Ana içeriğe geç
Sözlük

arada ile cümle

arada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu arada tüketiciler de olası fiyat zamlarının etkilerine karşı hazırlanıyorlar.Consumers, meanwhile, are bracing for the impact of likely price hikes.
Bu arada Daciç, Çarşamba günü Kostunica ile yaptığı bir görüşmeyi üretken olarak nitelendirdi.Meanwhile, Dacic characterised a Wednesday meeting with Kostunica as productive.
Bu arada olay, Salı günü Bükreş'teki yetkililerin acil tepki vermesine yol açtı.Meanwhile, the incident prompted quick reactions Tuesday from officials in Bucharest.
Bu arada Hırvat Halk Partisi de (HNS) HDZ'nin kendi reform platformunu kopyaladığını öne sürüyor.Meanwhile, the Croatian People's Party (HNS) claims the HDZ has copied its own reform platform.
Bu arada şişmiş kamu bütçeleri de mali açıdan sürdürülemez hale gelmiş durumda.Meanwhile, the bloated public budgets have become unsustainable fiscally.
Bu arada yeni kurulan entegrasyon bakanlığının başına da Besim Bekay geçecek.Meanwhile, Besim Beqaj will head the newly-created ministry of integration.
Bu arada DUI ve DPA da kötü bir ağız dalaşına girdiler.Meanwhile, the DUI and DPA have been engaged in a bitter war of words.
Aradan 28 ay geçmesine rağmen ufukta uzlaşma görünmüyor.More than 28 months later, an agreement remains elusive.
Gevgeliya'dan gelen konuk, Ivan Kavazov, "Makedonya'da bu kadar çok insanı bir arada görmemiştim."I haven't seen so many people at one place in Macedonia.
Ancak bu arada temas ve bilgi toplama amaçlı ziyaretler de yapılıyor.However, liaison and fact-finding visits are already taking place.
Bu arada Arnavut Demokrat Partisi adayını Zudi Cemaili olarak duyurdu.The Democratic Party of Albanians, meanwhile, said that its candidate is Zudi Xhemaili.
Bu arada hükümet de interneti daha erişilebilir hale getirme amaçlı çeşitli programlar başlattı.The government, meanwhile, has launched various programs aimed at making the web more accessible.
Bu arada Cumhurbaşkanı Traian Basescu da, bu hedefe ulaşmak için yoğun çaba gerektiğini söyledi.President Traian Basescu, meanwhile, said achieving that goal requires strong efforts.
Bu arada BH'de, 1 Ekim parlamento seçimleri için kampanya dönemi sürüyor.In BiH, meanwhile, the campaign is under way for the 1 October parliamentary elections.
Bu arada üç etnik gruptan temsilciler de mezar açma planlarını hazırlıyorlar.In the meantime, representatives of the three ethnic groups are mapping out the exhumation plans.
Bu arada Hırvatların ülkeyi daha da bölme önerileri hiçbir yere varmıyor.Meanwhile, Croat proposals to further subdivide the country appear to be going nowhere.
Bu arada Kıbrıs Rum tarafı da müzakereleri sonuçlandırmak için acele etmiyor.The Greek Cypriot side, meanwhile, is in no rush to finish talks.
Bu arada Tariceanu da ayakta kalmada usta olduğunu kanıtladı.Meanwhile, Tariceanu has again proved himself adept at survival.
Arada geçen sürede pek çok şey arşivlerden silindi ve bir çok belge kayıp durumda.The time gap allowed many things to be erased from the archives, and many documents are missing.
Bu arada Nano da, Yunanistan'daki Arnavut göçmenlerinin durumuna değindi.Nano, meanwhile, touched on the situation of Albanian immigrants in Greece.
Bu arada yeni sorunlar da baş gösteriyor.Meanwhile, new problems are emerging.
Bu arada Belgrad'da, Sırp hükümeti BM özel elçisi Martti Ahtisaari'ye veryansın etti.In Belgrade, meanwhile, the Serbian government lashed out at UN special envoy Martti Ahtisaari.
Bu arada, UNMIK de Kosova'nın kuzeyinde güvenliği artırmak için harekete geçti.Meanwhile, UNMIK is moving to step up security in Kosovo's north.
İbrahimi, ailesinin Sırplarla bir arada yaşamaya hazır olduğunu da ekledi.He added that his family is ready to coexist with Serbs.
Bu arada parlamentoda temsil edilmek için %3'lük baraj şartı da oyuna girebilir.Meanwhile, a 3% threshold requirement for parliamentary representation could come into play.
Bu arada AB temsilcileri de iş bırakmayla iilgili endişelerini dile getirdiler.EU representatives, meanwhile, have expressed concern over the walkout.
Bu arada Yunanistan da AGİT dönem başkanlığını devraldı.In the meantime, Greece has assumed the OSCE presidency.
Arnavutluk'ta Ramazan dinlerin bir arada yaşamasını simgeliyorRamadan symbolises religious co-existence in Albania
Bu arada dört yıldızlı Rotterdam gemisinde konaklama 450 ila 1410 euro arasında değişmekte.Meanwhile, accommodation on the four-star Rotterdam will cost between 450 and 1410 euros.
