Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,Pokażę kilka dowodów eksperymentalnych, łatwo je też znaleźć samemu.
Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,Sebagai tantangan untuk diri saya, karena saya kadang-kadang mengucapkan ini di kelas,
Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,Для перевірки, оскільки я це сказав в одній з лекцій,
Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,Като предизвикателство взех издание на
Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,בתור אתגר לעצמי, מאחר שאני אומר את זה מדי פעם בהרצאות שלי,
Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,وكتحدٍ لنفسي , كما أفعل عادة مرة في كل محاضرة
Kendime ödev olarak, bunu derslerimde arada bir söylüyorum,ニューヨークタイムズの記事のコピーを使って人々が幸せを作り出す実例を探しました
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Během soudních řízení seděli tiše, občas zamávali na členy rodiny a přátele.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Cuando eran llevados a juicio, permanecían en silencio, saludando ocasionalmente a familiares y amigos.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.De sad tavse igennem deres retsag, med lejlighedsvise vink til familie og venner.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Ils restaient en silence pendant leurs procès envoyant parfois un signe à leurs familles et amis.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.재판에서도 조용히 앉아만 있었습니다. 가끔씩 가족과 친구들에게 손을 흔드는 정도였죠.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Se ne stavano seduti in silenzio ai loro processi, salutando di tanto in tanto con la mano amici e famigliari.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Sie saßen ihre Prozesse in völligem Stillschweigen ab, und winkten nur ab und zu Familie und Freunden zu.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Stăteau în linişte de-a lungul proceselor lor făcând cu mâna ocazional familiei și prietenilor.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.V tichosti presedeli súdne konania, občas zamávali rodine a priateľom.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.W trakcie procesów siedzieli w milczeniu, machając czasem do rodziny lub przyjaciół.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Κάθονταν σιωπηλοί στις δίκες τους, κάνοντας καμιά φορά νοήματα στις οικογένειες και τους φίλους τους.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Вони мовчки сиділи на своїх судових процесах, зрідка давали про себе знати друзям і близьким.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Они молча сидели на своих судебных процессах, изредка махая друзьям и близким.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.Те седяха мълчаливо през съдебните процеси, махайки от време на време на семейството и приятелите си.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.הם ישבו בדממה במהלך משפטם, כאשר הם מנופפים לעיתים לחברים ומשפחה.
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.إلتزموا الصمت تماما خلال تحركاتهم , مشيرين أحياناً لبعض الأسر و الأصدقاء .
Mahkemeleri sürerken de sessizce dinlediler; arada bir ailelerine ve arkadaşlarına el salladılar.時折家族や友人に手を振ります 1993年 彼らは武装闘争に終止符を打つと 宣言しました
Öyle arada bir de gitmiyorum.E não apareço apenas de vez em quando.
Öyle arada bir de gitmiyorum.E non mi faccio vedere solo ogni tanto.
Öyle arada bir de gitmiyorum.그 때나 지금이나 매번 단순히 나타나기만 하는 것은 아니에요.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Nem csak ihol-néhol.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Ne samo, da se prikažem sem in tja.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Nicht nur ab und zu auftauchen.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Nie tylko od czasu do czasu.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Niet zo nu en dan langs komen.
Öyle arada bir de gitmiyorum.No sólo hago acto de presencia de vez en cuando.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Nu predau asa cand si cand.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Pas juste de temps en temps.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Žádná ukázková demonstrace jednou za čas.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Δεν εμφανίζομαι μόνο μια στο τόσο.
Öyle arada bir de gitmiyorum.Не се появявам само от време на време.
Öyle arada bir de gitmiyorum.לא רק מופיע פה ושם.
Öyle arada bir de gitmiyorum.لا أزورهم كل فترة وفترة.
Öyle arada bir de gitmiyorum.出勤しています
Öyle arada bir gitmeyin.그 때나 지금이나 매번 단순히 나타나는 것만은 아니구요.
Öyle arada bir gitmeyin.Não apenas aparecer na sala de aula de vez em quando.
Öyle arada bir gitmeyin.Nem csak felbukkanni egy órán néha-néha.
Öyle arada bir gitmeyin.Ne pouze čas od času něco předvést.
Öyle arada bir gitmeyin.Ne samo da se prikažete vsake toliko.
Öyle arada bir gitmeyin.Nicht nur ab und zu im Unterricht auftauchen.
Öyle arada bir gitmeyin.Nie tylko pokazywać się w klasie od czasu do czasu.
Öyle arada bir gitmeyin.Niet zo nu en dan naar de lessen gaan.
Öyle arada bir gitmeyin.No nada más presentarse a clase de vez en cuando.
Öyle arada bir gitmeyin.Non vi affacciate in classe solo ogni tanto.
Öyle arada bir gitmeyin.Nu doar sa apareti la ore asa cand si cand.
Öyle arada bir gitmeyin.Pas juste donner un cours de temps en temps.
Öyle arada bir gitmeyin.Όχι απλά να εμφανίζεστε για μάθημα μια στο τόσο.
Öyle arada bir gitmeyin.Не само да се появяваш в класната стая от време на време.
Öyle arada bir gitmeyin.לא רק לבוא מדי פעם לכתה זו או אחרת.
Öyle arada bir gitmeyin.ليس فقط الزيارة كل فترة وفترة.
Öyle arada bir gitmeyin.きっちり1週間教えるのです まあ4分の3ですが でも十分です
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.C'est pour ça que je le regarde de temps à autre, comme ça je ne l'oublie pas.
O yüzden, sırf unutmamak için arada bir bakarım bu resimlere.Daarom kijk ik soms naar dit, zodat ik haar niet vergeet.