Aradım ama onu bulmadım.Szukałam, ale tego nie znalazłam.
Robin ona "aradığı kızı" bulmak için yardım edeceğini söyler.Robin säger att hon ska hjälpa Ted att hitta "den rätta".
Aradığı kişiyi buldu.Han har funnit vad han letat efter.
Bismarck aradığı bahaneyi bulmuştu.Bismarck fick sin vilja igenom.
Evet, aradığı O'ydu.Han var vad jag hade sökt efter.
Sevgilisi ona annesinin aradığını ve Alfredo adında birinin öldüğünü haber verir.Efter 30 år får han ett samtal från sin mamma som berättar att Alfredo har gått bort.
Ancak orada aradığını bulamaz.Tyvärr är han inte ensam om att leta efter den.
Polis, başka saldırganların için bir odayı daha aradı.En dag kom en gerillagrupp till deras hemby för att rekrytera nya soldater.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Publiken undrade: Varifrån kommer hon?
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.Однак це не означає, що люди шукають тести, які гарантують позитивну відповідь.
Eskiden parkı Six Flags Holland, Walibi Flevo ve hatta daha uzun Flevohof önce önce aradı.Раніше називався парк Six Flags Holland, Walibi Flevo і Flevohof.
Aradığı kişiyi buldu.Ми знайшли тих, кого шукали.
Samanlıktan en son çıkan aylak, grubun bir süredir aradığı Sophia'dır.Брат, якого він мріяв розшукати, тепер один з банди Павука.
Bu da benim bir parçada aradığım özellikti.Це був той самий голос, який я шукав.
Bismarck aradığı bahaneyi bulmuştu.Містер Хоббс запитує, що трапилося.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Але батька запросили на роботи в Неаполь.
Sevgilisi ona annesinin aradığını ve Alfredo adında birinin öldüğünü haber verir.Так звали її чоловіка, якого вона вбила разом зі своїм коханцем Фредеріком.
Sözlükte aradınız mı hiç?А ви читали афори?
Genelde yalnız yaşarlar ama bazen ikişer veya üçer bireyin birlikte yem aradığıda görülür.Зазвичай він один, втім, останнім часом зустрічаються плати з двома, а то і з трьома відеороз'ємами.
Zaten Lucy aradı mı?Люсі вже телефонувала?
Lucy henüz aradı mı?Люсі вже телефонувала?
Evini aradım ama dışarıda olduğunu öğrendim.Я подзвонив йому додому, але виявилося, що його не було вдома.
Tom, Mary'ye John'un aradığını söylemeyi unuttu.Том забув сказати Мері, що Джон телефонував.
Tom geç kalacağını Mary'ye söylemek için aradı.Том зателефонував, щоб сказати Мері, що він запізниться.
Tom Mary'yi aradı.Том подзвонив Мері.
Onu aradım.Я зателефонував йому.
Ben onu aradım.Я зателефонував йому.
Birisi aradı.Хтось зателефонував.
Birisi 911'i aradı.Хтось зателефонував 911.
Tom ne zaman aradı?Коли Том телефонував?
Üç saat önce seni aradım.Я телефонувала тобі три години тому
Tom John yerine Mary'yi aradı.Том зателефонував Мері замість Джона.
Biri beni aradı mı?Мені хтось телефонував?
Lalita aradı.Лаліта усміхнулася.
O bir arkadaşı aradı.Вона зателефонувала другу.
Tom Mary'ye John'un onu aradığını söyledi.Том сказав Мері, що Джон її шукає.
Tom yardım için Mary'yi aradı.Том покликав Мері на допомогу.
Aradığınız adres bu mahallede değil(dir).Jenže ti o bydlení v této lokalitě nejevili zájem.
Ama oğlu yoktu; (hatta) bir hamile eş var mı diye aradım, ama hamile eş (bile) yoktu.Žádný z jeho synů již potomky neměl a pouze jeden (Jan) se oženil.
Sen gelmeden önce baban aradı.Pracovní název zněl Než se táta vrátí.
Aradığı kişiyi buldu.Nyní má důkaz, který hledal.
Colin beni aradı.Karel Zvára - O mně .
General Weidling ve Yarbay Seiffert aradılar. - Goebbels: Neyse.Cože?! podiví se major Porter a pan Satterthwaite, když tohle uslyší.
Polis, başka saldırganların için bir odayı daha aradı.Toto město napadl Zavak s dalšími piráty.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun.""Řekněte lidem, co chtějí slyšet.
Evet, aradığı O'ydu.Jsi tím co hledáš!
Daha sonra 1979-1986 aradı Minnesota Orkestrası direktörlüğü görevini icra etmiştir.Od roku 1979 do roku 1986 byl hudebním režisérem orchestru v Minnesotě.
Sözlükte aradınız mı hiç?Potřebujete slovník?
Aradığımız köprü de ortaya çıkmış gibi görünüyor.Nábřeží je pojmenováno podle mostu, u kterého končí.
Bu arama motoru insanların aradıkları dosyaları bulmaya çalışıyordu.U e-obchodu pomůže analýza zjistit, jaké vlastnosti nabízených produktů lidé hledají.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Gânditorii au început să-și pună întrebări: De unde derivă totul?
Geminin içi için üretim tasarımcısı Peter Lamont ve ekibi o dönemden kalma eşyalar aradı.Pentru interiorul vasului, designerul Peter Lamont a căutat artefacte din acea vreme.
Aradığı fosilleri bulamayınca 1890'da Cava'ya taşındı.După ce nu a reușit să găsească fosile în Sumatra, el s-a mutat la Java în 1890.
Yapımcı yönetmeni aradı ve ''Galiba Üzüntümüzü bulduk'' dedi.L-a sunat pe Docter și i-a spus "Cred că am găsit Tristețea noastră. "
Ama oğlu yoktu; (hatta) bir hamile eş var mı diye aradım, ama hamile eş (bile) yoktu.Băiatul însă nici nu s-a îmbolnăvit, nici nu s-a prăpădit după ce a mâncat.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.De asemenea, și-a anunțat retragerea din Parlament.
Ama aslında ne aradığını ve nasıl bulacağını bilmiyor.Nu vor să știe cu adevărat ce primesc.
daniela beni evde aradı.Daniela mi-a telefonat acasă.
Beni aradığınızda size mektubu göndermiştim bile.Vă trimisesem deja scrisoarea când mi-ați dat telefon.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?Legtöbbjük a következő alapvető kérdéseket fogalmazta meg: Honnan származik minden?