arabasını ile cümle
arabasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin arabasının neye benzediğini biliyor.Tom knows what Mary's car looks like.
Tom geçen ay arabasını çaldırdı.Tom had his car stolen last month.
Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.Tom had his car key in his left hand.
Tom arabasını kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock his car.
Tom el arabasını kum ile doldurdu.Tom filled the wheelbarrow with sand.
Tom arabasını bir uçurumdan sürdü.Tom drove his car off a cliff.
Tom arabasını bir köprüden sürdü.Tom drove his car off a bridge.
Tom arabasını Mary'ye emanet etmiyor.Tom doesn't trust Mary with his car.
Tom arabasını o kadar çok paraya satmayı ummuyordu.Tom didn't expect to sell his old car for so much money.
Tom arabasını nereye parkettiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly where he parked his car.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom arabasını park yerinden çıkardı.Tom backed his car out of the parking space.
Tom arabasını garajdan çıkardı.Tom backed his car out of the garage.
Bomba Tom'un arabasını parçalara ayırdı.The bomb blew Tom's car to smithereens.
Tom size arabasını sürdürdü mü?Did Tom let you drive his car?
Tom Mary'ye arabasını sürdürdü mü?Did Tom let Mary drive his car?
Patrondan arabasını ödünç almayı istemeye cüret etmem.I don't dare ask the boss to borrow the car.
Tom'un arabasının 100 beygir gücü var.Tom's car has 100 horsepower.
Onun arabasının altında saklanan iki kedi var.There are two cats hiding under her car.
Arabasını hep çok hızlı kullanır.He always drives his car too fast.
Tom babasının arabasını çaldı.Tom stole his father's car.
Tom arabasını sürüyor.Tom is driving his car.
Tom arabasını yıkıyor.Tom is washing his car.
Tom arabasını onarıyor.Tom is repairing his car.
Tom arabasını henüz ısıtmadı.Tom hasn't heated up his car yet.
Tom'un arabasını en son ne zaman sürdün?When was the last time you drove Tom's car?
O, yeni arabasını sokağa park etmek istemedi.He didn't want to park his new car on the street.
Neden Tom'un arabasını kullanıyorsun?Why are you driving Tom's car?
Tom'un arabasını nasıl böylesine küçük bir yere park etmeyi başardığını merak ediyorum.I wonder how Tom managed to park his car in such a small space.
Tom'un arabasını satmak için acelesi yok.Tom is in no hurry to sell his car.
Tom arabasını çekti.Tom pulled up in his car.
Büyükbabamın arabasının bu resmine bak.Look at this picture of my grandfather's car.
Tom arabasını tamir etmesine kimin yardım edeceğini söyledi mi?Did Tom say who was going to help him fix his car?
Biri Tom'a arabasını nerede park etmesi gerektiğini söyledi mi?Did anyone tell Tom where he should park his car?
Tom neden arabasını kullanmana izin vermeyecek?Why won't Tom let you use his car?
Kimin arabasının yoldan çıktığını öğrendim.I found out whose car went off the road.
Sanırım Tom'un arabasını satın almaya çalışmalıyız.I think we should try to buy Tom's car.
Tom'un arabasını kimin çaldığını öğrenelim.Let's find out who stole Tom's car.
Tom yeni arabasının bir resmini çekmemi istiyor.Tom wants me to take a picture of his new car.
Tom'un arabasını kimin çalmak isteyeceği konusunda herhangi bir fikrin var mı?Do you have any idea who'd want to steal Tom's car?
Sormadan Tom'un arabasını ödünç almak istediğinden emin misin?Are you sure you want to borrow Tom's car without asking?
Tom arabasının ön koltuğunda bir şey buldu.Tom found something on the front seat of his car.
Tom arabasını özel araba yolunda tam Mary'nin arabasının arkasına park etti.Tom parked his car in the driveway just behind Mary's car.
Tom Mary'ye arabasını yıkattı.Tom made Mary wash his car.
Tom'un arabasını görmüyorum.I don't see Tom's car.
Tom'un arabasının çalındığını bilmiyordum.I didn't know that Tom's car was stolen.
Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.I heard Tom's car drive up, but he hasn't come in yet.
Tom'un arabasını tanıdım.I recognized Tom's car.
Hırsız, polis arabasını görür görmez kaçtı.The thief ran off as soon as he saw the police car.
Tom arabasının bagajında bir av bıçağı bulundurur.Tom keeps a hunting knife in the trunk of his car.
Tom'un arabasını park alanında gördüm.I saw Tom's car in the parking lot.
Tom'un arabasının araba yoluna girdiğini gördüm.I saw Tom's car pull into the driveway.
Tom ve Mary John'un arabasının arka koltuğunda birbirinin yanında oturmuştu.Tom and Mary were seated next to each other in the back seat of John's car.
Tom arabasının bagajına yedek lastik koydu.Tom put the spare tire in the trunk of his car.
Tom arabasını nereye park ettiğini bana söylemezdi.Tom wouldn't tell me where he parked his car.
Arabasını tamir etmek için Tom'un anahtarlarımı ödünç almasına izin verdim.I let Tom borrow my wrenches to fix his car.
Tom yarın arabasını kullanmama izin vermeyi önerdi.Tom offered to let me use his car tomorrow.
Tom on sekiz yaşındayken ilk arabasını aldı.Tom got his first car when he was eighteen.
Tom arabasını en son nerede gördüğünü biliyordu.Tom knew where he had last seen his car.
Tom arabasını nereye park etiğini biliyordu.Tom knew where he had parked his car.