aradılar ile cümle
aradılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama dün aradılar ve dediler ki,「広告と誤認されるので
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler. Onu yakalamamız için bizi aradılar.그리고 뱀을 죽이지 않습니다. 우리에게 전화해서 그걸 잡으라고 했었답니다.
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler. Onu yakalamamız için bizi aradılar.Sie haben sie nicht getötet, sondern uns gerufen, um sie zu fangen.
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler. Onu yakalamamız için bizi aradılar.והם לא הרגו אותה. הם קראו לנו שנלכוד אותה.
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler. Onu yakalamamız için bizi aradılar.لكنهم لايقتلونها بل يلاحقوها من اجل قبضها
Bu nedenle bu yılanı da öldürmediler. Onu yakalamamız için bizi aradılar.私達はここ3年で100匹以上の
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Các người ấy tìm kiếm gia phổ mình, nhưng không thấy, bèn bị trừ ra chức tế lễ, kể cho là ô uế.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Các người ấy tìm_kiếm gia phổ mình , nhưng không thấy , bèn bị trừ ra chức tế_lễ , kể cho là ô_uế .
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.cercarono il loro registro genealogico, ma non lo trovarono; allora furono esclusi dal sacerdozio
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ci szukali opisania rodu swego, ale nie znaleźli; przetoż zrzuceni są z kapłaóstwa.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ci szukali opisania swego, wywodząc ród swój, ale nie znaleźli; przetoż zrzuceni są z kapłaóstwa.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Diese suchten ihr Geburtsregister; und da sie es nicht fanden, wurden sie untüchtig geachtet zum Priestertum.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Die suchten ihre Geburtsregister, und fanden keine; darum wurden sie untüchtig geachtet zum Priestertum.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Éstos buscaron sus documentos genealógicos, pero no los hallaron; y fueron excluidos del sacerdocio
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ezek keresték írásukat, tudniillik nemzetségök könyvét, de nem találák, miért is kirekesztetének a papságból;
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ils cherchèrent leurs titres généalogiques, mais ils ne les trouvèrent point. On les exclut du sacerdoce,
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.이 사람들이 보계 중에서 자기 이름을 찾아도 얻지 못한고로 저희를 부정하게 여겨 제사장의 직분을 행치 못하게 하고
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Nämä etsivät sukuluetteloitaan, niitä löytämättä, ja niin heidät julistettiin pappeuteen kelpaamattomiksi.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Questi cercarono il loro registro genealogico, ma non lo trovarono e furono quindi esclusi dal sacerdozio
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Şi-au căutat cartea spiţelor neamului lor, dar n'au găsit -o. De aceea au fost daţi afară din preoţie,
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ti so iskali svojega rodu imenik, pa ga niso našli, zato so jih šteli za nečiste za duhovništvo.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ti so iskali zapis svojih rodov, pa ga niso našli, zato so jih šteli za nečiste za duhovništvo.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Ti vyhledávali zapsání o sobě, chtíce prokázati rod svůj, ale nenašlo se. Protož zbaveni jsou kněžství.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Они искали родословной своей записи, и не нашлось, и потому исключены из священства.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.Они искали своей записи родословной, и не нашлось ее, а потому исключены из священства.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.אלה בקשו כתבם המתיחשים ולא נמצאו ויגאלו מן הכהנה׃
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.אלה בקשו כתבם המתיחשים ולא נמצא ויגאלו מן הכהנה׃
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.هؤلاء فتشوا على كتابة انسابهم فلم توجد فرذلوا من الكهنوت
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.هؤلاء فحصوا عن كتابة انسابهم فلم توجد فرذلوا من الكهنوت.
