Ana içeriğe geç
Sözlük

arabalar ile cümle

arabalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun cevabı oradan gelecek olan arabaları güvende tutabilmek.The answer is to enable cars to come in from that side road safely.
Ve özellikle eğer bisiklet sürüyorsanız ve bu arabaları geçerseniz, o zaman hiç hoş olmaz.And especially if you then ride with your bicycle, and pass these cars, then that's not very nice.
Arabalarla gece buraya girmek yasak değil mi?Aren't cars not allowed here at night time?
Trafik ışıkları arabalarla haberleşebilir ve dahası.Traffic lights can communicate to the car and so on.
Neden çarpışmayan arabalar yapmıyoruz?Why not make cars that do not collide?
Çevremizde gördüğümüz bir başka teknoloji de hibrid arabalar.Another technology that we see all around us out here is hybrid cars.
Çok sayıda insanımız var, kirlilik, arabalar beton, çok sayıda beton.We've got lots of people, pollution, cars, concrete, lots of concrete.
Bunlar arabalar.These are the cars.
Bize, ayakkabılar, arabalar satıyorlar.They're selling us shoes and cars.
Arabalarımıza, evimize ve dışarıdaki ağaçlara toplam 8 kurşun isabet etmişti.Eight bullets were imbedded in our cars, our house, and the trees outside our home.
Arabalarda plaka, hava araçlarında kuyruk numarasına sahibiz.We have license plates on cars, tail numbers on aircraft.
Burada her yerde arabaların bulunduğu kalabalık bir park alanı var.So, here we have a crowded parking lot with cars all over the place.
Diğer oyunda arabalar sadece ileri geri hareket ediyor.In the other game the cars can only move forward and back.
İnsanlar daha çok araba satın alsınlar diye her yıl arabaların tasarımlarını değiştiriyoruz.We change the design of automobiles every year, so people will buy new cars.
Enerji bağımsızlığı hakkında konuşuruz, Hidrojen arabaları hakında konuşuruz.We talk about energy independence. We talk about hydrogen cars.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.We're now on the couch, looking out through the window at cars passing by.
Sadece yüzde dokuzu arabalardan, ilginç bir şekilde.Only nine percent is passenger cars, interestingly enough.
Size ilginç olan sorum ise bu arabaların manevra yaparken ivmelenip ivmelenmediğiMy interesting question for you is, are these cars accelerating while they make this turn?
Hatta neden bu soru ilginç diye... İkinci kuşkunuz doğru çünkü bu arabalar aslında ivmeleniyorAnd your second, your second suspicion would be true because these cars actually are accelerating.
- Ama burada olan şey arabaların ivmelenmesidirBut what's happening here is the, the car is actually (are) accelerating.
Arabalar dönemecin merkezine doğru ivmeleniyorlarThey're being accelerated to the center of the curve.
Eskimiş arabalar tehlike demektir.Old cars mean danger.
Almanya dünyanın en iyi arabalarını üretmekle meşhurdur.Germany is known to build the best cars in the world.
Aslında dünyanın en sıkıcı arabaları oldukları kesin.Well certainly the most boring cars in the world.
İngiliz arabaları zarif ve şıktır.British cars have elegance and style.
Bu elektrikli arabalar çok şahane.These electric cars are beautiful.
Böylece, geriye gittik ve arabalar gelişmeden önceki büyük şehirlere bakmaya başladık.So we went back and started looking at the great cities that evolved before the cars.
Eğer bir çocuk yarış arabalarını seviyorsa matematik için o yarış arabalarını kullanmak gibi.Like if a kid loves racecars, let's use racecars for math.
Secilmis temsilcilerimiz kontrolden cikti ve arabalarini ucuruma dogru surdulerOur elected reps skidded out of control And drove their cars right over the brink
Bunlar arabalar ve sürücüler.These are cars and drivers.
İşte arabaları da böyle boyuyorlar.I mean, I think this is how they paint cars.
Arabaları, yiyecekleri, evleri, hayvanları, bitkileri düşün...Think about cars, food, houses, fauna, flora.
