Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)A ja zadzwoniłam do niego i powiedziałam "Brałam raz udział w wyścigu, który wygrałam, więc..." (Śmiech)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)E io l'ho chiamato e gli ho detto:
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Felhívtam és azt mondtam: "Figyeljen, futottam egy versenyen és nyertem és ... (Nevetés)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Ik belde hem op en zei: "Hoor eens, ik heb een race gelopen en gewonnen, en... (Gelach)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Je l'ai appelé et j'ai dit " Ecoutez, j'ai couru une fois et j'ai gagné, et... (Rires)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)저는 코치에게 전화했고 말했죠. "저기요, 제가 한번 육상경기에서 달렸었는데 이겼거든요, 음 그래서.. (웃음)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)L-am sunat şi i-am zis "Ascultă, am alergat o dată şi am câştigat, şi ..." (Râsete)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Och jag ringde honom och sa, "Du, jag sprang ett lopp och vann, och... (Skratt)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)"Oiça, eu corri uma vez e ganhei..." (Risos)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)"Thưa thầy, tôi đã chạy một cuộc đua và tôi đã thắng, và ... (Cười)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Y yo le llamé y le dije, "Mira, yo competí en una carrera y obtuve el primer lugar, y ... (Risas)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Zavolala som mu a povedala:
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)Και του τηλεφώνησα και του είπα, "Λοιπόν, έτρεξα έναν αγώνα και κέρδισα, και.. (Γέλια)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)И я ему позвонила и сказала:
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)"Слушайте, тичах в едно състезание и спечелих, и... (Смях)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)ואני התקשרתי ואמרתי לו "תשמע, השתתפתי במירוץ אחד וניצחתי, ו.. (צחוק)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)لقد اتصلت به وقلت له: اسمعني، لقد ركضت في اول سباقاتي وفزت و.. (ضحك)
Onu aradım ve dedim ki, "Dinle, bir yarış koştum ve kazandım ve (Gülüşmeler)(笑) 「ちょっとお聞きしたいことがあって --
Onu çoktan aradım.Már beszéltem vele.
Onu çoktan aradım.Της τηλεφώνησα ήδη.
Onu çoktan aradım.لقد اتصلت بها
Oradaysan telefonu aç. Her şeyin yolunda olduğundan emin olmak için aradım.Ja też nie.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Allora mi sono messo a cercare un'altra trasmissione.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Also suchte ich mir eine andere Sendung.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Am căutat să vizionez altă emisiune.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Dus ik zocht naar een ander programma.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Entonces, busque un programa diferente para ver.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Így kerestem egy másik műsort.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.J'ai cherché autre chose à voir.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.그래서 전 볼 만한 다른 쇼를 찾아 보았습니다.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Poszukałem innego programu.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Så, jeg kiggede efter et andet program jeg kunne se.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Takže jsem se snažil najít jiný pořad.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Затова потърсих друго предаване за гледане.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.И я решил поискать, что ещё можно посмотреть.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.אז חיפשתי תוכנית אחרת לצפות.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.مما جعلني أبحث عن برامج أخرى لأشاهدها
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.テレビガイドなどを開いてみたところ、
Patronumun uyarılarını yoksaydım. Pazartesi sabahı aradım.보스의 경고는 무시하고 월요일 아침에 전화했.네
Patronumun uyarılarını yoksaydım. Pazartesi sabahı aradım.Ondanks de waarschuwing van mijn baas belde ik op maandagochtend
Patronumun uyarılarını yoksaydım. Pazartesi sabahı aradım.התעלמתי מאזהרת הבוס. התקשרתי ביום ראשון בבוקר.
Patronumun uyarılarını yoksaydım. Pazartesi sabahı aradım.تجاهلت تحذيرات مديري. اتصلت صباح الاثنين.♪♫♪
Patronumun uyarılarını yoksaydım. Pazartesi sabahı aradım.今はもう夜中 晩ご飯ははじめ冷たく それから固くなった
Pazartesi sabahı aradım.Am sunat intr-o luni de dimineata.
Pazartesi sabahı aradım.Ho chiamato di lunedì mattina.
Pazartesi sabahı aradım.J'ai appelé un lundi matin.
Pazartesi sabahı aradım.Llamé un Lunes por la mañana.
Pazartesi sabahı aradım.Tôi gọi tới vào một buổi sáng thứ Hai.
Pazartesi sabahı aradım.Zadzwoniłem w poniedziałek rano.
Pazartesi sabahı aradım.Κάλεσα Δευτέρα πρωί.
Pazartesi sabahı aradım.Обадих се в понеделник сутрин.
Pazartesi sabahı aradım.Я позвонил в понедельник утром.
Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.전립선 암 재단의 회장님께 무턱대고 전화를 해서
Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.liguei sem aviso ao Director Executivo da Fundação do Cancro da Próstata e disse-lhe:
Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.llamé en frío al director de la Fundación de Cáncer de Próstata.
Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.Prostate Cancer Foundation ( nadácia proti rakovine prostaty).
Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.بمحادثة كبير الإداريين التنفيذيين في مؤسسة سرطان البروستات
Prostat Kanseri Kuruluşu'nun CEO'sunu aradım.「あなたの財団を変身させる
Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.Aku hanya ingin mengatakan bahwa mereka memberi hukuman ringan pada kami.
Sadece daha kısa ceza aldığımızı söylemek için aradım.Chcę Ci powiedzieć, że zmniejszyli nam wyrok.