Bu arada işsizlik oranı da yüzde 11 civarında seyrediyor.The unemployment rate, meanwhile, stands at about 11 per cent.
Bu arada iktidar koalisyonu da Sosyalistlerin oyların yeniden sayımı taleplerini reddetti.The ruling coalition, meanwhile, has rejected Socialist demands for a recount.
Bu arada perde arkasında çözüm bulma çabaları devam ediyor.Meanwhile, behind-the-scenes efforts continue to reach a solution.
Bu arada eski Cumhurbaşkanı Ion Iliescu da partideki rolünü artıracağını söyledi.Former President Ion Iliescu, meanwhile, has said he will become more involved in the party.
Bu arada, 7-8 Ağustos tarihlerinde teknik müzakerelerin yeni bir turu gerçekleştirilecek.Meanwhile, a new round of technical talks is scheduled for 7-8 August.
Erkekler için ise bir iki espri aradaki buzları kırmak için iyi bir başlangıç olabilir.For a man, a joke or two to crash the ice is a good start. And a tip, too.
Bu arada Sırp liderler de bu konuda ikiye bölünmüş durumdalar.Meanwhile, Serbian leaders publicly are split over the issue.
Bu arada, gözler yeni anayasanın kabulüne döndü.In the meantime, focus turned to the adoption of a new constitution.
Bu arada sıradan çalışanlarla işçiler çok daha az kazanıyor.Meanwhile, ordinary employees and workers earn much less.
Bu arada Arnavutluk (36,7) 7,6 puan artış gösterdi.Meanwhile, Albania (36.7) improved by 7.6 points.
Bu arada, Makedon sanayileri tarafından ithal edilen malzemeler üzerindeki tarifeler de düşürülecek.Meanwhile, it will reduce tariffs on materials imported by Macedonian industries.
Bu arada diğer kabine üyeleri fiyatın çok da önemli olmadığı görüşündeler.Other cabinet members, meanwhile, think the price is not so important.
Bu arada imar düzenlemeleri de hiç sıkı değil.Development, meanwhile, remains only loosely regulated.
Bu arada Sırplar da, eyaletin geçici kurumlarını boykot ediyorlar.Meanwhile, Serbs have been boycotting the province's provisional institutions.
Bu arada analistler de siyasileri, birlik sağlamanın yollarını bulmaya çağırıyorlar.Analysts, meanwhile, are urging politicians to find ways to build unity.
Bu arada halkı da bir fatura ödeme telaşı almış durumda.Meanwhile, the new urgency of paying one's bills is sinking in among the public.
Limani, Arnavutluk ile aradaki otoyol inşaatının devam edeceğinden şüphe ediyor.He doubts that the construction of the highway with Albania will continue.
Bu arada Priştine halkı da Ceku yönetimine ağırlığını koydu.Meanwhile, citizens of Pristina weigh in on the Ceku administration.
Bu arada Priştineli vatandaşların da Ceku yönetimiyle ilgili kendi önerileri var.Citizens in Pristina, meanwhile, have their own suggestions for the Ceku administration.
Sloven halkı Hırvatistan ile aradaki anlaşmazlığa uluslararası hakemlik yoluyla çözüme evet dediSlovenes OK international arbitration of dispute with Croatia
Bu arada meslek de büyük oranda kutuplaşmış durumda.Meanwhile, the profession remains highly polarized.
Bu arada AB temsilcileri sorunun farkında olduklarını belirttiler.EU representatives, meanwhile, have indicated they are aware of the problem.
Bu arada turizm sektöründe yabancı dil bilmek genelde bir avantaj olarak kabul edilir.In the tourism industry, meanwhile, it's usually considered an asset to know a foreign language.
Bu arada AGİT de Arnavutluk'ta seçim sürecinin tamamlanmasını memnuniyetle karşıladı.Meanwhile, the OSCE has welcomed the completion of the election process in Albania.
Bu arada uluslararası toplum da tebriklerini dile getirdi.Meanwhile, the international community has expressed congratulations.
Bu arada azınlık hissedarları yüzde 18,3, şirket çalışanları ise yüzde 6,7 hisseye sahip olacak.Minority shareholders, meanwhile, would hold 18.3 per cent and company employees 6.7 per cent.
Bu arada çalışanlar ve sendikalar kendilerini planın kaybeden tarafından görüyorlar.Meanwhile, the employees and unions see themselves on the losing end of the plan.
Bu arada milliyetçi görüşteki diasporanın da ülkeye akın etmesi bekleniyor.Meanwhile, the diaspora -- with its nationalist orientation -- is expected to pour into the country.
Bu arada muhalefetteki VMRO-DPMNE dört belediyede birinci turu önde tamamladığını iddia etti.The opposition VMRO-DPMNE, meanwhile, claimed first-round victories in four municipalities.
Bu arada anketler, Sırbistan-Karadağ halkının AB'ye katılıma güçlü destek verdiğini gösteriyor.Meanwhile, polls show that the citizens of Serbia-Montenegro strongly favour joining the EU.
