Seni uzun bir süre aradım.Te caut de ceva timp.
Seni uzun bir süre aradım.Ti stavo cercando da parecchio
Seni uzun bir süre aradım.Σε έψαχνα για πολύ καιρό
Seni uzun bir süre aradım.Толкова дyлго те търсих.
Seni uzun bir süre aradım.Я тебя долго искал.
Seni uzun bir süre aradım.אני חיפשתי אותך הרבה
Seni uzun bir süre aradım.بحثت عنك لفترة طويلة
Seni uzun bir süre aradım.おっ?!
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.Así que llamé a Sir Bob Ayling, CEO de BA en ese entonces, y le dije: "Compañero, tenemos esta invitación.
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.그래서 당시 영국항공의 회장이었던 밥 에일링(Bob Ayling)에게 전화를 걸었습니다. 그리고 이렇게 말했죠. "회장님, 저희는 달라이 라마의 초대를 받았습니다.
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.Så jag ringde Sir Bob Ayling, som då var vd för BA, och sa: "vännen, vi har fått den här invitationen.
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.Saya menelepon Sir Bob Ayling, CEO BA saat itu, dan berkata, "Halo teman, kami dapat undangan ini.
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.Và tôi gọi ngài Bob Ayling, CEO của hãng hàng không Anh lúc đó và nói rằng, "Chào bạn, chúng tôi có lời mời.
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.אז התקשרתי לסר בוב איילינג, מנכ"ל BA בזמנו, ואמרתי "חבר, יש לנו פה הזמנה.
Sir Bob Ayling'i aradım, o zamanlar BA'nın CEOsuydu, ve dedim ki "Bir davetimiz var.「私たちにこんな招待が来ています 飛行機に乗せてもらえませんか?ダライ・ラマに会うんです」
"Sizin yaşınızdayken, e-postalarıma bakmak istediğimde, arabaya atlar etrafta bir kafe arardım. Aradım!""Когато бях на вашата възраст, за да си проверя имейла, трябваше да търся Интернет кафене.
Sonra geri aradım ve dedim ki,Allora ho richiamato e le ho detto,
Sonra geri aradım ve dedim ki,Aşadar, am sunat-o pe Amy şi i-am spus,
Sonra geri aradım ve dedim ki,Dus ik belde terug, en ik zei tegen haar:
Sonra geri aradım ve dedim ki,Então eu liguei de volta e disse-lhe
Sonra geri aradım ve dedim ki,Ich rief also zurück und sagte ihr:
Sonra geri aradım ve dedim ki,Jadi saya telepon balik dan saya katakan,
Sonra geri aradım ve dedim ki,J'ai donc rappelé et je lui ai dit,
Sonra geri aradım ve dedim ki,그래서 저는 다시 전화를 걸었습니다. 그리고 말했습니다.
Sonra geri aradım ve dedim ki,Oddzwoniłem więc i powiedziałem:
Sonra geri aradım ve dedim ki,Por eso la llamé y le dije:
Sonra geri aradım ve dedim ki,Szóval visszahívtam, és azt mondtam neki:
Sonra geri aradım ve dedim ki,Tak jsem zavolal zpátky a řekl jí,
Sonra geri aradım ve dedim ki,Takže som jej zavolal späť a povedal,
Sonra geri aradım ve dedim ki,Và tôi đã gọi lại. và nói với cô ấy,
Sonra geri aradım ve dedim ki,Έτσι ξανατηλεφώνησα και της είπα,
Sonra geri aradım ve dedim ki,Поэтому я перезвонил и сказал:
Sonra geri aradım ve dedim ki,Така че се обадих и й казах:
Sonra geri aradım ve dedim ki,אז התקשרתי חזרה והשבתי לה,
Sonra geri aradım ve dedim ki,قمت بالاتصال وقلت لها,
Sonra geri aradım ve dedim ki,彼女に伝えました 「TEDの人には
Sonra geri aradım ve dedim ki,跟住我打返電話俾佢 同佢講
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,Also habe ich ihn angerufen und gesagt. "Herr Skoll,
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,그래서 제가 그 분한테 전화를 걸어 말했죠, "스콜 씨,"
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,Zadzwoniłem więc do niego i powiedziałem:
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,И аз му звъннах по телефона и му казах,"Г-н Скол,
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,Я позвонил ему и сказал:
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,אז צלצלתי אליו ואמרתי, "מר סקול,
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,فقمت بالاتصال به تلفونيا وقلت "سيد سكول
Sonra onu telefonla aradım ve ona "Bay Skoll,あなたって本当にすごい人だったんですね
Sponsorumun CEO'sunu aradım. 3 tane sesli mesaj aldım. (Gülüşmeler)Zadzwoniłem do mamy dziewczyny, do sponsora wszędzie poczta głosowa (śmiech)
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Felhívtam a szponzor cégem igazgatóját.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Ho chiamato l'AD del mio sponsor.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Le PDG de mon sponsor.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Liguei para o chefe do meu patrocinador.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Llamé al ejecutivo jefe de mi sponsor.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Saya menghubungi direktur utama sponsor saya.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Şi mi-am sunat sponsorul.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Und den Chef der Firma meines Sponsors.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.На спонсора ми.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Подзвонив директорові компанії-спонсора.
Sponsorumun CEO'sunu aradım.Позвонил директору компании-спонсора.
Süpermarkette aradım, ancak satış görevlisi buÄr parfymaffärernas ensamrätt till försäljning laglig?
Süpermarkette aradım, ancak satış görevlisi buBizonyos parfümök csak parfümüzletekben kaphatóak.Hol van itt a vásárlói döntés?
Süpermarkette aradım, ancak satış görevlisi buIm Supermarkt teilte mir die Verkäuferin mit, daß ich dieses Parfum nur in einem