlayarak müzik sevgisini de unutmadı.A pesar de sus diferentes labores, nunca abandonó su amor por la música.
Bilim İnsanı: (Örnek; Samantha "Sam" Carter) Teknik olarak mühendisler ve bilim insanları bir arada olacak.Lo que ocurrió es que Saddam nos ordenó - a 400 (...) científicos y tecnólogos continuar con el programa.
Bu arada Gent yaralanır.«Serna está lesionado».
Bu arada 1880'de Kafkasya'da sadece 83 Hak'uç kalmıştı.Sin embargo, en 1881 sólo quedaban 35.
Bradford City, uzun bir aradan sonra bunu başaran ilk takım oldu.El Bradford City fue el primer equipo en ganar este nuevo trofeo.
Bu karışımları birçok kişi bir arada kullanmaz.Sin embargo, casi nadie usa esta combinación.
Rusya bir yıl aradan sonra geri dönmüştür.Portugal regresa al evento después de un año de ausencia.
Bu arada iki dergi çıkardı.Se publicaron aquí dos periódicos.
Aradan gecen uzun zamana rağmen film kendini unutturmamış, izleyinin hafızasında kendine yer edinmiştir.Aunque eso significaba vivir lejos de casa durante semanas, ella persiguió su sueño y nunca miró atrás.
Böylece 8 yıl aradan sonra Antalyaspor'u ikinci defa Süper Lig'e çıkarmış oldu.Así fue afectado por siete años, hasta que en el octavo vio a las dos serpientes nuevamente enroscadas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod