arabası ile cümle
arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a arabasını nereye park ettiğini sor.Ask Tom where he parked his car.
Tom'un bir arabası var, değil mi?Tom has a car, doesn't he?
Tom'un çok güzel bir arabası var.Tom has a very nice car.
Tom'un arabasını kullanmak istemiyorum.I don't want to drive Tom's car.
Tom'un garajında üç arabası var.Tom has three cars in his garage.
Tom arabasıyla çok iyi ilgilenir.Tom takes very good care of his car.
Tom'un arabası çalındı.Tom's car has been stolen.
Gregor arabasını kime satacak?Who will Gregor sell his car to?
Tom arabasını kime sattı?Who did Tom sell his car to?
Tom birkaç günlüğüne Mary'nin arabasını ödünç aldı.Tom has borrowed Mary's car for a few days.
Prenses saat tam dokuzda dört atlı arabasıyla geldi.Precisely at nine o'clock came the Princess in the carriage with four horses.
O, bu bayanın arabasına girmesine yardımcı oluyor.He is helping this lady enter her car.
Tom'un arabası mavi.Tom's car is blue.
Tom'un arabasını seviyorum.I love Tom's car.
Tom'un küçük bir arabası var.Tom has a small car.
Tom'un arabasının yeni lastikleri var.Tom's car has new tires.
Tom arabasını açık bıraktı.Tom left his car unlocked.
Tom arabasına doğru yürüdü.Tom walked towards his car.
Tom arabasına doğru geri yürüdü.Tom walked back to his car.
Tom'un arabası garajda.Tom's car is in the garage.
Bu, Tom'un arabası değil.This isn't Tom's car.
Onun arabası üç metre uzunluğundaydı.His car was three metres long.
Polis Tom'un arabasını aradı.The police searched Tom's car.
Tom'un arabasını onun için yıkardım.I used to wash Tom's car for him.
Tom'un siyah bir arabası vardı.Tom used to have a black car.
Tom golf arabasını bir kum kapanına sürdü.Tom drove his golf cart into a sand trap.
Tom'un arabası yanıyor.Tom's car is on fire.
Tom eski arabasını korumak istediğini söyledi.Tom said he intends to keep his old car.
O acele ile arabasına gitti.He hurried over to his car.
Tom sadece herhangi bir araba istemedi. O büyükbabasının arabasını istedi.Tom didn't want just any car. He wanted his grandfather's car.
Tom yaşlı bir kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.Tom helped an old lady load her groceries in her car.
Genç adam yaşlı kadının yiyeceklerini arabasına yüklemesine yardımcı oldu.The young man helped the old lady load the groceries into her car.
Tom'un arabası kara saplandı.Tom's car is stuck in the snow.
Tom'un arabasının gazı tükendi.Tom's car has run out of gas.
Tom'un arabasının benzini bitti.Tom's car ran out of gas.
Tom arabasında yalnızdı.Tom was by himself in his car.
Tom genellikle babasının arabasını kullanır.Tom often drives his father's car.
Tom'un bir spor arabası olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom had a sports car.
Polis sonunda Tom'un arabasını Boston'da buldu.The police eventually found Tom's car in Boston.
Tom arabasından hiç inmedi.Tom never got out of his car.
Tom zaten hayatının arabasız olduğunu hayal bile edemez.It's already impossible for Tom to imagine his life without a car.
Tom'un ilk arabası bir Toyota idi.Tom's first car was a Toyota.
Tom'un arabasında bir kız vardı.There was a girl in Tom's car.
Tom arabasının ne kadar hızlı olduğu hakkında övündü.Tom bragged about how fast his car was.
Tom kız arkadaşının arabasını kullanıyordu.Tom was driving his girlfriend's car.
Tom'un arabası tekrar ele geçirildi.Tom's car was repossessed.
Tom'un arabasında bir araç kamerası vardır.Tom has a dashcam in his car.
Tom arabasını en az haftada bir kez yıkar.Tom washes his car at least once a week.
Tom Mary'nin arabasını çaldı.Tom stole Mary's car.
Cenaze arabası sekiz siyah at tarafından çekildi.The hearse was drawn by eight black horses.
Tom kendi arabasında yaşar.Tom lives in his car.
Tom arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Tom vacuumed his car.
Tom'un arabasına ne oldu?What happened to Tom's car?
Tom'un kaç tane arabası var?How many cars does Tom have?
Tom arabasını sürmeme izin verdi.Tom let me drive his car.
Tom arabasını ödünç almama izin verdi.Tom let me borrow his car.
Tom'un kendi arabası var.Tom has his own car.
Tom arabasını bereledi.Tom dented his car.
Tom'un bir yabancı arabası var.Tom has a foreign car.
Tom'un arabası alev aldı.Tom's car caught fire.
İlgili Sayfalar