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 、 在 族 譜 之 中 尋 查 自 己 的 譜 系 、 卻 尋 不 著 、 因 此 算 為 不 潔 、 不 准 供 祭 司 的 職 任
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 、 在 族譜 之中 尋 查 自己 的 譜系 、 卻尋 不 著 、 因此 算為不潔 、 不 准 供 祭司 的 職任
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 在 族 譜 之 中 、 尋 查 自 己 的 譜 系 、 卻 尋 不 著 . 因 此 算 為 不 潔 、 不 准 供 祭 司 的 職 任
Bunlar soy kütüklerini aradılar. Ama yazılı bir kayıt bulamayınca, kâhinlik görevi ellerinden alındı.這 三 家 的 人 在 族譜 之中 、 尋查 自己 的 譜系 、 卻尋 不 著 . 因此 算為不潔 、 不 准 供 祭司 的 職任
Gerçekten mi? Seni aradılar mı? Henüz şimdi aradılar.정말
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.A tak hľadali krásnu devu po všetkých krajoch Izraelových a našli Abizagu Sunamitskú a doviedli ju ku kráľovi.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.이스라엘 사방 경내에 아리따운 동녀를 구하다가 수넴 여자 아비삭을 얻어 왕께 데려 왔으니
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Så lette de i hele Israels land efter en vakker pike, og de fant Abisag fra Sunem og førte henne til kongen.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Så søgte de efter en smuk ung Pige i hele Israels Land og fandt Abisjag fra Sjunem og bragte hende til Kongen.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.Si cercò in tutto il territorio d'Israele una giovane bella e si trovò Abisag da Sunem e la condussero al re
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.И искали красивой девицы во всех пределах Израильских, и нашлиАвисагу Сунамитянку, и привели ее к царю.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.ויבקשו נערה יפה בכל גבול ישראל וימצאו את אבישג השונמית ויבאו אתה למלך׃
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.ففتشوا على فتاة جميلة في جميع تخوم اسرائيل فوجدوا ابيشج الشونمية فجاءوا بها الى الملك.
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.於 是 在 以 色 列 全 境 尋 找 美 貌 的 童 女 、 尋 得 書 念 的 一 個 童 女 亞 比 煞 、 就 帶 到 王 那 裡
Görevliler bütün İsraili aradılar; sonunda Şunemli Avişak adında genç ve güzel bir kız bulup krala getirdiler.於是 在 以色列 全境 尋 找 美貌 的 童女 、 尋得書 念 的 一 個 童女 亞比煞 、 就 帶到 王那裡
Haberciler beni aradilar ve-- sunu soylemeliyim ki adimi dogru soylediler, ama asil soylemek istedikleri,기자들은 저와의 인터뷰를 다루면서, 제 이름은 정확히 썼는지 모르겠지만, 그들이 진짜 하고 싶었던 얘기는 이거였어요.
Haberciler beni aradilar ve-- sunu soylemeliyim ki adimi dogru soylediler, ama asil soylemek istedikleri,Los reporteros me llamaron deletrearon bien mi nombre, ero lo que de verdad querían decir era:
Haberciler beni aradilar ve-- sunu soylemeliyim ki adimi dogru soylediler, ama asil soylemek istedikleri,הכתבים התקשרו אלי והם -- אני מתכוון, אני חייב לומר הם אייתו את השם שלי נכון, אבל הם באמת רצו להגיד,
Haberciler beni aradilar ve-- sunu soylemeliyim ki adimi dogru soylediler, ama asil soylemek istedikleri,أتصل بي الصحفيين -- أعني، يجب أن أقول لقد نطقوا أسمي بصورة صحيحة، لكنهم أرادوا فعلاً القول،
Haberciler beni aradilar ve-- sunu soylemeliyim ki adimi dogru soylediler, ama asil soylemek istedikleri,選挙問題が加熱してコミュニティーを分断させていると 言わせたかったのです
Henüz şimdi aradılar.A l'instant.
Henüz şimdi aradılar.Baru saja.
Henüz şimdi aradılar.Chiar acum.
Henüz şimdi aradılar.Chwilę temu
Henüz şimdi aradılar.Gerade eben.
Henüz şimdi aradılar.Mới gọi xong.
Henüz şimdi aradılar.Net nog.
Henüz şimdi aradılar.Práve teraz.
Henüz şimdi aradılar.Precis nu.
Henüz şimdi aradılar.Proprio adesso.
Henüz şimdi aradılar.Μόλις τώρα.
İlgili Sayfalar