William, Kırım'ın Sudak kasabasına vardıktan sonra öküzler ve arabalarla yolculuğuna devam etti.After reaching the Crimean town of Sudak, William continued his trek with oxen and carts.
Bu, daha sonra arabalarla yapılan geçit törenleriyle birlikte yıllık bir etkinlik haline geldi.This became an annual event, with later processions being conducted in carriages.
Onlar bizim arabalarımız.Das sind unsere Autos.
Tom arabalar hakkında her şeyi biliyor.Tom weiß alles über Autos.
Yabancıların arabalarına binmeyin.Steigt nicht zu Fremden ins Auto.
1918 yılında ABD'de kullanılan arabaların yarısı Modell T idi.Im Jahre 1918 war die Hälfte aller Autos in den USA ein „Modell T“.
Cesedi arabalarına koyarlar.Leiche im Auto.
Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır.Bogenschützen wurden durch die Ägypter von Streitwagen aus eingesetzt.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Allerdings ist hier die Geschwindigkeit deutlich niedriger als bei Autos.
Bunun yanı sıra arabalara ilgisi sürüyordu.Hierbei war er auch auf Fahrzeugen montiert.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Mit einem Lastwagen bringen sie sie aus der Stadt.
Arabalarla da ilgilenir.Autos auch.
Rocket League Psyonix tarafından geliştirilen ve yayınlanan, arabalarla oynanan bir futbol oyunudur.Rocket League ist ein Computerspiel, das von der Firma Psyonix entwickelt und veröffentlicht wurde.
Savaş arabaları nehirleri yüzerek geçecek kadar hafifti.Die Dampfschifffahrt erleichterte es, Flüsse gegen die Strömung zu befahren.
Gezegende arabalardan başka bir şey yaşamamaktadır.Es gibt keine Autos mehr, nur noch Flugzeuge.
Polanski'de onun gibi hızlı arabalar tutkunuydu.Die Elektroautos waren als Runabouts karosseriert.
Bu da savaş arabalarını pahalı kılıyordu.Das machte die Wagen schwerer.
2008 yılının başlarında, kent belediyesi elektronik arabalar için pilot uygulama başlattı.Seit Anfang 2012 erprobt die Berliner Polizei Elektroautos.
Gulangyu yalnızca arabaları değil, aynı zamanda bisikletleri de yasaklar.So erfährt er, dass Guy nicht nur sein Fahrrad, sondern auch sein Motorrad verkauft hat.
1900'lü yılların hızlı arabalarındandı.Es waren um 1900 an die hundert Fahrzeuge.
Eskiden atla yapılan adetlerin yerini arabalar almıştır.Früher wurden dort die Pferde gesattelt.
Tüm arabaların üstleri kendiliğinden açılır.Die Türen aller Wagen öffneten nach außen.
Arabalar en kuvvetli talar olmaktadır.Die Wagen sind bei weitem die stärksten Figuren.
At arabalarında da böyle başladı.Im gleichen begann die Produktion von Automobilen.
Atların hızı savaş arabalarını daha da etkin hale getirmiştir.Ferner stürzten die Pferde nun leichter im Kampf.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Außerdem sind relativ kleine und kostengünstige Maschinen ausreichend.
Belde içindeki ulaşım ise at arabaları ve özel yapılmış elektrikli taksilerle sağlanır.Das Baumaterial schaffte man mit Pferdewagen und speziellen Holzschlitten heran.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Sie verzichten während der 3-wöchigen Radelphase völlig auf ihr Auto.
Yol arabalarla tıkanmıştı.La route était encombrée de voitures.
Onlar bizim arabalarımız.Ce sont nos voitures.
Bu arabalar kirli.Ces autos sont sales.
Yollar kaygandı, arabalar yavaşladı.Les routes sont glissantes, les voitures ralentissent.
Arkamızdaki arabaların kornalarının sesini duyamıyor musun?Ne peux-tu pas entendre tous les klaxons des voitures derrière nous ?
Büyük arabalarla trafiğe çıkan insanlara karşıyım.Je suis opposé aux gens qui circulent dans de grosses voitures.
Kendi arabalarını sürüyorlar.Ils conduisent leur propre voiture.
Yeni arabalarını gösterdiler.Elles ont exhibé leur nouvelle voiture.
Bunun dışında arabalar hiçbir şekilde hasar almamaktadır.De plus, les voitures ne peuvent être endommagées.
Arabalar, "Amerikalı" adıyla tanınan Mike Skinner tarafından test edilmektedir.Les voitures sont conduites par l'ancien pilote de NASCAR Mike Skinner, surnommé « L'Américain ».
Yemek yemeyi, video oyunlarını ve arabaları çok sever.Il aime la cuisine, les chiens et les jeux vidéo,.
Arabalarına binerek kasabadan uzaklaşırlar.Ils quittent la ville en voiture.
At arabalarında da böyle başladı.La nouvelle commence dans une voiture à chevaux.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.GEP produisait de petits véhicules.
Arabalara ve modaya ilgi duyar.Avec exposition des voitures et mode de l'époque.
En sevdiği şey arabalar.Jake aime les voitures.
Babam bütün askerlerimin ve savaş arabalarımın (?)À mes chefs et à tous mes camarades de combat.»
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Ce moyen de transport était alors plus rapide que les calèches tirées par des chevaux.
Çeşitli arabalarla çeşitli pistlerde yarış yapılabilen yarış oyunu.Le jeu propose de prendre part à cette course de côte avec différentes voitures.
Elektrikli arabaların üretimi ve dönüşümü tipik olarak 10 ila 23 kwh/100 km dir.Pour les voitures électriques, la consommation s'élèverait de 10 à 20 kWh/100 km.
18. yüzyıl sonlarına kadar Rochedale'e ulaşım yük atları ve atlı arabalar ile sağlanmaktaydı.Depuis la fin du XVIIIe siècle, les Toulousains peuvent louer des voitures de place.
Köy'e ulaşım köylülerin kendi arabalarıyla sağlanmaktadır.Certains transporteurs ruraux utilisent leurs véhicules personnels.
Ölüler önce Quedlinburg’daki krematoryuma at arabaları ya da kamyonlarla gönderildi.Les morts ont d'abord été envoyés au crématoire de Quedlinburg par voiture hippomobile puis par camion.
Arabalarla da ilgilenir.Nourrissage aux voitures.
Ailenin diğer üç ferdi arabalarına binerek hızla oradan uzaklaşırlar.Les trois autres obstacles se dressant sur la route des Japonais vont être eux aussi éliminés rapidement.
1957) 1898 - Enzo Ferrari, İtalyan yarış arabaları sürücüsü ve üreticisi (ö.1898 : Enzo Ferrari, pilote de courses automobile et industriel italien.
Sümerliler eşekleri savaş arabalarında kullandı.Ils ont mis leurs valises dans des chariots.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Les voitures attelées utilisées sont légères.
Bu icatlardan bazıları çağdaş yol arabaları tarafından alınarak kullanılmaya başladı.Cependant, elle utilise maintenant des versions modernes des mêmes voitures dans le train Acela.
Gulangyu yalnızca arabaları değil, aynı zamanda bisikletleri de yasaklar.Le Meusien n'a pas seulement besoin de locomotives, mais aussi de wagons.
Caddeden geçerken arabalara dikkat et.Cuidado con los coches cuando cruces la calle.
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.El trabajo de Tom es vender autos usados.