Ana içeriğe geç
Sözlük

aradı ile cümle

aradı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Geliştiriciler, oyunculara dijital KKO'ler sunmak için başka gelir modelleri de aradılar.Developers have also looked for other revenue models for offering digital CCGs to players.
Sonra ses, "Aradığınız kişi Konyalı Celaleddin'dir" der.The voice then said, "The one you seek is Jalal ud-Din of Konya."
Teori, firmaların nakliye ve işçilik için minimum maliyetli bir yer aradıklarını vurgular.It emphasizes that firms seek a site with minimum costs for transport and labor.
Amansız bir kazma olduğumuz her yerde kavgayı aradık. ...We sought the fight everywhere we were an unrelenting pickaxe. ...
Bölgedeki Brezilyalıların sayısı arttı ve özellikle kuzeydoğuda orman zenginliği aradı.The number of Brazilians in the region grew, searching forest wealth, mainly in the northeast.
Porto, Asunta'nın babasını ve onu görmemiş birçok arkadaşını aradığını söyledi.[1]Porto said that she called Asunta's father and many of her friends, none of whom had seen her.[1]
Erkek ve dişiye katılın, aradığınızı bulacaksınız.Join the male and the female, and you will find what is sought.
Onu aradım ve bunun gereksiz olduğunu söyledim.I called him and said that it's unnecessary.
Zaten Lucy aradı mı?Hat Lucy schon angerufen?
Bu benim aradığım şey.Danach habe ich gesucht.
Kız ormana gitti ve mantar aradı.Das Mädchen ging in den Wald und suchte Pilze.
Her yeri aradım fakat cüzdanımı bulamıyorum.Ich suchte überall, aber ich kann meine Geldbörse nicht finden.
Tom aradığı anahtarları buldu.Tom hat den Schlüssel gefunden, den er gesucht hatte.
Tom'u aradın mı?Hast du Tom angerufen?
Anahtar için ceplerini aradı.Er durchsuchte seine Hosentaschen nach seinem Schlüssel.
Dün gece çok geç saatlerde beni aradı.Er hat mich gestern Nacht zu später Stunde angerufen.
Bu benim aradığım şey değil.Das ist nicht das, was ich suche.
Tom aradı mı?Hat Tom schon angerufen?
Oyuncağını aradığım çocuk benim oğlum.Das Kind, dessen Spielzeug ich suche, ist mein Sohn.
Tom'u aradım.Ich suchte Tom.
Bu tam aradığım şey.Das ist genau das, was ich gesucht habe.
Bu saatte aradığım için üzgünüm.Tut mir leid, dass ich zu dieser Zeit anrufe.
Bana hemen kim olduğunu ve burada ne aradığını söyle!Sag mir sofort, wer das war und was er hier gesucht hat!
Mutluluğa aradığında değil, onun seni bulmasına izin verdiğinde ulaşırsın.Glück findest du nicht, wenn du es suchst, sondern wenn du zulässt, dass es dich findet.
Bir şeye gözlerinin takılı kalması, sana ruhunun neyi aradığını gösterir.Woran deine Augen hängen bleiben, zeigt dir, wonach deine Seele sucht.
O aradı. Daha sık gelmeliymişim.Er hat angerufen. Ich solle öfter kommen.
Kendisini aradığım adam amcamdır.Der Mann, den ich suche, ist mein Onkel.
Ben evdeyken aradı.Während ich zuhause war, hat sie angerufen.
Biz evdeyken aradı.Während wir zuhause waren, hat sie angerufen.
Tom bana Mary'yi aradığını söyledi.Tom sagte mir, dass er Maria suche.
Beni almak için aradı.Sie hat angerufen, dass ich sie abholen soll.
Ancak orada aradığını bulamadı.Doch auch dort fand er nicht, was er suchte.
Ganj vadisinde altı yıl geçirmiş; ancak orada ne iç huzuru ne de aradığı cevapları bulabilmiştir.Sechs Jahre verbrachte er so im Tal des Ganges, doch er fand weder innere Ruhe noch die ersehnten Antworten.
Aradığı kişiyi buldu.Der suchende Mensch.
Colin beni aradı.Colin nahm sie mit.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Von Valencia aus floh er mit seiner Familie nach Neapel.
Evet, aradığı O'ydu.Dieser Mann war, wie ich ihn suchte.
İki genç kadın 911'i aradı.Die beiden Brüder werden 1179 genannt.
Bakanlığı aradım, kimseye ulaşamadım.Ich konnte niemanden mehr erreichen und niemand konnte mich erreichen.
Aradığımız köprü de ortaya çıkmış gibi görünüyor.Die ebenfalls gesuchten Reste der Brücke auf dieser Insel konnten nicht gefunden werden.
Sen gelmeden önce baban aradı.Sie habe ihren Vater dann dort hingeschickt.
Sözlükte aradınız mı hiç?Ratgeber Heute schon geschrieben?
Daha sonra kocasını aradı, bazı raporlara göre cep telefonu şifresini istemek için aradı. .Von seinem Vater will er kurz darauf wissen, ob er an sein Mobiltelefon gegangen sei.
Christiane onu telefonla aradıktan sonra polise araştırmalarında yardım eder.Frau Hoop bat mich ihr bei den Nachforschungen nach ihrem Mann zu helfen.
Aradığınız adres bu mahallede değil(dir).Aber an der angegebenen Adresse finden sie keine Spur von ihr.
Fakat aradığı saati kayıptır.Die Uhr ist aber verloren gegangen.
Bu arama motoru insanların aradıkları dosyaları bulmaya çalışıyordu.Versuchsansatz entdeckte Koch die gesuchten Erreger.
Hatta parlamentodan kurtulmanın yollarını aradı.Notfalls griff sie zum Mittel der Parlamentsauflösung.
Onu telefonda aradım.Je l'ai appelé au téléphone.
Onu her aradığımda, o dışarıda.À chaque fois que j'appelle, il est absent.
Benim aradığım sözlüğün ta kendisi!C'est précisément le dictionnaire que je cherchais.
Tam aradığınız şeyi buldum.J'ai trouvé précisément ce que vous aviez cherché.
Aradığım şey tam da gözümün önündeymiş.Ce que je cherchais était précisément là sous mes yeux.
Uzun zamandan beri ilk kez beni aradı.Elle m'a appelé pour la première fois depuis longtemps.
Yağmurdan sığınacak bir yer aradı.Il chercha à s'abriter de la pluie.
Ah! Eğer kalbimi okusan, ne kadar gerçeği arzuladığını bilirsin; onu tutkuyla aradığını bilirsin.Ah ! si tu lis dans mon cœur, tu sais combien il désire la vérité ; tu sais qu'il la recherche avec passion.
Aradığım kitabı bulabildim.J'ai retrouvé le livre que je cherchais.
Ben onu aradığımda, o henüz eve gelmişti.Elle venait de rentrer chez elle au moment où j'ai téléphoné.
Onun kimi aradığını bilmiyorum.Je ne sais pas qui il cherche.
Tam olarak aradığın kişi o.Il est précisément celui que tu cherches.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod