arabası ile cümle

arabası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Dan'ın arabasının içinde kan izleri vardı.There were traces of blood inside Dan's car.
Dan büyükbabasının arabasının kırmızı iç kaplamasını hatırlar.Dan remembers the red interior of his grandfather's car.
Dan arabasını elektrik süpürgesiyle temizledi.Dan vacuumed his car.
Polis Dan'ın arabasını durdurdu ve onu aradı.Police stopped Dan's car and searched it.
Dan'in arabası otoparktaki tek arabaydı.Dan's car was the only one in the parking lot.
Dan'ın arabası garajdan eksikti.Dan's car was missing from the garage.
Dan'ın arabası bir meyhanenin dışında bulundu.Dan's car was found outside a pub.
Dan arabasına bindi ve uzaklaştı.Dan got into his car and drove off.
Dan Linda'nın arabasına yaklaştı.Dan approached Linda's car.
Dün Tom'un arabasını ödünç aldın mı?Did you borrow Tom's car yesterday?
Tom arabasının kontrolünü kaybetti ve bir ağaca çarptı.Tom lost control of his car and crashed it into a tree.
Tom'un üç arabası ve bir motosikleti var.Tom has three cars and a motorcycle.
Tom'un arabası benimkinden çok daha eskidir.Tom's car is a lot older than mine.
Tom'un arabası benimkinden üç yaş büyük.Tom's car is three years older than mine.
Tom'un arabası benimkinden daha eskidir.Tom's car is older than mine.
Tom'un arabasının ne renk olduğunu biliyor musun?Do you know what color Tom's car is?
Tom'un arabası Mary'nin evinin önünde park edilmiş.Tom's car is parked in front of Mary's house.
Belki Tom'un arabası bozuldu.Maybe Tom's car broke down.
Belki Tom'un arabası bozulmuştur.Maybe Tom's car broke down.
O, Tom'un arabası mı?Is that Tom's car?
Tom, Mary'nin eski arabasını kullanmak istemiyordu.Tom didn't want to drive Mary's old car.
Tom'un yeni arabasını gördün mü?Have you seen Tom's new car?
Tom bize yeni arabasını gösterdi.Tom showed us his new car.
Tom'un yeni arabası için çok ödediğinden eminim.I bet Tom paid a lot for his new car.
Tom Mary'nin onun arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't let Mary drive his car.
Tom çoğunlukla Mary'nin arabasını sürmesine izin vermiyor.Tom doesn't often let Mary drive his car.
Tom Mary'nin arabasını kullanmasına izin vermeyi önerdi.Tom offered to let Mary use his car.
Tom'a göre, Mary arabasını sattı.According to Tom, Mary has sold her car.
Tom arabasını maviye boyatmak istiyor.Tom wants to have his car painted blue.
Tom, Meryem'i arabasını satmaya ikna etmeye çalıştı.Tom tried to persuade Mary to sell him her car.
Tom, Meryem'i John'un arabasına binerken gördüğünü söyledi.Tom said he saw Mary get into John's car.
Tom, tüm eşyalarını arabasına doldurup Boston'a doğru yola çıktı.Tom packed all of his things into his car and left for Boston.
Tom, Mary'den ayrıldıktan sonra bir süre arabasında yaşadı.Tom lived in his car for a while after he broke up with Mary.
Tom bir Japon arabası almak istiyor.Tom wants to buy a Japanese car.
Tom arabası arızalanmamış olsaydı şimdi burada olacaktı.Tom would've been here by now if his car hadn't broken down.
Arabası bozulmamış olsaydı Tom şimdiye kadar burada olurdu.Tom would've been here by now if his car hadn't broken down.
Tom'un güçlükle trafiğe çıkabilecek ikici el bir arabası vardı.Tom had a second-hand car which was barely roadworthy.
Bu Tom'un genellikle arabasını park ettiği yer.This is where Tom usually parks his car.
Tom'un arabası otoparkta tek araba.Tom's car is the only one in the parking lot.
Tom Mary'nin yeni arabasının bir resmini çekti ve onu John'a gönderdi.Tom took a picture of Mary's new car and sent it to John.
O sık sık babasının arabasını kullanır.She often drives her father's car.
Bu onun arabası.This is his car.
Tom şapkasını çıkardı ve arabasına bindi.Tom took off his top hat and got into his car.
Babamın yeni bir arabası var.My father has a new car.
Tom'un arabası tahrip edildi.Tom's car was totaled.
Tom'un arabası nerede?Where's Tom's car?
Tom'un arabası kaçırıldı.Tom was carjacked.
Tom arabasını yıkamadı.Tom didn't wash his car.
Tom arabasını durdurdu ve indi.Tom stopped his car and got out.
Tom'un arabası hala senin evin arkasına mı park ediliyor?Is Tom's car still parked behind your house?
Başkanın arabası kurşun geçirmez.The president's car is bulletproof.
Tom'un arabası kurşun delikleriyle delik deşik edildi.Tom's car was riddled with bullet holes.
O, arabasına geri bindi.She got back in her car.
İşte bir hız arabası geliyor, geçelim!Here comes a speeding car, let's cross!
Onun arabasının sağa doğru döndüğünü gördüm.I saw his car veering to the right.
Tom yeni arabası hakkında övünmeye başladı.Tom started bragging about his new car.
Tom arabasını nereye park ettiğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember where he parked his car.
Tom'un arabası benimkinden daha fazlaya mal oldu.Tom's car cost a lot more than mine did.
Tom'u arabasını kullanmama izin vermesi için ikna ettim.I persuaded Tom to let me use his car.
Tom arabasını sürmene izin verir mi?Would Tom let you drive his car?
İlgili Sayfalar