Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada Az kavminden olan kılavuz yolu şaşırdığı gerekçesiyle öldürüldü.Infolge seiner Erblindung blieb die Zahl seiner eigenen Bauten gering.
Bu arada bir salgın hastalığa yakalanmışlar, birçoğu burada ölmüştür.Hinzu kam eine Pest, die fast alle Einwohner töte.
Ev ve stüdyonun bir arada olması tercih edilmelidir.Haus und Atelier können besichtigt werden.
Bu arada bir inanç arayışına girmiştir.Er baute auf einem Offenbarungsglauben auf.
Haziran-Temmuz aylarında açan çiçekler tek tek ya da 2-3 tanesi bir arada bulunur.Die im Dezember blühenden Blüten stehen einzeln oder zu zweit.
Bu arada okula başlarlar.Mit der Schule fangen wir an.
Aynı zamanda oyun kurucu arada da olabilir.Man kann natürlich auch im Hellen spielen.
Bu arada bir süre sanat okulunda eğitim gördü.Anschließend studierte er eine Zeit lang Kunst.
Çiçeklerin 30 - 40 tanesi bir arada bulunur.Etwa 30 bis 40 Blüten oder mehr stehen in Bündeln zusammen.
Fakat bu arada aşağı şehirde yangın çıktı.Dabei kam es zu einem Stadtbrand.
Bu arada genç padişah: - Şeyhim, der, bir arzunuz varsa söyleyin de yapalım.Und so woll'n wir, woll'n wir, woll'n wir einen nehmen ...
Bu arada çeşitli dergilerde yazılarını yayımlandı ve ilgi ile karşılandı.Sie wurden seinerzeit in vielen Zeitschriften publiziert und mit großem Interesse gelesen.
Bu arada Sayid ve Shannon birbirlerine bakmaktadır.Schließlich finden Katie und Antoine zueinander.
Alex o arada kapıyı açar.Im Gegenzug verspricht dieser Simon, die Tür zu öffnen.
Zaten onları ve beraberlerindeki bir düzine kadar paralı askeri bir arada tutan da bu çıkar birliğidir.Von dort seien sie gemeinsam mit anderthalb Dutzend ebenfalls hilflosen Soldaten zurück ins Feldlager gelangt.
Bu bu aradan sonra takımlar için takas dönemi sona erer.Als er dies geschafft hat, ist die Zeitschleife endlich vorbei.
Toplu halde milyonlarcası bir arada bulunabilir.Sie können vereinzelt bis zahlreich gegabelt sein.
Robert Catesby bu arada gruba katılımları artırmaya çalışıyordu.Daraufhin kündigte Robert Raphael Geis seine Mitarbeit in der Arbeitsgemeinschaft zeitweise auf.
Altı yıl bir aradan sonra yeniden opera besteciliğine başladı.Zwölf Jahre später überarbeitete er die Oper.
Bu arada birkaç Spartalı asker ölmüştür.Dabei wurden mehrere Soldaten getötet.
Bu arada nesne ortadan kaldırılmıştı.Inzwischen wurde es abgerissen.
Bu arada topluluğu da dağılmıştır.Die Gewaltenteilung sei angetastet.
İkisini de nişanci tutar ve defterdar arada kontrol eder.Das Buch beschreibt den Widerstreit der beiden auf der Suche nach der Wahrheit.
"Bu arada, sorun para kazanmak değil onu ele geçirmek.Allerdings nicht, um ihn zu empfangen, sondern um ihn gefangen zu nehmen.
Aradan 10 yıl geçer.Zehn Jahre vergehen.
Bu arada bir hırsızlık çetesi de yaşlı çiftin evini soymaya karar vermiştir.Eine Maklerin versucht, ein altes Haus zu verkaufen.
Bu arada Steen ROH'ta kaldı.Er lebte in Stein am Rhein.
Bu arada sosyal, siyasî ve diplomatik kuruluş ve faaliyetlere de katılmaya başladı.Zudem kamen ihnen militärische, religiöse und soziale Funktionen zu.
Bu arada Lamar, 2012 yılı sonunda HipHopDX tarafından "Yılın MC'si" seçildi.Er wurde später auch zum “MLS Goalkeeper of the Year” gewählt.
Kardeşiyle arada bir tartışsada birbirlerini çok sevmektedirler.Bei einem Rendevouz mit ihm verlieben sie sich ineinander.
Bu arada, bu akşam meşgul müsün?Au fait, serais-tu libre ce soir ?
