Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.何か別のものを見つけてしまうことです (笑) つまり私たちが直面しているのは
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Am inceput sa dau telefoane si sa trimit mailuri catre prieteni si colegii.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.A telefonon lógtam és e-maileket küldtem szét barátoknak és kollégáknak.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Ich hing mich ans Telefon und schickte Emails an Freunde und Kollegen.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Ik belde en mailde vrienden en collega's.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.J'ai téléphoné et envoyé des mails à mes amis et collègues.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Jeg samlede telefonen op og jeg mailede til venner og kolleger.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.그래서 친구와 동료들에게 전화하고 메일을 보냈습니다.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Llamé y escribí a amigos y colegas.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Puhuin puhelimessa ja lähetin sähköposteja ystäville ja kollegoille.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım. Soru şuydu: Yusufçukları ne zaman görüyorsunuz?Ho telefonato e inviato email ad amici e colleghi. chiedendo: quando vedete apparire le libellule?
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım. Soru şuydu: Yusufçukları ne zaman görüyorsunuz?Pytałem znajomych, kiedy u nich pojawiają się ważki.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım. Soru şuydu: Yusufçukları ne zaman görüyorsunuz?Я стал звонить и отправлять письма друзьям и коллегам: когда у вас появляются стрекозы?
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Tôi gọi điện và gửi e-mail cho bạn bè và đồng nghiệp.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Zatelefonoval som a poslal som email priateľom a kolegom.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Τηλεφώνησα και έστειλα email σε φίλους και συνεργάτες.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.Седнах на телефона и изпратих и-мейли до приятели и колеги.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.התקשרתי ושלחתי אי מיילים לחברים ועמיתים.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.رفعت السماعة واتصلت على أصدقاء وزملاء.
Arkadaşlarımı ve meslektaşlarımı aradım, onlara mail yolladım.いつ頃トンボを目にしたかを尋ねました
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.Deine Freunde haben angerufen, sie sind ganz krank vor Sorge um dich.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.I tuoi amici mi hanno chiamato tutti preoccupati per te.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.Os teus amigos telefonaram-me super preocupados contigo.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.Tes amis ont appelé très inquiets pour toi.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.Οι φίλοι σου τηλεφώνησαν και ήταν πολύ ανησυχοι για σένα.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.Звонили твои друзья. Они были взволнованы.
Arkadaşların aradı senin için çok endişelenmişler.心配ないって言ったけど見にきたのよ
"Aşık olduğum kızı aradım... "A spus, "Am sunat o fată pe care doream s-o curtez."
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Felhívtam egy lányt, akit szerettem volna szeretni."
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Ik belde een meisje dat ik begeerde."
"Aşık olduğum kızı aradım... "Il a dit: " J'ai appelé une fille que je voulais aimer. "
"Aşık olduğum kızı aradım... "그래서 그들은 데이트를 했지만,
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Llamé a una chica a la que quería enamorar".
"Aşık olduğum kızı aradım... "Rekel je: "Poklical sem ljubljeno dekle."
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Telefonei a uma rapariga com quem queria namorar".
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Tội gọi cho một cô gái mà tôi có cảm tình."
"Aşık olduğum kızı aradım... "Umówił się z nią na randkę.
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Zavolal jsem dívce, se kterou jsem chtěl chodit."
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Πήρα τηλέφωνο ένα κορίτσι με το οποίο ήθελα να κάνω έρωτα."
"Aşık olduğum kızı aradım... "Той каза: "Аз се обадих на момиче, което си мечтаех да обичам".
"Aşık olduğum kızı aradım... ""Я подзвонив дівчині, яка мені подобалась".
"Aşık olduğum kızı aradım... "הם בעצם יצאו לדייט,
"Aşık olduğum kızı aradım... "باختصار ، لقد خرجوا في موعد
"Aşık olduğum kızı aradım... "まだ彼女を"落として"いないとのことでした
Asıl aradığımız cevap ilkiydi. -Das war die Lösung auf die gestellte Aufgabe.
Asıl aradığımız cevap ilkiydi. -Det her var det svar, vi skulle finde.
Asıl aradığımız cevap ilkiydi. -이것이 문제가 원하는 답이에요.
Asıl aradığımız cevap ilkiydi. -To była odpowiedź, o którą chodziło w zadaniu.
Asıl aradığımız cevap ilkiydi. -Това беше отговорът на задачата, който търсим.
Aslında bu tam da aradığım şey.C'est sûrement quelqu'un que j'attendais.
Aslında bu tam da aradığım şey.Dass wir uns begegnet sind, muss Schicksal sein.
Aslında bu tam da aradığım şey.E o încruciºare întâmplãtoare de situaþii, cu siguranþã.
Aslında bu tam da aradığım şey.To przypadkowy zbieg okoliczności, na pewno.
Aslında bu tam da aradığım şey.Αυτή είναι μια τυχαία συνάντηση μονοπατιών, στα σίγουρα.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.[Abbiamo] La possibilità che siano nostri antenati, ma non le probabilità che stiamo cercando.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.Ce sont des possibilités, mais pas les probabilités que l'on cherche.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.Die Möglichkeit besteht für alle, aber wir kennen die Wahrscheinlichkeiten nicht.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.Itu semua kemungkinan tentang nenek moyang, tapi bukan probabilitas yang kita cari.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.가능성이 더 나은 조상입니다, 그러나 가능성은 우리가 진짜로 찾는 것이 아닙니다.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.La posibilidad es un mejor ancestro, pero no son las probabilidades que realmente estamos buscando