Bu arada Brüksel de, Karadağ için yeni bir müzakere çerçevesi hazırladı.Meanwhile, Brussels has prepared a new negotiating mandate for Montenegro.
Bu arada Papandreu da planlarını anlatmak için ülkenin dört bir yanını dolaşıyor.Papandreou has been touring the country, outlining his plans.
Bu arada yerel öz idare de kira ödeyecek." şeklinde açıkladı.Meanwhile, local self-government will pay rent," Gruevski explained.
Bu arada PNL, bu fikri öncelik olmadığını söyleyerek küçümsedi.The PNL, meanwhile, has downplayed the idea, saying it is not a priority.
Bu arada Krivokapiç'in SDP'si de kendisini gıpta edilen "galip belirleyici" rolünde buldu.Meanwhile, Krivokapic's SDP now finds itself in an enviable "kingmaker" role.
Bu arada muhalefet SDP'ye kur da yapıyor.Meanwhile, the opposition is wooing the SDP.
Bu arada, kraliyet ailesi de el konan mallarını geri alma çalışmalarında ilerleme kaydediyor.Meanwhile, the royal family is making headway in its bid to recover confiscated properties.
Bu arada ülkenin siyaset sahnesi de dinin rolüyle ilgili tartışmalardan zarar görüyor.Meanwhile, the country's political scene has been wracked by quarrels over the role of religion.
Bu arada bazı meclis dışı milletvekilleri Anayasa Mahkemesine itirazda bulunacaklarını duyurdular.Some extra-parliamentary parties, meanwhile, have announced an appeal to the Constitutional Court.
Bu arada Hırvat sutopu takımı Atina'ya büyün beklentilerle gidiyor.The Croatian water polo team, meanwhile, is traveling to Athens with high expectations.
Bu arada BHF yetkilileri daha merkezi bir yapı için çağrıda bulunuyorlar.FBiH officials, meanwhile, are calling for a more centralised structure.
Bu arada hükümet de önleyici tedbirler alıyor.Meanwhile, the government is taking preventive measures.
Bu arada ülkede devam eden yolsuzluk vakalarıyla acil olarak ilgilenilmesi gerekiyor.Meanwhile, ongoing corruption cases in the country need urgent attention.
Bu arada Kosovalı Arnavut tarafı bağımsızlığın yakın olduğu konusunda iyimserliğini sürdürüyor.Meanwhile, the Kosovo Albanian side remains optimistic that independence will come soon.
Bu arada Erdoğan da, MGK'nın en üst makamına bir sivili atama planlarını doğruladı.Erdogan, meanwhile, confirmed plans to appoint a civilian to the MGK's top job.
Bu arada asıl sorun da ortadan kalkmış değil.Nor is the problem receding.
Bu arada AGİT'in Sırbistan Heyeti de meseleyle ilgili endişelerini dile getirdi.The OSCE Mission to Serbia, meanwhile, has voiced concern over the matter.
Bu arada kaset yerli uzmanlar tarafından inceleniyor.In the meantime, it is being analysed by local experts.
Bu arada halka açık medya reklamcılığı yüzde 10 ile sınırlı olacak.Public media advertising, meanwhile, will be limited to 10 per cent.
Bu arada Palau da Kosova'yı tanıyan 56. ülke oldu.Meanwhile, Palau became the 56th nation to recognise Kosovo.
Bu arada Avusturyalı yetkililer de Makedon yargısını suçluyorlar.Austrian officials, meanwhile, are blaming the Macedonian judiciary.
Bu arada yetkililer, sürecin düzenli olarak izleneceğini belirttiler.Meanwhile, the process will be monitored on a regular basis, officials said.
Bu arada Hırvatlar da ilgi gösterdiler ve varlıklarının artması bekleniyor.Meanwhile, Croatians have also demonstrated interest, and their presence is expected to increase.
Arada da, ev sahibi ülke Güney Afrika'yı tanıma fırsatı buldu.In between, he has been getting to know the host country, South Africa.
Hayatımı geri istiyorum." diyor. Bu arada çocukları da okula gidemiyor.Her children, meanwhile, have been unable to go to school.
Bu arada EULEX, başka şüpheliler olabileceğini belirtti.EULEX, meanwhile, said there could be additional suspects.
Bu arada Bakoyanni de Makedonya'yı daha fazla esneklik göstermeye çağırdı.Bakoyannis, meanwhile, called on Macedonia to show more flexibility.
O nedenle de aradaki köprüleri yıkmak istemiyor."That's why they do not want to burn their bridges.
Bu arada yetkililer, Vlora limanını daha da geliştirmeyi planlıyorlar.Meanwhile, authorities are planning further development of Vlora's port.
Bu arada savunma ve güvenlik sektörlerinde reform yapma amaçlı meclis faaliyetleri de sürüyor.Meanwhile, legislative activity is under way to reform the defence and security sectors.
Bu arada Papadopulos da uluslararası eleştirilere maruz kaldı.Papadopoulos, meanwhile, has come under international criticism.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arada ile cümle - Sayfa 17 - arada kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App