arabası ile cümle
arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom arabasına bindi, kapıyı kapattı ve uzaklaştı.Tom got into his car, closed the door and drove away.
Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.Tom noticed a police car in the rear-view mirror.
Tom çantaları arabasının bagajına yükledi.Tom loaded the bags into the trunk of his car.
Tom'un arabası özel araba yoluna çekildi.Tom's car has just pulled into the driveway.
Tom arabasından indi ve kapıyı açtı.Tom got out of his car and opened the gate.
Tom Mary'yi arabasıyla eve götürecek.Tom will be driving Mary home in her car.
Tom arabasını özel araba yoluna çekti.Tom pulled his car into the driveway.
Tom arabası olan kişi, ben değilim.Tom is the one with the car, not me.
Sen arabası olan tek kişi değilsin.You're not the only one with a car.
Tom'un arabasına ne olduğunu biliyoruz.We know what happened to Tom's car.
Tom arabasını çalıştırdı ve uzaklaştı.Tom started his car and drove away.
Tom arabasına bindi ve sürdü.Tom got into his car and drove off.
Bebek arabası çocuk odasında.The stroller is in the baby's room.
Tom arabasına bindi ve uzaklaştı.Tom got in his car and drove away.
Tom'un, arabasıyla ilgili bir sorunu vardı.Tom had a problem with his car.
Tom'un arabası bir kamyon tarafından çarpıldı.Tom's car was hit by a truck.
Cenaze arabasını kim sürüyordu?Who was driving the hearse?
Cenaze arabasını kim kullanıyordu?Who was driving the hearse?
Tom arabasını parka koydu.Tom put his car into park.
Tom golf arabasına bindi.Tom got in the golf cart.
Tom arabasını parçaladı.Tom totaled his car.
Tom arabasına koştu.Tom ran to his car.
Bu Tom'un arabası.This is Tom's car.
Dün gece bir polis arabası tarafından durduruldum.I was stopped by a police car last night.
Tom arabası ile ilgili bazı sorunlar yaşıyor.Tom is having some problems with his car.
O, posta arabasını soydu.He robbed the mail coach.
Tom'un arabası pahalı.Tom's car is expensive.
O, karavanı arabasına bağladı.He hitched the caravan to his car.
Onun arabası maviydi. Onun arabası kırmızıydı.His car was blue. Her car was red.
Onun arabası maviydi ve onunki kırmızıydı.His car was blue and hers was red.
O eski arabasını bana sattı.Tom sold me his old car.
Tom arabasına bindi ve çabucak uzaklaştı.Tom got into his car and quickly drove off.
Tom arabasından çıktı.Tom climbed out of his car.
Tom arabasını Mary'ye sattı.Tom sold his car to Mary.
Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.Tom had two pairs of skis tied to the roof of his car.
Onun sarı bir spor arabası var.He owns a yellow sports car.
Bir ekonomi arabası istedin, değil mi?You wanted an economy car, didn't you?
Tom arabasına bindi ve kapıyı çarparak kapattı.Tom got into his car and slammed the door.
Tom bankadan gelen caddenin öbür tarafında arabasında bekledi.Tom waited in his car across the street from the bank.
Tom zaten arabasını sattı.Tom has already sold his car.
Tom arabasının kontrolünü kaybetti.Tom lost control of his car.
Tom arabasını nereye park edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know where to park his car.
Maria arabası bozulduğu için metroya bindi.Maria took the metro, since her car broke down.
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.Tom bumped his head on the ceiling of the car.
Tom arabasıyla gurur duyar.Tom is proud of his car.
Tom arabasını çaldığını söyledi.Tom said you stole his car.
Birisi Tom'un arabasını çaldı.Someone stole Tom's car.
Tom yeni arabasından memnun.Tom is pleased with his new car.
Tom yeni arabasını seviyor.Tom likes his new car.
O, arabasını hızlandırdı.She accelerated her car.
Tom'un arabasının bagajında birkaç altın tozu torbası vardı.Tom had several bags of gold dust in the trunk of his car.
Tom'un arabası yolun ortasında park edilmiş.Tom's car is parked in the middle of the road.
Arabasını tamir etmek için Tom'dan ne kadar para aldın?How much did you charge Tom to fix his car?
Tom'un başka kaç tane arabası var?How many other cars does Tom own?
Tom'un geçen hafta arabasını sattığını biliyorum.I happen to know that Tom sold his car last week.
Tom'un arabasını yıkamasına yardım ettim.I helped Tom wash his car.
Babamın arabasını sürmeme izin verilmiyor.I'm not allowed to drive my father's car.
Devriye arabası kayarak durdu.The patrol car skidded to a stop.
Polis arabası kayarak durdu.The police car skidded to a stop.
Tom'un arabasını çalmayı öneren sensin.You're the one who suggested stealing Tom's car.
İlgili Sayfalar