aradılar ile cümle

aradılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Henüz şimdi aradılar.Току що.
Henüz şimdi aradılar.Только что.
Henüz şimdi aradılar..בדיוק עכשיו
Henüz şimdi aradılar.قبـل قليل
Henüz şimdi aradılar.わぁ~おめでとう!
İki hafta sonra aradılar ve2주 후에 학교에서 연락이 왔는데,
İki hafta sonra aradılar ve2 semaines après l'ecole m'a appelée pour me dire
İki hafta sonra aradılar ve "ha, tamam gelebilirsin" dediler. Hadi oradan diye cevap verdim.Zadzwonili po 2 tygodniach z zaproszeniem do szkoły, kazałam im się odchrzanić.
İki hafta sonra aradılar ve "ha, tamam gelebilirsin" dediler.Мне позвонили две недели спустя и сказали, ну да, теперь ты можешь прийти.
İki hafta sonra aradılar veM-au chemat peste două săptămâni să-mi spună da, eşti admisă acum.
İki hafta sonra aradılar veMe llamaron dos semanas después, y estaban oh sí, ahora puedes venir.
İki hafta sonra aradılar veMi richiamarono due settimane dopo, mi dissero tipo ah sì, ora puoi venire.
İki hafta sonra aradılar veTwee weken later werd ik gebeld, dat ik kon komen.
İki hafta sonra aradılar veZwei Wochen später haben sie mich angerufen und gesagt:
İki hafta sonra aradılar veОбадиха ми се две седмици по-късно, казаха, да, можеш да дойдеш сега.
İki hafta sonra aradılar veהם התקשרו אלי אחרי שבועיים ואמרו
İki hafta sonra aradılar veاتصلوا بي بعد ذلك بأسبوعين ليقولوا ،
İki hafta sonra aradılar ve「他の人を入れて」と言ってしまいました
İlgileri var mı veya sizin ücretsiz hattınızı aradılar mı?회사 고객센터에 전화를 걸었는지 알 수가 있습니다
İlgileri var mı veya sizin ücretsiz hattınızı aradılar mı?هل يوجد أي اهتمام أو هل اتصلوا على رقمك المجاني، لكننا بالفعل
İlgileri var mı veya sizin ücretsiz hattınızı aradılar mı?そしてリアルチャネルの次のステップは
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Človeška bitja so, od naših najzgodnejših začetkov, iskala rešitve osnovnih problemov.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.De mens, van ons vroegste begin, hebben gezocht naar oplossingen van simpele problemen.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Emberi élőlények, már a kezdetektől, kerestek megoldást az alapvető problémáikra.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Les êtres humains, depuis leurs débuts, ont cherchés des solutions aux problèmes basiques.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.L'essere umano, dall'inizio della sua esistenza, ha cercato soluzioni ai problemi basilari.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Lidské bytosti, z našich prvních začátků, hledaly řešení základních problémů.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Los humanos, desde nuestros inicios, han buscado soluciones a los problemas básicos.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Ľudské bytosti, z našich prvých začiatkov, hľadali riešenie základných pojmov.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Majoritatea oamenilor recunosc semne ca valori iar cele mai bine ştiute grupări sunt literele şi numerele.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Människor har så länge vi funnits, sökt efter lösningar till grundläggande problem.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Manusia, dari sejak awal, telah mencari solusi untuk masalah dasar.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Menschliche Wesen haben, von den frühsten Beginnen an, nach Lösungen für grundlegende Probleme gesucht.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Nhân loại, từ thuở hồng hoang đã phải kiếm các giải pháp cho các trở ngại cơ bản
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Os seres humanos, desde os nossos primórdios, têm procurado soluções para os problemas básicos.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Początki człowieka, od samego początku poszukiwaliśmy rozwiązań podstawowych problemów.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Το ανθρώπινο γένος,απο τις αρχές του, έχει ψάξει για λύσεις σε βασικά προβλήματα.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Хората от дълбока древност са търсели решения на основни проблеми.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Человечество, начиная с ранних эпох своего существования, нашла для себя решения базовых проблем.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.בני האדם, עוד בימי קדם, חיפשו פתרונות לבעיות הבסיסיות.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.بحث البشر في العصور البدائية عن حلول للمشاكل الأساسية
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.基本的な問題の解決法を探してきた。 家を建て、空き地を測定し、
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veDaarvoor kwam in de eerste plaats
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Au căutat zone neconectate, adică la nord și sud, în primul rând cabluri pentru Africa.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Buscaron lugares sin cableado, y eso quería decir norte y sur, primordialmente los cables hacia África.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Co oznaczało głównie te miejsca w Afryce.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Hanno cercato zone non cablate, e questo significa a Nord o a Sud, principalmente la cablatura dell'Africa.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Hľadali nepripojené miesta, to znamená sever a juh, hlavne teda Afriku.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Họ tìm những nơi chưa được nối dây, nghĩa là phía Bắc và Nam, chủ yếu là dây cáp cho châu Phi.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Kábel nélküli helyeket kerestek, ez lehet északon vagy délen, főleg az afrikai kábelek.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Έψαξαν για μέρη χωρίς σύνδεση και αυτό σημαίνει Βόρεια και Νότια, κυρίως τα καλώδια προς την Αφρική.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Вони шукали непідключені місця, а саме на Півночі і на Півдні, щоб дійти до Африки.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veIskali so kraje brez povezave.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve그 다음에는 연결되지 않은 곳들, 다시 말해서 북쪽, 남쪽,
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veProcuraram locais sem ligação, o que significou o
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veТърсеха неокабелени места, а това означаваше
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veהם חיפשו מקומות לא מחווטים, וזה אומר
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veبدؤوا في البحث عن أماكن غير مرتبطة، وهذا يضم
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey ve南北方向 つまりアフリカへと至るケーブルです
Newcastle'dan beni aradılar.Alors Newcastle m'a appelé.
İlgili Sayfalar