Bu arada Doktor ve Donna, General Cobb ile tanışır.Pendant ce temps, le Docteur et Donna rencontrent le général Cobb.
Bu arada Râmûzül-Ehàdîs adlı hadis kitabını da okutmaya devam etmiştir.Kitâb al-Ishârât wa-l-tanbîhât, trad.
Bu arada Messaline'de Jenny aniden yaşama döner.Pendant ce temps, sur Messaline, Jenny reprend vie soudainement.
Bu arada Doktor, Osgood ve Kate oraya gelir.Le Docteur, Kate et Osgood arrivent sur place.
Bu arada savaş denize taşınıyordu.Pendant ce temps, la guerre se déroulait sur la mer.
Bu arada T-Bag bir psikiyatriste görünmeye başlamıştır.T-Bag prend l'identité d'un psychiatre.
Arada, hem hediye, hem resim, hem de kendileriyle dalga geçerler.Du jour au lendemain, elle est couverte de cadeaux, d'invitations, de propositions.
Bu arada yeni modern elektronik müzik teknolojileri merak sardı ve video kurslarını takip etti.Il s'intéresse aux nouvelles technologies de musique électronique et prend des cours de vidéo.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.La ville et les temples furent incendiés.
Ahiret günü; Allah'ın insanları yeniden diriltip bir arada toplayacağı gündür.Un jour, il leur annonce qu'ils ont été élus pour devenir des martyrs d'Allah.
Bu arada, bir kum adamdan kaçmaya çalışan Deep-Ando öldürülür.Pendant ce temps, Deep-Ando est tué alors qu'il tentait d'échapper à un Sandman.
Bu arada Tsubasa, Sanae'nin hamile olduğu haberini alır.Golden-23 nous apprend aussi que Sanae est enceinte.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Certains-nes deviennent fugitifs quand ils et elles ne se présente pas a leur comparution ultérieur.
Bu arada Perry üçüncü dizeyi duyunca, "Bir araba alıyoruz." diye bağırdı.Quand Perry voit la chanson et lit la troisième ligne, elle crie : « Nous t'avons acheté une voiture ! ».
Hüzün ve sevinç bir arada.La Tristesse et la Joie.
Üç aylık bir aradan sonra yayınlanan sezonun yedinci bölümünün izlenme oranı, 14.5 milyon kişiyle düştü.Le septième épisode de la saison, de retour d'une pause de trois mois, a baissé à 14,5 millions.
Bu arada Catelyn Stark ise Winterfell'da bilinçsiz şekilde yatan oğlu Bran'ın başında bekler.Pendant ce temps, à Winterfell, une triste Catelyn Stark veille sur son fils Bran toujours inconscient.
Ve 17 yıl aradan sona tekrar 3. lige çıkmayı başarmıştır.Quatorzième et dernier, il redescendit aussi vite.
Bu arada çantasını çaldırır.Entretemps la valise disparaît.
Bu arada Azog Ölü Dirilten tarafından Dol Guldur'a çağrılır.Pendant ce temps, Azog est convoqué à Dol Guldur.
Kuşkusuz, aradan geçen yıllar boyunca hep aynı resmi yaptı demiyorum.Le monstre n’a pas toujours eu la même représentation au cours des siècles précédents.
Bu arada kılıcımı da çekip aldı.Puis il tirait l'épée.
Bu arada İzmir konservatuvarında tiyatro ve şan bölümünde 2 yıl okudu.Durant cette période il étudie durant deux ans au Conservatoire d’Izmir le théâtre et le chant.
Bu arada Sezar Sicilya'dan gelecek ikmal kuvvetlerini bekliyordu.Entre-temps, César attendit des renforts de Sicile.
İnisiyatifi 30 Ağustos'ta yeniden ele geçirmişlerdi ama bu arada çok az arazi ele geçirdiler.Le 30 août, les Roumains reprennent finalement l'initiative mais gagnent malgré tout très peu de terrain.
Bu arada Britanya'da en büyük liman ve dok projesi olan "Seaforth Doklar" projesi yapılıp bitirildi.Le Seaforth Dock, à l'époque le plus grand projet de dock de Grande-Bretagne, est également construit.
Bu arada iki dergi çıkardı.Il a fondé deux revues.
Fakat bu arada mucize yaşandı.Mais dans ce cas le miracle est arrivé.
Aradaki büyük güç farkına rağmen Crispus kesin bir zafer kazanmıştır.Malgré son infériorité numérique, Crispus remporte une large victoire.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arada ile cümle - Sayfa 25 - arada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App