arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Saat 19:30 sularında gazete binasından çıkan Abdi İpekçi arabasına bindi.Kurz vor 10:30 Uhr fuhr er mit einem Auto direkt vor das Regierungsgebäude.
4 avcı, her biri 4 atın çektiği iki savaş arabası sürmektedir.Rechts davon jagen zwei Reiter vier Streitwagen nach.
Evi ve arabası arandı.Seine Sachen und sein Auto wurden gefunden.
Bir gün tek başına kullandığı arabasıyla kaza yaparak ölür.Der verursacht mit seinem Wagen einen Unfall, bei dem er umkommt.
Cameron'ın babasının arabası Ferrari değildi.Schnellster Fahrer, der keinen Ferrari fuhr, war Moss.
Çöp arabası, çöplüklere giderek çöpleri boşaltır.Die Müllabfuhr sammelt den Abfall aus den Mülltonnen ein.
SüngerBob'un arabasını bir adam alır.Dann verkauft er der GmbH ein Auto.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.Am 19. April 1906 geriet Pierre Curie unter die Räder eines Lastfuhrwerkes und starb noch am Unfallort.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Einige Pferderinge an den Bürgersteigkanten in der Nähe der Kirche.
Daria arabasına biner ve uzaklaşır.Jade steigt in ihr Auto und fährt weg.
Partinin sonunda arabasının çekilmiş olduğunu bulan Mia apartmanına yürümek zorunda kalır.Auf dem Parkplatz muss sie anschließend beobachten, wie ihr Auto abgeschleppt wird.
At arabasının üzerinde cesetler yığılıdır.Ihren Leichnam begruben sie im Pferdestall.
Kimi zaman midilli arabasında koşuma çekilirler.Gelegentlich wird er in seinem Spiel von Autos unterbrochen.
1803 yılında ise daha güçlü ikinci arabasını yaptı.1902 entwarf er ein weiteres Fahrzeug.
Polis arabası, polisler tarafından resmi görevlerini yerine getirmek amacıyla kullanılan taşıttır.Militärfahrzeuge sind alle Fahrzeuge, die von Streitkräften zur Erfüllung ihrer Aufgaben verwendet werden.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Phaethon erbittet sich nun, für einen Tag den Sonnenwagen lenken zu dürfen.
Birçok kişiye göre şimdiye kadarki en başarılı BMW arabasıydı.Der 3er ist die meistgebaute Fahrzeugreihe von BMW.
16 Ekim 2017'de arabasına yerleştirilen bombanın patlaması suretiyle suikast sonucu öldürüldü.Im Oktober 2017 wurde sie durch ein Attentat mit einer Autobombe ermordet.
Bu ailedeki herkesin kendine ait arabası var.Tout le monde dans cette famille a sa propre voiture.
Arabasında bir şeylerin ters gittiğini onayladı.Il confirma que quelque chose n'allait pas avec sa voiture.
Arabasını iki yanı ağaçlı yolun ortasına koydu ve uyudu.Il abandonna la voiture dans une allée et se mit à courir.
Bu Japon arabasına bak.Regarde cette voiture japonaise.
Şu otoparkta arabası çalındı.Sa voiture a été volée dans ce parking.
Tom okula kendi arabasıyla gider.Tom vient à l'école dans sa propre voiture.
Tom'un arabası orada.La voiture de Tom est là.
Tom zaten arabasını sattı.Tom a déjà vendu sa voiture.
Tom'un arabasına ihtiyacım var.J'ai besoin de la voiture de Tom.
Tom asla arabasını yıkamaz.Tom ne lave jamais sa voiture.
Onun arabası orada.Sa voiture est là.
Mary'nin arabası orada.La voiture de Marie est là.
Onların arabası orada.Leur voiture est là.
Tom kendi arabasını sürüyor.Tom conduit sa propre voiture.
O, kendi arabasını sürüyor.Elle conduit sa propre voiture.
Mary kendi arabasını sürüyor.Marie conduit sa propre voiture.
Yeni arabasını gösterdi.Ils ont exhibé leur nouvelle voiture.
Onun kaç tane arabası var?Combien de voitures a-t-il ?
Arabasının anahtarlarını yine kaybetti.Il a encore perdu les clés de sa voiture.
Grup bir süre sonra bir itfaiye arabası bulur.Au petit matin, le groupe trouve un camion de pompier.
Meşhur arabaşı yemeği vardır.Une voiture-restaurant propose des repas de qualité.
Başarılı bir yarış arabasıdır.Cette course est un succès.
Phaeton bir günlüğüne babasının Güneş Arabası'nı sürmek istediğini söyler.Phaéton le prend au mot et réclame de conduire le char du Soleil toute une journée.
1903 - Ford ilk arabasını üretti.1903 : Ford vend sa première automobile.
Kimseye bir şey olmasa da Big Smoke'un arabası havaya uçtu.Peu de temps après Paris, la voiture de Klaus tombe en panne.
Aksi halde arabası elinden alınacaktır.La voiture sera dépannée.
Giorgio Ascanelli yönetimindeki Maserati, FIA GT'ye uygun yarış arabası çalışmalarına başladı.Sous la direction de Giorgio Ascanelli, Maserati développe une voiture de course éligible aux courses FIA.
Birçok kişiye göre şimdiye kadarki en başarılı BMW arabasıydı.Elle est pour l'instant la plus abordable des BMW Motorsport.
Mudplugger arabası ise 4x4 tarzı bir araçtır.La voiture de Jim est une Oldsmobile 442.
T-Bag onu öldürür ve elbiselerini değiştirip arabasını alır.Mais, T-Bag parvient à prendre le dessus et lui vole sa casquette et sa voiture.
Yeşil-beyaz bir yarış arabasına dönüşmüştür.Son mode véhicule est une voiture de course rouge et blanche.
Alternatif modu lacivert bir yarış arabasıdır.En mode alternative il est un chariot élévateur.
Renault Captur'un Konsept arabası Renault tarafından 2011 yılında Cenevre Otomobil Fuarında açıklanmıştır.Un concept car nommé Renault Captur a été dévoilé par Renault au Salon de Genève 2011.
Uçağa benzeyen bir arabası vardır.De là sa similitude avec l'avion.
Sonunda yine arabasız kalırlar ve yol ise çok uzaktadır.Le véhicule démarre, et le voyage dure longtemps.
Cumhuriyet Meydanı civarında bir at arabası.Sur un mur de la place de la République.
19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabasının çarpması sonucu öldü.19 avril : mort de Pierre Curie renversé accidentellement par une voiture à cheval.
Arabası bir göl kenarında bulunur.Ils sont situés en bordure d'un lac.
Adam arabasına binip üzerine gaz dökerek kendini yakar.Il l'oblige à descendre de la voiture en criant.
BMW E60 BMW 5 Serisi arabasıdır.Automobile BMW M5 une automobile.
12 yaşına geldiğinde babasının arabasını ve kamyonunu sürmeye başlamıştı.À 12 ans, il apprend à conduire la voiture familiale et les camions de l'épicerie de son père.
Bölüm, herkesin John'un arabasıyla sürüş yapmasıyla biter.Finalement tout le monde se retrouve à la fête de Joey.
İlgili Sayfalar