Süpermarkette aradım, ancak satış görevlisi buIs dit exclusieve verkooprecht van de parfumwinkels rechtmatig?
Süpermarkette aradım, ancak satış görevlisi buPokoušel jsem se ho koupit v supermarketu, ale prodavačka
Tabii ki Google'da aradım.Allora ovviamente l'ho Googlata.
Tabii ki Google'da aradım.Alors évidemment le l'ai cherché sur Google.
Tabii ki Google'da aradım.Celkem jednoduše jsem to zkusil zadat do Googlu.
Tabii ki Google'da aradım.Dus uiteraard googelde ik het.
Tabii ki Google'da aradım.Evident, am căutat pe Google.
Tabii ki Google'da aradım. Hiç bir sonuç çıkmadı; orada değildi.Así que obviamente lo busqué en Google y no encontré ningún resultado; no existía.
Tabii ki Google'da aradım. Hiç bir sonuç çıkmadı; orada değildi.Và đương nhiên là tôi đã tìm nó trên google, không có kết quả, nó không có trên google.
Tabii ki Google'da aradım. Hiç bir sonuç çıkmadı; orada değildi.Звичайно я пошукав у Google, та не знайшов нічого, жодної інформації.
Tabii ki Google'da aradım.Jadi pertama ya saya google saja.
Tabii ki Google'da aradım.그래서 인터넷에 검색을 해봤죠.
Tabii ki Google'da aradım.Obviamente, pesquisei no Google.
Tabii ki Google'da aradım.Så såklart Googlade jag på det.
Tabii ki Google'da aradım.Tehát megkerestem Google-ban.
Tabii ki Google'da aradım.Tietysti etsin tätä tekstiä Googlella.
Tabii ki Google'da aradım.Und natürlich googelte ich danach.
Tabii ki Google'da aradım.Vygooglil som to.
Tabii ki Google'da aradım.Więc wpisałem to w Google.
Tabii ki Google'da aradım.Προφανώς λοιπόν το έψαξα στο Γκούγκλ.
Tabii ki Google'da aradım.Естественно, я искал в Google.
Tabii ki Google'da aradım.И разбира се го потърсих в google.
Tabii ki Google'da aradım.כמובן שגיגלתי אותו.
Tabii ki Google'da aradım.لذا طبعا قمت بالبحث عنها في قوقل
Tabii ki Google'da aradım.ヒットしません
Tabi ki derhal onu aradım.Also hab ich natürlich sofort angerufen.
Tabi ki derhal onu aradım.Deci am sunat-o imediat, desigur.
Tabi ki derhal onu aradım.Hneď som jej samozrejme zavolal.
Tabi ki derhal onu aradım.Ik belde haar dus meteen.
Tabi ki derhal onu aradım.Jadi saya segera meneleponnya, tentu saja.
Tabi ki derhal onu aradım.Je l'ai donc appelée immédiatement, bien sûr.
Tabi ki derhal onu aradım.Joten soitin tietenkin heti hänelle.
Tabi ki derhal onu aradım.그래서 물론 곧 처제에게 전화를 했죠.
Tabi ki derhal onu aradım.Liguei-lhe imediatamente, claro.
Tabi ki derhal onu aradım.Oczywiście natychmiast zadzwoniłem do niej.
Tabi ki derhal onu aradım.Persze azonnal felhívtam.
Tabi ki derhal onu aradım.Por supuesto, la llamé inmediatamente.
Tabi ki derhal onu aradım.Quindi l'ho chiamata subito, naturalmente.
Tabi ki derhal onu aradım.Tak jsem jí hned zavolal, samozřejmě.
Tabi ki derhal onu aradım.Έτσι αμέσως την πήρα τηλέφωνο, φυσικά.
Tabi ki derhal onu aradım.Така че веднага й се обадих, разбира се.
Tabi ki derhal onu aradım.Тож я відразу зателефонував їй.
Tabi ki derhal onu aradım.Я тут же ей перезвонил, разумеется.
Tabi ki derhal onu aradım.מיד צלצלתי אליה כמובן.
Tabi ki derhal onu aradım.لذلك إتصلت بها علي الفور , بالطبع
Tabi ki derhal onu aradım.義姉はGoogleで調べて
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.Ich rief Major Heilshorn an, der Öffentlichkeitsbeauftrage für die New Hampshire-Nationalgarde.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.Ik belde majoor Heilshorn terug, de communicatie-officier van de New Hampshire Nationale garde.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.그래서 헤일숀 소령에게 전화를 걸었습니다. 그는 뉴 햄프셔 국가 방위군의 공보 장교입니다.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.Oddzwoniłam do majora Heilshorn'a, oficera do spraw publicznych Gwardii Narodowej New Hanpshire.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.Richiamai il Maggiore Heilshorn, che è l'addetto alle relazioni pubbliche della New Hampshire National Guard.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.Я перезвонила майору Хейлшорну, офицеру по связям с общественностью в Национальной Гвардии Нью Хэмпшира.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.אז החזרתי טלפון לרב-סרן היילסהורן, קצין יחסי-הציבור של המשמר הלאומי של ניו המפשייר.
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.لذلك طلبت من الرائد هيلشورن , الذي يعمل كمسؤول عن الشئون ا لخارجية لحرس حدود ولاية نيو هامشير .
Tekrar Binbaşı Heilshorn'u aradım, kendisi New Hampshire Milli Muhafız Teşkilatında çalışıyordu.ニューハンプシャー州兵部隊の広報官です 彼とは面識があるので 私が "グレッグ?" と呼ぶと
Telefon defterini verdi, uçuş okulunu aradım,Bà đưa cho tôi cuốn sổ danh bạ điện thoại, tôi gọi cho trường dạy lái máy bay,
Telefon defterini verdi, uçuş okulunu aradım,Elle m'a passé le bottin, et j'ai appelé l'école d'aviation,
Telefon defterini verdi, uçuş okulunu aradım,Hun rakte mig telefonbogen, jeg ringede til ringede til flyveskolen,
Telefon defterini verdi, uçuş okulunu aradım,엄마가 준 전화번호부 책에서 비행 학교를 찾아
Telefon defterini verdi, uçuş okulunu aradım,Lei mi ha passato il libro del telefono, ho telefonato alla scuola di volo,