Bu arada PDL, güçlü parti temellerinin onu iktidara taşımasını umut ediyor.The PDL, meanwhile, is hoping a strong grass-roots effort will put it over the top.
Bu arada Uluslararası Tose Proeski Hayran Kulübü de bölge çapında anma buluşmaları düzenledi.Meanwhile, the International Tose Proeski Fan Club organised memorial gatherings across the region.
Bu arada boykot edenler yalnızca Sırplar değildi.Serbs were not the only ones to stage a boycott, however.
Ancak bu arada SC makamları ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunuyorlar.In the meantime, however, RS authorities face a serious problem.
Bu arada, güvenliği hakkında endişeye kapılan S.C., ülkeyi terk etti.Meanwhile, fearing for her safety, SC left the country.
Bu arada Talat da Pazartesi günü Cenevre'de Annan ile bir araya geldi.Talat, meanwhile, met with Annan in Geneva on Monday.
Bu arada Yeni Demokrasi kendi genel başkanı İmer Selmani'yi aday gösterdi.New Democracy, meanwhile, nominated its own leader, Imer Selmani.
Bu arada Hırvat erkekler hentbol takımı da Brezilya'yı 33-14 mağlup etti.Croatia's men's handball team, meanwhile, downed Brazil 33-14.
Bu arada Dünya bankası, Arnavutluk'u dış yardımları daha iyi idare etmeye çağırıyor.The World Bank, meanwhile, is urging Albania to better manage aid from abroad.
Bu arada AB üye ülkeleri de güce belirli asker katkıları yapmaya hazırlar.Meanwhile, EU member states prepared to make specific troop commitments for the force
Bu arada Nenad Zimonjiç karışık çiftlerde Sloven Katarina Srebotnik ile eşleşti.Meanwhile, Nenad Zimonjic teamed up again with Slovenia's Katarina Srebotnik in mixed doubles.
Bu arada Sırplar vatanlarını gururlandırıyorlar.Meanwhile, the Serbs are making their home country proud.
Bu arada, geniş kapsamlı Ergenekon soruşturmasındaki savcılar davayı ele aldılar.Meanwhile, prosecutors in the broad-ranging Ergenekon investigation have seized on the case.
Aradaki fark önemli.The distinction is an important one to make.
Bu arada meşru sektörler de zarara uğruyor.Meanwhile, legitimate industries are suffering.
Bu arada Struga da, çoğunluğu etnik Arnavut nüfusundan oluşan bir belediye haline gelecek.Struga, meanwhile, will become a municipality with a majority ethnic Albanian population.
Bu arada Başbakan Calin Popescu Tariceanu olaydan erken sonuç çıkarılmasına karşı uyardı.Prime Minister Calin Popescu-Tariceanu, meanwhile, cautions against drawing premature conclusions.
Bu arada Arnavutluk Danimarka'ya 0-2, Romanya ise Çek Cumhuriyeti'ne 0-1 yenildi.Albania, meanwhile, lost to Denmark 0-2, while Romania lost 0-1 to the Czech Republic.
Bu arada hükümeti de gelecek hafta bir güven oylaması bekliyor.The government meanwhile faces a no-confidence vote next week.
Bu arada Bosna-Hersek'te, kullanıcıların yalnızca yüzde 8'i bu tip bağlantıya sahipler.In Bosnia and Herzegovina, meanwhile, only 8 per cent of users have such connection.
Parti, beş yıllık bir aradan sonra 22 Temmuz'da yapılan erken seçimlerde meclise geri döndü.Following a five year break, the party returned to parliament after the July 22nd snap elections.
Bu arada Tadiç de uzlaşmacı bir çözüm için çağrıda bulundu.Tadic, meanwhile, called for a compromise solution.
Bu arada kıyı taşımacılığı da 2003'e kıyasla daha iyi bir yıl geçiriyor.Meanwhile, coastal shipping seems to be enjoying a better year, compared to 2003.
Bu arada muhalefetteki Sosyalistler Beli'nin istifasını istiyorlar.The opposition Socialists, meanwhile, are calling for Beli's resignation.
Bu arada EULEX de, Sırbistan'daki duruşmaları ilgiyle izliyor." dedi.Meanwhile, EULEX is with interest following the proceedings in Serbia," she said.
Bu arada savcılar da yürütme organına bağlı olmaya devam ediyorlar.Prosecutors, meanwhile, would still continue to be linked to the executive authority.
Birçoğu tipik olmasına karşın, arada sıradışı şeyler de var.Though many are typical, some are extraordinary.
İnsanlara farklı kültürlerin bir arada yaşayabileceğini gösterdiniz.You have shown that people with different cultures can live together in peace.
Bu arada ülkenin GSMH'sı da ikinci çeyrekte yüzde 3.9 oranında büyüdü.The country's GDP, meanwhile, grew by 3.9 per cent during the 2nd quarter.
Bu arada Başbakan Bayram Recepi de, yapıcı diyaloğa hazır olduğunu dile getirdi.Prime Minister Bajam Rexhepi, meanwhile, expressed his readiness for constructive dialogue.