Ana içeriğe geç
Sözlük

aradı ile cümle

aradı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Colin beni aradı.קופר השיב בשלילה.
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.חוקרים סרקו את ביתו ומצאו את חלקי הגופה וקלטת הווידאו של הרציחה.
Aradığı kişiyi buldu.מי שמחפש אותו כבר מצא אותו.
Sözlükte aradınız mı hiç?כתבת כל פעם על הכיבוש?
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.המשטרה נהגה לפשוט על ביתה מדי פעם, אך לא מצאו דבר.
Hiçbir kötülük ve sapmayı kabul etmeyen Titanlar, bu saldırılara karşı hep bir yol aradılar ve savaştılar.הח'ליפים שלא הסכינו ולא הסכימו למצב זה, פעלו לשנותו בכל דרך אפשרית, כולל רצח וניסיונות רצח.
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.כך שלא ניתן לומר שאנשים מחפשים בדיקות שמבטיחות תשובה חיובית, רק כשיש להם העדפה לשאלות מסוג זה.
Bu da Bruce'un aradığı şey.קוטר זה הוא זה שאנו מחפשים.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."באמצעותו תבין באופן מלא כל שתידרש לעשות".
Sonra aradığınız tabak takımı.זהו חיים שלוצבום אותו החבורה מחפשת.
Tom'a teşekkür etmek için aradım.התקשרתי כדי להודות לטום.
Helen Maria Williams gibi diğer İngiliz ziyaretçileri aradı ve şehirde onlarla birlikte kalmaya başladı.Тя търси други британски посетители като Хелън Мария Уилямс и се присъединява към кръга на британците в града.
11 Temmuz'daki bölümde Maria, özür dilemesini istediği Zayn'i aradı.Зад кулисите в епизода на 11 юли, Мария търси Зейн, за да ѝ се извини.
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.Следователите претърсват дома му и намират части от тялото и видеокасета с убийството.
Aradığımız köprü de ortaya çıkmış gibi görünüyor.Това става след като откриват, че мостът който е тяхна цел е унищожен.
Sandanski komitacıları Boris Sarafov ve Ivan Garvanov'u aradılar.Така Сандански организира екзекуциите на Борис Сарафов и Иван Гарванов.
Karısı polislerin her yerde onu aradığını ve kitaplarının tamamen toplandığını söyler.Дейзи го моли да обещае, че ще ѝ пише писма и праща картички от всички места, които посети.
Eskiden parkı Six Flags Holland, Walibi Flevo ve hatta daha uzun Flevohof önce önce aradı.Носил е имената Flevohof, Walibi Flevo и Six Flags 'Holland.
Babam aradı.Баща ми се обади.
Bale'in yönetmeni Nolan "Bizim tam olarak aradığımız şey karanlığın ve ışığın dengesiydi" dedi.Redatelj Nolan je rekao o Baleu, "On ima pravi omjer tame i svjetla koji smo tražili."
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Mnogi od njih postavili su sebi sljedeća pitanja: Od čega sve nastaje?
Çift kısa bir süre uzlaşma ve evlilik danışmanlığı aradı.Bio je savjetnik predbračnih i bračnih parova.
Batman Daima'da yer alması için 15 milyon dolar önerilen Keaton'nın aradığı " daha ilginç rollerdi".Osim toga, odlučio je "tražiti ozbiljnije uloge" odbivši 15 milijuna dolara da se pojavi u Batman zauvijek.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."Čuvaj se dakle kako zboriš!'
Aradığı kişiyi buldu.Spomenul si na jeho dcéru, ktorú vyhľadal.
Aradığımız köprü de ortaya çıkmış gibi görünüyor.Nábrežie je pomenované podľa mostu, pri ktorom končí.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Jeho úlohou je odpovedať na šesť základných otázok: Kto?
Ancak orada aradığını bulamaz.Chcel byť pritom, nevie, čo tu hľadajú.
Bu yüzden yıldızın etrafında iyonize olmuş gökcisimlerini aradılar.Ugotovil je vrtenje zvezd okoli svoje osi.
Çift kısa bir süre uzlaşma ve evlilik danışmanlığı aradı.Par se je za kratek čas pobotal in pričel obiskovati zakonsko posvetovalnico.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Pij X. me je poklical v Rim.
Bu arama motoru insanların aradıkları dosyaları bulmaya çalışıyordu.Iskalniki iščejo po meta podatkih, ki jih imajo učni objekti.
Onun için çoğumuz aradığımız tapınağa varamadan yolda göçeriz.Skupaj so potovali dalje, dokler ob poti niso opazili pastirja, ki je ubijal kačo.
Colin beni aradı.Campbell je šel za njim.
Aradığınız No Way Out aşağıdakilerden biri olabilir.Eden najden temelj enega od njih je mogoče videti skozi steklo.
Ancak orada aradığını bulamaz.Bet šioje veikloje jis nesurado ko ieškojęs.
Aradığı kişiyi buldu.Žmogus, kurį užmušiau.
Bu da benim bir parçada aradığım özellikti.Būtent į tai šioje serijoje ir stengiamasi atsakyti.
"Aradığın yer burası istediğin şey burada!".Bet juk tokie ir turi būti namai, į kuriuos norisi sugrįžti.“.
Voldemort, Harry'nin Hortkuluk'ları aradığını anlar.Voldemortas galų gale sužino, kad jie ieško jo horokrusų.
Neden aradın?Kodėl skambinai?
Ancak aradığı altın ve diğer zenginlikleri bulamadı.Kuid igatsetud rikkust ja õnne ta ei saavuta.
İki genç kadın 911'i aradı.1139. aastal korraldas 2.
Dış yardım ve ABD sınırları ötesine yatırım yolları aradı.Ta palus abi ja investeeringuid lääneriikidelt.
Durumun ciddiyetini fark edip zaman kazanmaya çalıştı ve müttefikler aradı.Oma viibimise ajal võitis ta sealse rahva armastuse ning oli tuntud sõdurite julgustamise poolest.
"Ailesi öldü sanıyordu o telefonla aradı..."Ta ütles oma naisele, et tundis, et ta oleks sel ööl nagu surema hakanud.
1239, tamam mı? - FBI, aradığı yeri buldu.1 -2-3-9,12:39.
1239, tamam mı? - FBI, aradığı yeri buldu.1239, ghi chưa?
1239, tamam mı? - FBI, aradığı yeri buldu.- Az FBI is figyeli.
1239, tamam mı? - FBI, aradığı yeri buldu.- FBI ustaliło jego pozycję.
1239, tamam mı? - FBI, aradığı yeri buldu.ФБР го засече.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 anni fa, cercavo la bellezza nelle cose tradizionali, nelle forme artigianali.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 évvel ezelőtt a szépséget tradicionális dolgokban kerestem, mesterségekben.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 jaar geleden zocht ik naar schoonheid in het traditionele, in ambachtsvormen.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14년전, 전통적이고 수공예 방식의
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 năm trước, tôi đã tìm kiếm vẻ đẹp trong những đồ vật truyền thống, những hình mẫu thủ công.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 tahun lalu, Saya mencari kecantikan dalam benda-benda tradisional, dalam bentuk-bentuk kerajinan.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 χρόνια πριν, έψαξα για ομορφιά στα παραδοσιακά πράγματα, στις μορφές τεχνών.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 лет назад я искала красоту в традиционных предметах, в формах ручной работы.
14 yıl önce geleneklerde ve el işlerinde güzelliği aradım.14 років тому я шукала красу в традиційних предметах, у формах ручної праці.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod