Çok resimli kitap aradım.J'ai cherché un livre avec beaucoup d'images.
Seni işteyken aradığım için üzgünüm.Je suis désolée de t'appeler au travail.
Tom kalemini aradı.Tom a cherché son crayon.
Gece, yatağımda, kalbimin sevdiğini aradım.Sur ma couche, la nuit, j'ai cherché celui que mon cœur aime.
Çocuklarını aradı ama hiçbir yerde onları bulamadı.Elle chercha ses enfants mais ne put les trouver nulle part.
Bu kadar geç aradığım için üzgünüm. Sadece sesini duymak istedim.Je suis désolé d'appeler si tard. Je voulais juste entendre ta voix.
Tom'a Mary'nin aradığını söyler misin?Peux-tu dire à Tom que Marie l'a appelé ?
Seni aradım çünkü sana bir soru sormam gerekiyor.Je t'ai appellé parce que j'ai besoin de te poser une question.
Neden gecenin bir vakti beni aradınız?Pourquoi ne m'avez-vous pas téléphoné la nuit passée ?
Olması gereken yer haricinde, her yerde aradın.Tu as cherché partout, sauf au bon endroit.
Beni aradınız mı?Vous m'avez fait appeler ?
25 üye ülkeden 18-25 yaşları aradındaki gençleri 2025 yılındaki gençlik toplantısına davet etti.Des jeunes entre 18 et 25 ans des 25 États membres ont été invités pour le forum de 2025.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Lucy hésite à retourner auprès de son mari à Atlanta.
Sözlükte aradınız mı hiç?Utilisait-il un des dictionnaires du moment ?
Fakat aradığı saati kayıptır.Joyeusement, il demande quelle horloge il doit monter maintenant.
Sinemada aradığını bulamayınca, 1960'ta Paris'e geri döndü.Cependant, le cinéma ne répondait pas à ses attentes et il est retourné à Paris en 1960.
Colin beni aradı.Colin l'engage.
Sen gelmeden önce baban aradı.C’est un père qui vous appelle.
Yine de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu.Il ne voulait surtout pas être dans un groupe sans celui qu’il recherchait.
Ancak aradığı altın ve diğer zenginlikleri bulamadı.Cependant, il n'a pas trouvé les richesses qu'il a tant cherché.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Il obtient aussi les moyens de libérer le pays.
Aradığı kişiyi buldu.Là-bas, il rencontrera celui qu'il recherchait.
Genellikle de aradığını buldu.Il avait enfin trouvé ce qu'il recherchait.
Öykü, bu kişiyi ilk aradığında Ayaz olduğunu anlamaz.On apprend à la fin du premier épisode qu'il recherche quelqu'un.
Evet, aradığı O'ydu.Et c'est Lui seul que nous cherchons...
"Aradığın yer burası istediğin şey burada!".Si vous voulez nous trouver, voilà où nous sommes.
Geleceğinden emin olmak için onu aradım.Lo llamé para confirmar que vendría.
Ben aradığım anahtarı buldum.Encontré la llave que estaba buscando.
Aradığım anahtarı buldum.Encontré la llave que estaba buscando.
Aradığım adamsın.Eres el hombre que estaba buscando.
Tom beni dün sabah saat dokuzda aradı.Tom me llamó ayer a las nueve de la mañana.
Tom dün sabah saat dokuzda beni aradı.Tom me llamó ayer a las nueve de la mañana.
Onu aradığımda, o meşguldü.Él estaba ocupado cuando le llamé.
Bütün sabah onu aradım.Lo he estado buscando toda la mañana.
Aradığın adres belediyeye çok yakın.La dirección que buscas está muy cerca del ayuntamiento.
Uzun zamandan beri ilk kez beni aradı.Ella me llamó por primera vez en mucho tiempo.
Dün gece beni aradın mı?¿Me llamaste anoche?
Aradığımda henüz eve gelmişti.Él acababa de llegar a casa cuando llamé.
Sen beni aradığında ev ödevimi bitirmiştim.Había terminado mis deberes cuando me llamaste.
O anahtarı aradı.Él buscó la llave.
Aradığım şeyi buldum.Encontré lo que estaba buscando.
Aradığım budur.Esto es lo que estaba buscando.
İşte aradığım bu.Esto es lo que estaba buscando.
Tom Mary'yi aradı, ve cevap yoktu.Tom llamó a Mary y no hubo respuesta.
Dün gece çok geç saatlerde beni aradı.Ella me llamó muy tarde anoche.
Havaalanından annesini aradı.Él llamó a su madre desde el aeropuerto.
Siz yokken Bay West adında birisi sizi aradı.Un tal Sr. West llamó en tu ausencia.
Bir arkadaşım dün gece beni aradı.Un amigo mío me llamó anoche.
Sen yokken Meg seni aradı.Meg te llamó cuando no estabas.
Mary'nin ne aradığını bilmiyorum.No sé qué está buscando Mary.
Ben onu aradım.Le llamé.
O, geç kalacağını ona söylemek için aradı.Ella le llamó para decirle que llegaría tarde.
O, onu telefonla aradı.Le llamó por teléfono.
Tom'u aradım.Llamé a Tom.
Tom'u aradın mı?¿Llamaste a Tom?
Beni kim aradı?¿Quién me llamó?
Kapının anahtarını aradı.Buscó la llave de la puerte.
Bir saat boyunca kitabı aradım.Estuve buscando el libro durante una hora.
Bütün gün mektubu aradı.Estuvo buscando la carta todo el día.
Bu, aradığın kitap.Este es el libro que estabas buscando.