arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Mesela bir gün Leyla'nın arabasını çektirip güllerle donatır.En voiture Manuela renverse un cycliste et tombe amoureuse de Rolland.
Kış günlerinde "arabaşı" yemeği yapılır ve akrabalar, komşular ve dostlar davet edilir.Le matin, le soumalak encore chaud est offert aux voisins, proches et amis.
Laue'nin arabası ise Berlin Otobanı'ndan çıkarak devrildi.Le motard a fini de réparer la voiture de Bart.
5 Eylül 1977'de şoförü sokağın ortasında karşısına çıkan bebek arabası yüzünden durmak zorunda kaldı.Le 5 septembre 1979, alors qu'il est entraîneur, il est victime d'un accident de moto en rentrant chez lui.
Bir gün tek başına kullandığı arabasıyla kaza yaparak ölür.Un jour, il est accidentellement tué par une voiture dans un accident de la route.
Filmin özgün adının anlamı Posta Arabası dır.Le deuxième tableau du film a son nom pour titre.
David arabasını ATM'nin yakınına park eder.La voiture de Michel tombe en panne près du camping.
Wombat genellikle iki tekerlekli yük arabasıyla çekiliyordu.Le train effectue généralement deux tours de circuit.
Marco'nun arabasının adı "Thunder Giant"tir.El nombre del coche de Marco es "Thunder Giant".
Şu, onun arabası.Ese es su coche.
O, onun arabası.Es su coche.
Amcam bana arabasını verdi.Mi tío me dio su coche.
Tom Mary'nin arabasını Boston'a sürdü.Tom condujo el coche de Mary hasta Boston.
Erkek kardeşlerin her birinin bir arabası var.Cada uno de los hermanos tiene un coche.
Yarın arabasız yapabilir misin? Ona ihtiyacım var.¿Puedes estar sin el auto mañana? Lo necesito.
Tom Mary'nin arabasını sürmemeliydi.Tom no debería haber conducido el coche de Marie.
Eğer doğru hatırlıyorsam, Tom arabasını Mary'ye sadece 500 dolara sattı.Si no recuerdo mal, Tom le vendió su coche a Mary por solo 500 dólares.
Gerçekten Tom'un arabasında Boston'a gitmiyorsun, değil mi?En realidad no estás yendo a Boston en el coche de Tom, ¿verdad?
O, evde olmalı. Garajında arabasını görüyorum.Debe de estar en casa, veo su coche en el garaje.
Tom arabasının anahtarını sol eline aldı.Tom cogió las llaves de su coche con la mano izquierda.
Onun üç arabasından biri mavi ve diğerleri kırmızıdır.Uno de sus tres autos es azul, y los otros rojos.
Sanırım bu onun arabası.Creo que este es su coche.
Tom arabasına geri bindi.Tom volvió a meterse en su coche.
Onun bir arabası var.Él tiene un coche.
Bu kimin arabası?¿De quién es este coche?
Bunun kimin arabası olduğunu merak ediyorum.Me pregunto de quién será este auto.
Tom Mary'nin arabasına bindi.Tom se subió al coche de Mary.
Onun arabası benimkine benziyor.Su coche se parece al mío.
O, arabasını Yokohama'ya sürdü.Condujo su coche hasta Yokohama.
O, dün arabasını çaldırdı.Ayer le robaron el coche.
Öğretmenimiz yeni arabasını seviyor.A nuestro profesor le encanta su nuevo coche.
Onun iki arabası var.Él tiene dos coches.
Dün gece arabasını çaldırdı.Anoche le robaron el coche.
Tom'un bir arabası var.Tom tiene un coche.
Bana onun arabasını kullanabileceğimi söyledi.Él me dijo que podía usar su coche.
Dünyanın en hızlı arabası hangisidir?¿Cuál es el auto más rápido del mundo?
Erkek kardeşimin arabasını yıkıyorum.Estoy lavando el auto de mi hermano.
Eski arabasını Kobe'deki bir adama satmak istiyor.Quiere vender su coche viejo a un hombre de Kobe.
Tom şemsiyesini Mary'nin arabasında bırakmış olabilir.Puede que Tom se haya dejado el paraguas en el coche de Mary.
O arabasında yaşar.Vive en su coche.
Bu kimin arabası, biliyor musun?¿Sabes de quién es este coche?
Bunun kimin arabası olduğunu biliyor musun?¿Sabes de quién es este coche?
Bob arabasına bindi.Bob entró en su coche.
Büyük bir evi ve iki arabası var.Tiene una casa grande y dos coches.
Tom'un arabası ne renk?¿De qué color es el coche de Tom?
O, Tom'un arabası.Ese es el auto de Tom.
Tom'un arabasını görmüyorum.No veo el coche de Tom.
Tom arabasından indi.Tom se bajó de su coche.
Tom'un hızlı bir arabası var.Tom tiene un coche rápido.
Tom arabasına bindi.Tom se metió en su coche.
O, arabasını kırmızı ışıkta durdurmadı.No detuvo su coche ante el semáforo en rojo.
Onların bir arabası yok.No tienen coche.
Tom'un arabasını deponun dışına park edilmiş gördüm.Vi el coche de Tom aparcado afuera del almacén.
Tom arabasının anahtarlarını kaybetti.Tom perdió las llaves de su coche.
Tom arabasının anahtarlarını arıyor.Tom está buscando las llaves de su coche.
O, arabasına bindi.Se subió a su coche.
Kız kardeşimin arabası pembe renklidir.El coche de mi hermana es rosa.
Bu bir şirket arabası.Este es un coche de empresa.
Tom arabasına bindi, kapıyı kapattı ve uzaklaştı.Tom se montó en su coche, cerró la puerta y se alejó.
Mary'nin arabası orada.El coche de Mary está ahí.
İlgili Sayfalar