arabası ile cümle
arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Tom etmemesi gerektiğini bilmesine rağmen, arabasını yangın musluğunun önüne parketti.Tom parked his car in front of a fire hydrant even though he knew he shouldn't.
Tom arabasını bir metro park garajında parketti.Tom parked his car in an underground parking garage.
Tom arabasını parketti ve indi.Tom parked his car and got out.
Tom Mary'nin arabasının arkasında parketti.Tom parked behind Mary's car.
Tom Mary'nin arabasının neye benzediğini biliyor.Tom knows what Mary's car looks like.
Tom geçen ay arabasını çaldırdı.Tom had his car stolen last month.
Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.Tom had his car key in his left hand.
Tom eski arabasından kurtuldu.Tom got rid of his old car.
Tom arabasını kilitlemeyi unuttu.Tom forgot to lock his car.
Tom el arabasını kum ile doldurdu.Tom filled the wheelbarrow with sand.
Tom arabasını bir uçurumdan sürdü.Tom drove his car off a cliff.
Tom arabasını bir köprüden sürdü.Tom drove his car off a bridge.
Tom her gün işe arabasıyla gider.Tom drives his car to work every day.
Tom arabasını Mary'ye emanet etmiyor.Tom doesn't trust Mary with his car.
Tom arabasını o kadar çok paraya satmayı ummuyordu.Tom didn't expect to sell his old car for so much money.
Tom arabasına geri bindi.Tom climbed back into his car.
Tom arabasını nereye parkettiğini tam olarak hatırlayamıyor.Tom can't remember exactly where he parked his car.
Tom arabasının çalındığını bildirmek için sigorta şirketini aradı.Tom called the insurance company to report that his car had been stolen.
Tom arabasını park yerinden çıkardı.Tom backed his car out of the parking space.
Tom arabasını garajdan çıkardı.Tom backed his car out of the garage.
Bomba Tom'un arabasını parçalara ayırdı.The bomb blew Tom's car to smithereens.
Tom size arabasını sürdürdü mü?Did Tom let you drive his car?
Tom Mary'ye arabasını sürdürdü mü?Did Tom let Mary drive his car?
Kız kardeşimin bir arabası yok.My sister doesn't have a car.
Arabası diz boyu kara gömüldü.His car was stuck in knee-deep snow.
Patrondan arabasını ödünç almayı istemeye cüret etmem.I don't dare ask the boss to borrow the car.
Tom her zaman onun arabasındaki sandıkta bir set atlama kabloları saklar.Tom always keeps a set of jumper cables in the trunk of his car.
Tom onun arabasına atlayıp çalıştırmaya ihtiyaç duydu.Tom needed to jump start his car.
Tom arabasındaki anahtarları kilitledi.Tom locked his keys in his car.
Sürücü eski arabasına derinden bağlandı.The driver is deeply attached to his old car.
Bir polis arabası yolun kenarında durdu.A police car has stopped on the side of the road.
Felipe'nin iki arabası ve bir bisikleti vardır.Felipe has two cars and one bike.
Felipe'nin iki arabası ve bir motosikleti var.Felipe has two cars and one motorcycle.
Onun büyük bir evi ve iki arabası var.He has a large house and two cars.
Tracy'nin bir evi ve bir arabası vardır.Tracy has a house and a car.
Tom'un arabasının 100 beygir gücü var.Tom's car has 100 horsepower.
Tom'un arabası 70 mph'lik bir üst hıza sahiptir.Tom's car has a top speed of 70 mph.
Nüfusun yüzde 20'den fazlasının kendi arabası var.More than 20% of the population owns a car.
Tom'un arabası bozuldu.Tom's car broke down.
Tom'un bir arabası var.Tom has a car.
Geçmişte insanlar at arabasıyla yolculuk ederlerdi.In the past, people used to travel by a diligence.
O, arabasına bindi.He climbed into his car.
Arabasına binmesi için bekliyorum.I'm waiting for her to climb into her car.
Onun arabasının altında saklanan iki kedi var.There are two cats hiding under her car.
Onun arabası boştu.His car was empty.
Arabasını hep çok hızlı kullanır.He always drives his car too fast.
Neden artık onun bir arabası yok?Why doesn't he have a car any more?
Onun iki arabası var.He's got two cars.
Tom babasının arabasını çaldı.Tom stole his father's car.
Tom arabasını sürüyor.Tom is driving his car.
Tom arabasını yıkıyor.Tom is washing his car.
Tom arabasını onarıyor.Tom is repairing his car.
Tom yeni arabasından övünerek söz eder.Tom is bragging about his new car.
Neden bir Fransız arabası satın aldın?Why did you buy a French car?
Neden bir Fransız arabası satın almadın?Why did you buy a French car?
Neden bir Japon arabası almadın?Why didn't you buy a Japanese car?
O yeni arabasından memnundu.He was satisfied with his new car.
Tom arabasını henüz ısıtmadı.Tom hasn't heated up his car yet.
Tom'un arabasını en son ne zaman sürdün?When was the last time you drove Tom's car?
O, arabasıyla işe gelmedi.He didn't come to work with his car.
İlgili Sayfalar