aradılar ile cümle
aradılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Polisler kayıp çocuğu aradılar.The police searched for the lost boy.
Yağmurdan dolayı sığınak aradılar.They sought shelter from the rain.
Polisler saatlerce Tom'un evini aradılar fakat onlar cinayet silahını bulamadılar.The police spent hours searching Tom's place, but they couldn't find the murder weapon.
Komşular polisi aradılar.The neighbors called the police.
Onlar beni aradılar.They called me.
Onlar seni aradılar.They called you.
Onlar henüz toplantıyı aradılar mı?Have they called the meeting yet?
Tom'un yardımını aradılar.They sought Tom's help.
Gümrük görevlileri Tom'u tepeden tırnağa aradılar.Customs officials carried out a full body search on Tom.
Onlar evi aradılar.They searched the house.
Köyde başka doktor olmadığı için veterineri aradılar.They called the vet, since there was no other doctor in the village.
Sami ve Leyla birbirlerine mesaj attılar ve aradılar.Sami and Layla texted and phoned each other.
Çatışmalar sokağa dökülünce polisler destek kuvvetler için aradılar.On their way to the border, they were challenged by the security forces.
Ama dün aradılar ve dediler ki,But yesterday the city called them and said,
İki hafta sonra aradılar veThey called me two weeks later, they're like, oh, yeah, you can come now.
Kablonun ulaşmadığı yerler aradılar ve bu da Kuzey veThey looked for the unwired places, and that's meant
Onu yakalamamız için bizi aradılar.They called us to catch it.
Newcastle'dan beni aradılar.So Newcastle gave me a call.
Ulus'un liderliği, Malcolm'u es geçerek, direk olarak Clay'i aradılar.The Nation's leadership bypassed Malcolm and called Clay directly.
Ama bir baktım, bir gün beni telefonla aradılar.The next thing I knew, I got a call.
Ve hastanedeki sekizinci gün, bizi aradılar.And basically on hospital day eight, that's when they called us.
Seni aradılar mı?Did they call you?
Henüz şimdi aradılar.Just now.
İnsanlar, en eski çağlardan beri basit sorunlara çözümler aradılar.Human beings, from our earliest beginnings, have searched for solutions to basic problems.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal filled as many of the Dúnedain fled their homes and sought safety in numbers.
Ya RAB, sıkıntıdayken seni aradılar. Onları terbiye ettiğinde sessizce yakararak içlerini döktüler.Yahweh, in trouble they have visited you. They poured out a prayer when your chastening was on them.
Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar.They entered the very innermost parts of your homes.
Ülkelerde delikler açmışlardı/beldelerde kaçacak delik aradılar/beldeleri boydan boya dolaştılar.They searched about the lands of the world.
Sırp özel polis kuvvetleri, Mladiç'in bulunabileceği gizli yerleri aradılarSerb special police forces search possible Mladic hideouts
Bulgaristan İle Türkiye, İkili İlişkileri İlerletmenin Yollarını AradılarBulgaria, Turkey Seek to Further Enhance Bilateral Co-operation
SFOR Askerleri ile ICTY Soruşturmacıları Birlikte AradılarSFOR Troops, ICTY Investigators Conduct Searches
Novi Sad'da düzenlenen yakın tarihli bir toplantıda, uzmanlar bu soruna çözüm aradılar.At a recent roundtable in Novi Sad, experts sought to tackle the issue.
Hem Megrelya hem de İmereti yöneticileri davalarında Rusya'nın desteğini aradılar.Both Mingelian and Imeretian rulers sought Russian support in their cause.
Yabancılar, yiyecek ve diğer malzemeler için Elçilik Mahallesini aradılar.The foreigners ransacked the Legation Quarter for food and other supplies.
Geliştiriciler, oyunculara dijital KKO'ler sunmak için başka gelir modelleri de aradılar.Developers have also looked for other revenue models for offering digital CCGs to players.
General Weidling ve Yarbay Seiffert aradılar. - Goebbels: Neyse.Cože?! podiví se major Porter a pan Satterthwaite, když tohle uslyší.
19. yüzyılda ise Avrupa'dan gelen İngiliz ve Alman kâşifler Nijer Nehri'nin kaynağını aradılar.19世纪,英国和德国探险家相继进入尼日尔地区。
Hiçbir kötülük ve sapmayı kabul etmeyen Titanlar, bu saldırılara karşı hep bir yol aradılar ve savaştılar.הח'ליפים שלא הסכינו ולא הסכימו למצב זה, פעלו לשנותו בכל דרך אפשרית, כולל רצח וניסיונות רצח.
Sandanski komitacıları Boris Sarafov ve Ivan Garvanov'u aradılar.Така Сандански организира екзекуциите на Борис Сарафов и Иван Гарванов.
Bu yüzden yıldızın etrafında iyonize olmuş gökcisimlerini aradılar.Ugotovil je vrtenje zvezd okoli svoje osi.
Ama bir baktım, bir gün beni telefonla aradılar. Annem, kardeşim Philbert'in evinde, Lansing'teydi.내가 아는 건, 내가 전화를 받았습니다. 내 어머니는 내 동생 Philbert에 랜싱에는.
Ama dün aradılar ve dediler ki,Aber gestern rief die Stadt sie an und sagte:
Ama dün aradılar ve dediler ki,Ale včera im zavolalo mesto a povedalo,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Ale včera radnice volala a řekli,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Dar ieri primăria i-a sunat și le-a spus,
Ama dün aradılar ve dediler ki,De tegnap a városvezetés felhívta őket:
Ama dün aradılar ve dediler ki,Jednak wczoraj, władze miasta zadzwoniły do nich i powiedziały:
Ama dün aradılar ve dediler ki,그런데 어제 시청에서 불러서 말하길,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Maar gisteren belde het stadsbestuur ze op en zei:
Ama dün aradılar ve dediler ki,Ma ieri il comune ha chiamato per dire
Ama dün aradılar ve dediler ki,Mas ontem telefonaram-lhes da cidade e disseram,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Nhưng ngày hôm sau, thành phố gọi họ và nói,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Pero ayer la ciudad los llamó y les dijo:
Ama dün aradılar ve dediler ki,Tapi kemarin pejabat kota menelepon dan berkata,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Αλλά χθες ο δήμος τους τηλεφώνησε και είπε,
Ama dün aradılar ve dediler ki,Но вчера в музей позвонили городские власти и сказали, что
Ama dün aradılar ve dediler ki,Но вчера кметството им се обадили и им казали:
Ama dün aradılar ve dediler ki,אך אתמול העירייה התקשרה אליהם ונאמר:
Ama dün aradılar ve dediler ki,لكن بالامس اتصلت بهم سلطات المدينة واخبرتهم,
Ama dün aradılar ve dediler ki,不過尋日,市政府嘅人打電話俾我 ,話
İlgili Sayfalar