Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu arada, bağımsızlık yanlısı ve karşıtı cepheler, kazanacaklarından emin bir görünüm sergiliyorlar.Meanwhile, both the pro- and anti-independence camps appear confident that their cause will win.
Sırp bayrağı, kuzey Kosova ile aradaki sınırda dalgalanıyor. [Reuters]The Serbian flag is a fixture at the border in northern Kosovo. [Reuters]
Bu arada Bulgaristan, uluslararası soruşturma açılması çağrısında bulundu.Bulgaria, meanwhile, has called for an international investigation.
Bu arada Priştine, tek taraflı bağımsızlık ilan edeceğini söylüyor.Pristina, meanwhile, says it will unilaterally declare independence.
Bu arada Glavas da kendisini "kuşlar gibi özgür" hissettiğini söylüyor.Glavas himself, meanwhile, says he feels "free as a bird".
Bu arada özelleştirmeler de bir yatırım kanalı olmaya devam ediyor.At the same time, privatisations continue to be an avenue for investment.
Bu arada ABD de Kosova'ya tam destek verdiğini ifade etti.The United States, meanwhile, expressed full support to Kosovo.
Bu arada Associated Press ajansı, Yunanistan'a hak ettiği şekilde 'efharisto' (teşekkürler!) dedi.The Associated Press, meanwhile, offered Greece "a much-deserved 'efharisto' (thank you)!"
Bu arada yeni hükümet uluslararası cephede de rotayı tutturacak.On the international front, meanwhile, the new government will likely hold to the course.
Özetle Hırvat sineması iki arada bir derede kalmıştı.In short, Croatian film has been caught in a double bind.
Bu arada Türk firmaları da giderek daha fazla ihracat fırsatları buluyor.Turkish companies, meanwhile, are finding more and more opportunities for export.
Bu arada tekstil ürünlerine uygulanan vergi de yüzde 31'den yüzde 29'a inecek.Textile duties, meanwhile, will decrease from 31 per cent to 29 per cent.
Bu arada pazara girmiş olanlar da genişlemek için yoğun bir çaba içerisindeler.Meanwhile, those who are already in the market are working hard to expand.
Bu arada AB, savaş sonrası yeniden inşa çalışmalarında pek çok açıdan yer almış durumda.The EU is also involved in many aspects of post-war reconstruction.
Bu arada Türk yetkililer de hakın korkularını dağıtmaya çalışıyorlar.Turkish authorities, meanwhile, are seeking to allay public fears.
Bu arada Bosnalı Hırvat adaylar arasında rekabet yoktu.Among Bosnian Croat candidates, meanwhile, there was no contest.
Bu arada Romanya da yeni salgınlar bildirdi.Meanwhile, Romania has reported new outbreaks.
Bu arada hükümet, mahkemeyi demokratik davranmamakla suçladı.The government, meanwhile, accused the court of acting in an undemocratic manner.
Aradaki fark çok büyüktür ve ileri doğru büyük bir adım atılmıştır.The difference is enormous and a big step forward has been made.
Bu arada Sırp öğrencilerin yüzde 68'i Sırbistan'ın dışına hiç çıkmamış.Meanwhile, 68 per cent of Serbian students have never been outside of Serbia.
Bu arada Romtelecom, 31 Aralık 2004 itibarıyla hala 4,3 milyon aboneye sahip.Romtelecom, meanwhile, still had 4.3 million customers as of 31 December 2004.
Bu arada Kosova ise Sırbistan'a sadece 1 milyon avroluk ihracat yapmış.Meanwhile, Kosovo only exported 1m euros to Serbia.
Aradaki fark, belki de bu soruna bugünkü kadar önem verilmemiş olmasıdır.Perhaps the problem was never given much attention as today.
Arada gayet güzel bir denge var ve bizler de aynı sahada birlikte oynamayı öğrenmeliyiz.That is a good balance and we must learn to play that field.
Bu arada bazı ekonomistler de, hareketin altında yatan gerekçeyi sorguluyor.Some economists, meanwhile, have questioned the rationale behind the move.
Bu arada da dikkatler Bakü-Tiblis-Ceyhan boru hattına çevrildi.Meanwhile, the Baku-Tbilisi-Ceyhan pipeline has stolen the spotlight.
Bu arada Sırp müzakereci Slobodan Samardziç daha az eleştirel bir yaklaşım sergiledi.Serbian negotiator Slobodan Samardzic, meanwhile, took a less critical tone.
Bu arada ABD de isim anlaşmazlığı müzakerelerine aktif olarak katıldı.Meanwhile, the United States has actively joined the name dispute talks.
Milososki de karşılıklı hedeflerin aradaki farklardan çok daha büyük olduğunu vurguladı.Milososki stressed that mutual goals are much bigger than differences.
Bu arada Ankara'da on binlerce kişi meclisin hareketini protesto etmek için yürüdü.Meanwhile, tens of thousands rallied in Ankara to protest parliament's move.
Antiç, dört yıl aradan sonra 2008 yılında Sırbistan milli takımının başına getirildi.Antic took over leadership of the Serbian national team in 2008, after a four-year break.
