"Bangır Bangır" ayrıca Türkiye'nin 2015'te Google'da en çok aradığı şarkı oldu.Agar.io também foi o jogo mais procurado no Google em 2015.
Cevap aradıkları başlıca meseleler şunlardır: Her şey nereden geliyor?As únicas perguntas que me interessavam eram: Elas vão sair dessa?
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Nota: Se procura a santa, veja Santa Margarida da Escócia.
Bakolaryasını veremediği için öğrenimine devam edemedi ve iş aradı.Não pôde continuar os estudos por não ter como pagá-los e, também, porque precisava trabalhar.
İki genç kadın 911'i aradı.Dia dos Namorados 1 19.
Karısı polislerin her yerde onu aradığını ve kitaplarının tamamen toplandığını söyler.Ele procura pesquisar em livros e descobre que todos foram reescritos e resumidos pelas corporações.
Lakin aradığı sevgiyi yine bulamaz.Ele não quer sofrer novamente por amor.
Evet, aradığı O'ydu.Era o que procurava.
Kız arkadaşı onu aradığında Roy mutlu görünüyor.Roy aparenta ficar feliz quando a sua namorada lhe liga.
Beni kim aradı?Quem me ligou?
Fadil Layla'yı cuma akşamı telefonla aradı.Fadil ligou para Layla na noite de sexta-feira.
Bu arada, Diệm'in polisi, Cử'nun saldırıdan sonra saklanan babasını aradı.Intussen ging de politie op zoek naar de vader van Cử, die na de aanslag was ondergedoken.
İşte o zaman aradıkları barışı ve huzuru yakalamışlardı.Zij kenden dan namen toe aan de hen omringende rivieren en plaatsen.
"Ailesi öldü sanıyordu o telefonla aradı...""Ik dacht net aan jou toen de telefoon ging.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Zelf wou hij ooit naar Napoli, want zijn familie was afkomstig van Napels.
Marty, Biff'in arkadaşlarının kendisini aradıklarını görür.Whites collega's gaan hem zoeken.
‘Mehmet Eymür beni aradı, niye arıyor ki beni?’ diye cevap verdi” demiştir.De gehypnotiseerde antwoordt dan (met glazige ogen): "Het Is Me Een Eer Om Zijn Uitnodiging Te Aanvaarden".
Evet, aradığı O'ydu.Daar heeft hij gevonden wat hij zocht.
Bu süreçte aradığı gerçeklikleri İslam dininde bulmuştur.In zijn zoektocht naar de waarheid achter de cirkels wordt hij in zijn geloof getest.
Aradığı kişiyi buldu.Ze gaan op zoek naar de man die ze heeft opgehaald.
Yine de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu.Niettemin opperde ze dat ze geen personen die ze daar zag wilde naspelen.
O ve onun arkadaşı olan Bayan Elizabeth onu, aradığı güce kavuşturmuştu.Hij en zijn vrouw Elizabeth hebben geen idee wat hun ginds te wachten staat.
"Aradığınızı bulmak konusunda çok dikkatli olun."Wees voorzichtig met wat je vraagt.
Fakat aradığı saati kayıptır.Ik ben / Ik heb mijn horloge verloren.
Colin beni aradı.Eskil vroeg ca.
Dün gece beni aradın mı?Hebt ge mij gisteravond opgebeld?
Yağmura karşı bir korunak aradı.Hij zocht beschutting tegen de regen.
Beş saat boyunca onları aradı.Hij heeft ze vijf uur lang gezocht.
O beni Tokyo'dan aradı.Ze belde me op vanuit Tokyo.
Bu, aradığın kitap.Dit is het boek waar je naar op zoek bent.
Bir iş aradım.Ik was op zoek naar een baan.
Her yeri aradım ama cüzdanımı bulamadım.Ik heb al overal gezocht, maar ik kan mijn beurs niet vinden.
Bu tam aradığı şeydi.Dit was precies wat hij zocht.
Aradığı şey tam buydu.Dit was precies wat hij zocht.
Şey bey seni aradı.Meneer dinges heeft je gebeld.
Aradığına o kadar çok sevindim ki.Ik ben zo blij dat je belt.
Ne aradığımı hatırlamıyorum.Ik weet niet meer wat ik aan het zoeken was.
Beni aradığına inanıyorum.Ik geloof dat je naar me zocht.
Sözlükte aradınız mı hiç?Cenzura w słowniku?
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.Śledczy przeszukali jego dom i znaleźli fragmenty ludzkiego ciała i nagranie morderstwa.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Sforza Maria przybył z siostrą do Neapolu.
İşte o zaman aradıkları barışı ve huzuru yakalamışlardı.Zostali oni jednak obdarzeni przez Eru życiem i wolną wolą.
Altı ay boyunca erkek fahişe olarak çalışıp aşkı aradı.W tym samym okresie pracował przez sześć miesięcy jako męska prostytutka.
"2014'te Google'da en çok bunları aradık".Oto najczęściej wyszukiwane hasła w Google w 2013 roku (pol.).
Her klanın savunduğu ve içinde besin aradığı kendilerine ait bir bölgeleri vardır.Każde stado posiada własne terytorium, którego broni i na którym poszukuje pożywienia.
Aradıkları şirketten Bayan Botz'u gönderirler.Kieruje założoną przez siebie firmą Boutsen Aviation.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Uczestniczył również w ewakuacji obozu.
Öykü, bu kişiyi ilk aradığında Ayaz olduğunu anlamaz.Mężczyzna nie wie, że to początek jego kłopotów.
Polis, üst düzey yetkililerin evlerini aradı ama bir şey bulamadı.Policja austriacka zrewidowała jego rzeczy, nic jednak nie znalazła.
Bu süreçte aradığı gerçeklikleri İslam dininde bulmuştur.Zagubiona w otaczającej ją rzeczywistości Rahima szuka pocieszenia w islamie.
Ancak orada aradığını bulamaz.Nie potrafi się tam jednak odnaleźć.
Colin beni aradı.Lilly odszukała go.
İki genç kadın 911'i aradı.Szacka broniły dwie kompanie z 112.
Danielle’e kampta ne aradığını sorduğunda Danielle “diğerleri”nin gelmekte olduğunu söyler.Gdy Van De Kampowie jedli obiad, Danielle przyznała się, że to ona ją kupiła.
İstasyona vardığında, annesini aradı..Po przyjeździe na dworzec zadzwoniła do matki
Aradım ama onu bulmadım.Szukałem, ale go nie znalazłem.
Aradım ama onu bulmadım.Szukałam, ale go nie znalazłam.
Aradım ama onu bulmadım.Szukałem, ale jej nie znalazłem.
Aradım ama onu bulmadım.Szukałam, ale jej nie znalazłam.
Aradım ama onu bulmadım.Szukałem, ale tego nie znalazłem.