arabasını ile cümle

arabasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Tom Mary'nin arabasının gitmesini duydu.Tom heard Mary's car drive off.
Tom her hafta arabasını yıkar.Tom washes his car every week.
Tom'un arabasını yıkaması gerekiyordu.Tom needed to wash his car.
Tom arabasının nerede olduğunu biliyordu.Tom knew where his car was.
Tom Mary'nin arabasını gösterdi.Tom pointed to Mary's car.
Tom arabasını kilitledi.Tom locked his car.
Erkek kardeşim arabasını hafta sonunda yıkamayı sever.My brother likes to wash his car on the weekend.
Tom arabasının çekilerek götürüldüğünü görmek içim tam zamanında restorandan çıktı.Tom walked out of the restaurant just in time to see his car being towed away.
Tom çantaları arabasının bagajına yükledi.Tom loaded the bags into the trunk of his car.
Tom arabasını özel araba yoluna çekti.Tom pulled his car into the driveway.
Tom arabasını çalıştırdı ve uzaklaştı.Tom started his car and drove away.
Cenaze arabasını kim sürüyordu?Who was driving the hearse?
Cenaze arabasını kim kullanıyordu?Who was driving the hearse?
Tom arabasını parka koydu.Tom put his car into park.
Tom arabasını parçaladı.Tom totaled his car.
O, posta arabasını soydu.He robbed the mail coach.
O eski arabasını bana sattı.Tom sold me his old car.
Tom arabasını Mary'ye sattı.Tom sold his car to Mary.
Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.Tom had two pairs of skis tied to the roof of his car.
Tom zaten arabasını sattı.Tom has already sold his car.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti.Tom lost control of his car.
Tom arabasını nereye park edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know where to park his car.
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.Tom bumped his head on the ceiling of the car.
Tom arabasını çaldığını söyledi.Tom said you stole his car.
Birisi Tom'un arabasını çaldı.Someone stole Tom's car.
Tom yeni arabasını seviyor.Tom likes his new car.
O, arabasını hızlandırdı.She accelerated her car.
Tom'un arabasının bagajında birkaç altın tozu torbası vardı.Tom had several bags of gold dust in the trunk of his car.
Arabasını tamir etmek için Tom'dan ne kadar para aldın?How much did you charge Tom to fix his car?
Tom'un geçen hafta arabasını sattığını biliyorum.I happen to know that Tom sold his car last week.
Tom'un arabasını yıkamasına yardım ettim.I helped Tom wash his car.
Babamın arabasını sürmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to drive my father's car.
Tom'un arabasını çalmayı öneren sensin.You're the one who suggested stealing Tom's car.
Tom bana arabasını nereye park edebileceğini sordu.Tom asked me where he could park his car.
Tom arabasını garaja geri geri girdirdi.Tom backed his car into the garage.
Tom hafta sonu Mary'nin arabasını ödünç aldı.Tom borrowed Mary's car over the weekend.
Tom arabasını satmaya karar verdi.Tom decided to sell his car.
Tom arabasını satmak istemiyordu ama başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to sell his car, but he had no choice.
Tom arabasının kirli olup olmadığını gerçekten umursamıyor.Tom doesn't really care if his car is dirty.
Tom arabasını kardan kazıp çıkarmak zorunda kaldı.Tom had to dig his car out of the snow.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.Tom picked up the can of gasoline and started walking back to his car.
Tom arabasının kilidini açtı.Tom unlocked his car.
Tom arabasını çarptığında muhtemelen sarhoştu.Tom was probably drunk when he crashed his car.
Tom Mary'nin arabasını çaldıktan sonra vicdan azabıyla doluydu ve bir kalemde sildi.Tom was full of remorse after stealing Mary's car and writing it off.
Tom nihayet arabasını çalıştırabildi.Tom was finally able to get his car started.
Tom bana eski arabasını satmaya çalıştı fakat ona ilgilenmediğimi söyledim.Tom tried to sell me his old car, but I told him I wasn't interested.
Dün gece Mary'nin arabasını Tom sürmüş olmalı.Tom must have driven Mary's car last night.
Tom cebine uzandı ama arabasının anahtarları orada değildi.Tom reached into his pocket, but his car keys weren't there.
Tom o fiyata arabasını satamayacak.Tom won't be able to sell his car for that price.
Tom arabasını Boston'a sürdü.Tom drove his car to Boston.
Tom'un eski arabasını 3.000 dolara satın aldım.I bought Tom's old car for $3,000.
Tom bana arabasını kullanmam için izin verdi.Tom gave me permission to use his car.
Tom Mary'nin arabasının torpido gözünde yarısı yenmiş bir hamburger fark etti.Tom noticed a half-eaten hamburger on the dashboard of Mary's car.
Luigi arabasını yıkamadı.Luigi didn't wash his car.
Tom arabasının üstüne bir kılıf koydu.Tom put a cover over his car.
Tom arabasını satın alması için Mary'yi ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary to buy his car.
Tom sarhoştu ve arabasını nereye koyduğunu unuttu.Tom was drunk and forgot where he'd parked his car.
Tom Mary'nin arabasını yıkamasına yardım etti.Tom helped Mary wash her car.
Tom arabasını satmak için umutsuzdu.Tom was desperate to sell his car.

İlgili Sayfalar