Bu arada hükümet, Yunanistan'daki dış yatırımı artırmak için adımlar atıyor.Meanwhile, the government is taking steps to boost foreign investment in Greece.
Bu arada Bulgaristan'da siyasi muhalefet hükümete ateş püskürüyor.Bulgaria's political opposition, meanwhile, is lashing out at the government.
Bu arada pragmatistliğiyle tanınan önemli bir muhalefet partisi iktidar fırsatını ele geçirdi.Meanwhile, an important opposition party renowned for its pragmatism seized the opportunity.
Bu arada medyada da Stolojan'ın bu hareketinin nedenleriyle ilgili söylentiler dönüp duruyor.Meanwhile, media speculation is running wild about the reasons for Stolojan's move.
Bu arada AB ülkeleri vatandaşlarını geri çağırmaya başladı.EU nations meanwhile started repatriating their citizens.
Bu arada siyasi rakipleri Ljajiç ve Ugljanin de durumu eleştiriyorlar.Meanwhile, political opponents Ljajic and Ugljanin are critical.
Bu arada enerji piyasası da serbest bırakılacak.The energy market, meanwhile, will be deregulated.
Bu arada tuğgenerallikten tümgeneralliğe, daha sonra da korgeneralliğe terfi etti.Meanwhile, he earned promotion from brigadier to major general and then to colonel general.
Bu arada Sırp tenis yıldızları Jankoviç ve Cokoviç altın yollarında ilerlediler.Meanwhile, Serbian tennis stars Jankovic and Djokovic advanced in their quest for gold.
Bu arada judoda, İlias İliadis 90 kilo ön karşılaşmasında Hollandalı Mark Huizinga'ya yenildi.In judo, meanwhile, Ilias Iliadis lost to Mark Huizinga of the Netherlands in the 90kg preliminary.
Bu arada köprüde yaşanan cehennem için yer itfaiye birimleri yetersiz kaldı.The inferno on the bridge, meanwhile, required more than on-the-ground fire fighting efforts.
Bu arada yerli malları da yok oluyor.Meanwhile, domestic products languish.
Hayır derseniz, önünde sonunda yine evet dersiniz, ama aradaki süreç çok sancılı olur."If you say no, you'll eventually get to yes, but the journey will be very painful."
Bu arada Tadiç, Sırbistan'ın "bir Çin politikasına" verdiği desteği dile getirdi.Tadic, meanwhile, expressed Serbia's support for the "one China policy".
Bu arada yeni şartlara uyan yabancı işadamları durumdan kârlı çıkıyor.Meanwhile, foreign businessmen who meet the new requirements stand to benefit.
Bu arada komşu Yunanistan da Cumartesi günü Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteği tekrarladı.Meanwhile, neighbouring Greece reiterated its support for Turkey's EU membership bid Saturday.
Bu arada AB dış politika sorumlusu Javier Solana da Salı günü Belgrad'daydı.EU foreign policy chief Javier Solana, meanwhile, was in Belgrade on Tuesday.
Bu arada ilerleme de, iki adım ileri bir adım geri şeklinde olacak.In the meantime, progress is likely to be incremental, with steps forward followed by steps back.
Bu arada İtalyanlar, Sırp modası ve kadınlarıyla ilgileniyorlar.The Italians, meanwhile, are interested in Serbian fashion and the women who wear it.
Bu arada Sırbistan da kademeli şekilde profesyonel orduya geçiş fikrinde inat ediyor.At the same time, Serbia is mulling over the idea of gradually introducing a professional army.
Bu arada ND değişim zamanının geldiğini söylüyor.The ND meanwhile says it is time for change.
Mitroviça’daki Boşnak Mahallesinde, Sırplar ve Arnavutlar bir arada yaşıyor.The Bosnian Mahalla neighbourhood in Mitrovica is a mixing bowl for Serbs and Albanians.
Sorun, sonunda Pacolli'nin seçilmesiyle sonuçlanan meclis oturumunda verilen bir aradan oluşuyor.At issue is an interruption in the parliamentary session that ultimately resulted in his election.
Aradan sonra yapılan üçüncü tur oylamada ise Pacolli 62 oyla seçilmişti.Following that, Pacolli was elected with 62 votes during a third round of voting.
Bu arada HRT, iki kanalıyla ülke çapında yayın yapmaya devam edecek.HRT, meanwhile, will still broadcast on two nationwide channels.
Bu arada Viyana'da, Belgrad ie Priştine arasındaki görüşmelerde sıkı bir çekişme sürüyor.In Vienna meanwhile, there is tough sledding in talks between Belgrade and Pristina.
Bu arada Avrupalı taşımacılık şirketleri tıkanma nedeniyle milyonlarca avroluk zarara uğruyor.Meanwhile, European shippers are suffering millions of euros in losses due to the blockade.
Bu arada Karadağ da Sırbistan tarafından aranan altı organize suç zanlısını tutukladı.Montenegro, meanwhile, detained six organised crime suspects wanted by Serbia.
Bu arada alışveriş merkezlerinde, halk arasında kemer sıkma belirtilerine pek rastlanmıyor.At shopping malls, meanwhile, there are few signs of belt-tightening among the general public.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod