Aradım, çünkü son zamanlarda, rahatsız edici rüyalar gördüm.Te-am sunat fiindca in ultimul timp am vise ce ma deranjeaza.
Aradım, çünkü son zamanlarda, rahatsız edici rüyalar gördüm.Я звоню только потому, что в последние дни мне снятся плохие сны.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.A tak jsem mu zavolal. Šel tedz zkouknout co se děje.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Azt mondta, utánanéznek.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Chamei-os à atenção e eles foram ver o que se passava.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Dan saya menghubungi mereka. Dan mereka pergi untuk mencari tahu apa yang sedang terjadi.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.En die belde ik op. En zij gingen uitzoeken wat er aan de hand was.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Jag ringde upp dem. Och de kollade upp det.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Je l'ai appelé, et ils sont allés vérifier ce qui se passait.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Kerroin heille ja he tarkistivat asian.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.다시 전화를 했죠. 어떻게 된 일인지 알아보겠다더군요.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Les llamé y fueron a revisar qué estaba pasando.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.L' ho chiamato. Ed hanno verificato cosa stava succedendo.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Mieli sprawdzić o co chodzi.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Poklical sem jih in takoj so preverili kaj se dogaja.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Şi i-am sunat. Iar ei au verificat ce se întâmplă.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Tôi gọi họ. Họ kiểm tra xem điều gì đang xảy ra.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Und ich rief sie an. Und sie überprüften was vor sich ging.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Zatelefonoval som im. Išli zistiť, čo sa stalo.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Και το πήρα τηλέφωνο. Και πήγε να ελέγξει τι γινόταν.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.И те се заеха да проверят какво става.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.Я позвонил и к нему, и мне пообещали разобраться.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.וטלפנתי אליו. והוא הלך לבדוק מה קורה.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.وقد إتصلت به. وقد ذهب للتأكد مما كان يجري هناك.
Aradım, onlarda bana durumu inceleyeceklerini söylediler.その後あの広告はなくなったのですが、何の説明もありませんでした
Aradım ve buldum. Ama bana söz verdiği paraya sahip bile değilmiş.Ik was op zoek naar hem, En ik heb hem gevonden ook, maar hij had niet het beloofde geld.
Aradım ve buldum. Ama bana söz verdiği paraya sahip bile değilmiş.Já jsem ho hledal... našel jsem ho, ale on neměl peníze, které mi slíbil.
Aradım ve buldum. Ama bana söz verdiği paraya sahip bile değilmiş.Ja som ho hľadal... našiel som ho, ale on nemal peniaze, ktoré mi sľúbil.
Aradım ve buldum. Ama bana söz verdiği paraya sahip bile değilmiş.L'ho cercato, l'ho trovato, ma non aveva il denaro che mi aveva promesso.
Aradım ve buldum.Аз го търсих, намерих го...
Aradı ve şöyle dedi:Elle m'a appelé et m'a dit :
Aradı ve şöyle dedi:E mi chiamò e disse:
Aradı ve şöyle dedi:Felhívott és azt mondta:
Aradı ve şöyle dedi:그녀가 말하길,
Aradı ve şöyle dedi:Ligou-me e disse-me:
Aradı ve şöyle dedi:Och hon ringde och sa:
Aradı ve şöyle dedi:Og hun ringede og sagde,
Aradı ve şöyle dedi:Poklicala me je in mi rekla:
Aradı ve şöyle dedi:Sie rief mich also an und sagte:
Aradı ve şöyle dedi:Ta osoba zadzwoniła i powiedziała:
Aradı ve şöyle dedi:Và cô ấy đã gọi, cô ấy nói,
Aradı ve şöyle dedi:Volala a povedala mi,
Aradı ve şöyle dedi:Zavolala mi a řekla:
Aradı ve şöyle dedi:Ze belde en zei:
Aradı ve şöyle dedi:Και τηλεφώνησε, και είπε,
Aradı ve şöyle dedi:Вона подзвонила і сказала:
Aradı ve şöyle dedi:Когато тя ми се обади, ми каза:
Aradı ve şöyle dedi:Она позвонила и сказала:
Aradı ve şöyle dedi:והיא התקשרה, ואמרה
Aradı ve şöyle dedi:إتصلت بي، وقالت،
Aradı ve şöyle dedi:「今困っているのよ
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.A serendipidade é encontrar o que não procurávamos, porque encontrar o que procurávamos é demasiado difícil.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.세렌디피디는 찾지 않던 행운을 발견한다는 뜻이에요. 왜냐하면 원래 찾던 것은 더럽게 찾기가 어렵기 때문이죠.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Serendipiteit is als je dingen vindt die je niet zocht, omdat vinden wat je zoekt zo verdomd moeilijk is.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Serendipiti er når du finder ting du ikke ledte efter, fordi det du leder efter er så skide svært.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Маю на увазі випадки, коли ви знаходите те, чого не шукали, бо знайти те, що вам потрібно, до біса складно.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Серендипити - это когда вы находите, что не искали, потому что найти то, что вы искали, чертовски сложно.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.Това е, когато откриваш неща, които не си търсил. защото да намериш, каквото търсиш, е ужасно трудно.
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.זה כאשר מוצאים דברים שלא התכוונו למצוא כי למצוא מה שכן מחפשים זה מה זה קשה
Aramadığınız şeyleri bulmaya mutlu tesadüf denir. çünkü aradığınız şeyi bulmak oldukça zordur.الصدفة هي عندما تجد أشياء لم تكن تبحث عنها لأن إيجاد ما تبحث عنه غاية في الصعوبة .