arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bana arabasını nereye park edebileceğini sordu.Tom asked me where he could park his car.
Tom arabasını garaja geri geri girdirdi.Tom backed his car into the garage.
Tom hafta sonu Mary'nin arabasını ödünç aldı.Tom borrowed Mary's car over the weekend.
Tom arabasını satmaya karar verdi.Tom decided to sell his car.
Tom arabasını satmak istemiyordu ama başka seçeneği yoktu.Tom didn't want to sell his car, but he had no choice.
Tom arabasının kirli olup olmadığını gerçekten umursamıyor.Tom doesn't really care if his car is dirty.
Tom arabasına bindi ve ambulansı takip etti.Tom got in his car and followed the ambulance.
Tom arabasına bindi, motoru çalıştırdı ve uzaklaştı.Tom got into his car, started the engine, and drove away.
Tom arabasını kardan kazıp çıkarmak zorunda kaldı.Tom had to dig his car out of the snow.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Tom yaşlı bayana malzemelerini arabasına taşımak için yardım etmeyi önerdi.Tom offered to help the old lady carry her groceries out to her car.
Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.Tom picked up the can of gasoline and started walking back to his car.
Mary süpermarkette iken Tom arabasında kaldı.Tom remained in his car while Mary was in the supermarket.
Tom arabasında bir sorun olduğunu düşünüyordu.Tom thought something was wrong with his car.
Tom arabasının kilidini açtı.Tom unlocked his car.
Tom arabasını çarptığında muhtemelen sarhoştu.Tom was probably drunk when he crashed his car.
Mary üstü açılabilir kırmızı spor arabasıyla uzaklaşırken Tom izledi.Tom watched as Mary drove away in her red convertible sports car.
İtfaiye arabası yolda.The fire engine is on its way.
Tom Mary'nin arabasını çaldıktan sonra vicdan azabıyla doluydu ve bir kalemde sildi.Tom was full of remorse after stealing Mary's car and writing it off.
Tom nihayet arabasını çalıştırabildi.Tom was finally able to get his car started.
Tom vurulduğunda arabasına binmek üzereydi.Tom was about to get into his car when he was shot.
Tom bana eski arabasını satmaya çalıştı fakat ona ilgilenmediğimi söyledim.Tom tried to sell me his old car, but I told him I wasn't interested.
Tom yeni spor arabasıyla Park Caddesinde dolaştı.Tom cruised down Park Street in his new sports car.
Dün gece Mary'nin arabasını Tom sürmüş olmalı.Tom must have driven Mary's car last night.
Tom arabasına döndü ve uzaklaştı.Tom got back in his car and drove away.
Tom arabasına bindi ve motoru çalıştırdı.Tom got in his car and started the engine.
Tom isteksizce arabasına tekrar bindi.Tom reluctantly got back into his car.
Onun güzel bir evi ve güzel bir arabası var. O mutlu olmalı.He has a nice house and nice car. He must be happy.
Tom'un arabasına yeniden sahip olundu.Tom's car has been repossessed.
Tom'un iyi bir arabası, iyi bir evi ve iyi bir işi var.Tom has a nice car, a nice home and a good job.
Tom arabasında uyudu.Tom slept in his car.
Tom cebine uzandı ama arabasının anahtarları orada değildi.Tom reached into his pocket, but his car keys weren't there.
Tom'un arabasına ne olduğunu ortaya çıkardın mı?Did you find out what happened to Tom's car?
Babamın arabası anneminkinden küçük.My father's car is smaller than that of my mother.
Bu, Luca'nın arabası.This is Luca's car.
Kız kardeşimin arabası pembe renklidir.My sister's car is pink.
Tom'un eski arabasına ne olduğu umurunda değil.Tom doesn't care what happens to his old car.
Tom o fiyata arabasını satamayacak.Tom won't be able to sell his car for that price.
Tom arabasını Boston'a sürdü.Tom drove his car to Boston.
Tom bana arabası için yeni bir akü satın almak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to buy a new battery for his car.
Tom'un eski arabasını 3.000 dolara satın aldım.I bought Tom's old car for $3,000.
Amerikalılar birçok Japon arabası satın alırlar.Americans buy a lot of Japanese cars.
Tom Mary'yi arabasıyla eve bıraktı.Tom gave Mary a lift home.
Tom bana arabasını kullanmam için izin verdi.Tom gave me permission to use his car.
Tom Mary'nin arabasının torpido gözünde yarısı yenmiş bir hamburger fark etti.Tom noticed a half-eaten hamburger on the dashboard of Mary's car.
Luigi arabasını yıkamadı.Luigi didn't wash his car.
Tom arabasının üstüne bir kılıf koydu.Tom put a cover over his car.
Tom arabasını satın alması için Mary'yi ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary to buy his car.
Tom sarhoştu ve arabasını nereye koyduğunu unuttu.Tom was drunk and forgot where he'd parked his car.
Tom Mary'nin arabasını yıkamasına yardım etti.Tom helped Mary wash her car.
Tom arabası olan biri.Tom is the one with a car.
Tom arabasını satmak için umutsuzdu.Tom was desperate to sell his car.
Tom'un arabasının nerede park edildiğini biliyor musunuz?Do you know where Tom's car is parked?
Tom'un mavi bir arabası var.Tom owns a blue car.
Firar arabası son model beyaz sedandı.The getaway car was late model white sedan.
Tom arabasında uyuyor.Tom is sleeping in his car.
Tom Mary'yi onun eski arabasını almaya ikna etti.Tom talked Mary into buying his old car.
Bu bir şirket arabası.This is a company car.
Tom her zaman arabasına titizlikle baktı.Tom has always looked after his cars fastidiously.
Bana Tom'un ne tür bir arabası olduğunu söyle.Tell me what kind of car Tom has.
İlgili Sayfalar