Avukatlarınızın arabalarında bir set bulundurmasını sağlayın.Have advocates keep a set in their car.
Ve de elektrikli arabalar almaya başlayacaklar.And they will start to buy electric cars.
Hepimiz arabaları biliriz bu hep tecrübe ettiğimiz birşey.We've all experienced; we've all taken turns in cars
Binlerce insan tam veya yarı zamanlı çalışıyor, ve arabalarında yaşıyorlar.Thousands of people work full and part-time jobs, and live in their cars.
Ve ben gerçekten endişeliyim, çünkü insanlar arabalar hakkında konuştuklarında,And I'm really worried, because when people talk about cars
Son model arabalar. ve bir gurme mutfak.New model cars. And a gourmet kitchen.
Burada önemli olan, kargaların arabaları cevizleri kırmak için kullanması değildir.So what's significant about this isn't that crows are using cars to crack nuts.
Tencere yaparlar, at arabaları...They make saucepans, wagons...
Model roketler ve slot arabalar gibi projeler yapardık.We would build projects together, like model rockets and slot cars.
Evler ve arabalar... Ünvanlar, portföyler ve giysiler... Bedenin bile...Houses and cars... titles and clothes... ...even your body".
Sokaktan geçen arabalardan bağıran insanlar olurduPeople would yell at me from their cars.
Bu yüzden yasal olmayan marketlerde yiyecek arabalarından çalmaya başladımSo I started to steal from food carts in illegal markets.
İki tane zafer arabası var, bu arabalar antik Roma döneminden gelen semboller.You have two triumphal chariots which is an image that comes from Ancient Rome as well.
Arabalarla atlılar da onları izledi. Büyük bir alay oluşturdular.There went up with him both chariots and horsemen. It was a very great company.
Musa arabaları, öküzleri alıp Levililere verdi.Moses took the wagons and the oxen, and gave them to the Levites.
Yeşu, RABbin kendisine buyurduğu gibi yaptı, atlarını sakatladı, savaş arabalarını ateşe verdi.Joshua did to them as Yahweh told him. He hamstrung their horses and burnt their chariots with fire.
Süleymanın savaş arabalarının atları için kırk bin ahırı ve on iki bin atlısı vardı.Solomon had forty thousand stalls of horses for his chariots, and twelve thousand horsemen.
Böylece Naaman atları ve savaş arabalarıyla birlikte gidip Elişanın evinin kapısı önünde durdu.So Naaman came with his horses and with his chariots, and stood at the door of the house of Elisha.
Bazıları savaş arabalarına, Bazıları atlarına güvenir, Bizse Tanrımız RABbin adına güveniriz.Some trust in chariots, and some in horses, but we trust the name of Yahweh our God.
İyiliklerinle yılı taçlandırırsın, Arabalarının geçtiği yollardan bolluk akar,You crown the year with your bounty. Your carts overflow with abundance.
Firavunun arabalarına koşulu kısrağa benzetiyorum seni, aşkım benim!I have compared you, my love, to a steed in Pharaoh's chariots.
Nasıl oldu farkına varmadan, Tutkum bindirdi beni soylu halkımın savaş arabalarına.Without realizing it, my desire set me with my royal people's chariots. Friends
Seninle atlarla binicilerini, Savaş arabalarıyla sürücülerini kırıp ezeceğim.and with you will I break in pieces the horse and his rider;
Kamçı şaklamaları, tekerlek gürültüleri, Koşan atlar, sarsılan savaş arabaları,The noise of the whip, the noise of the rattling of wheels, prancing horses, and bounding chariots,
Yugo'nun niteliği, aynı fiyat aralığında yer alan diğer arabalara kıyasla düşüktü.The Yugo's quality was poor compared to other cars in the same price bracket.
Arabalar, ancak Interpol "temiz" olduklarını doğruladıktan sonra ruhsat alabiliyor.The cars are registered only after Interpol confirms that they are "clear".
Burada, Mercedes veya Audi marka arabalardan söz ediyoruz," dedi.We are talking about some models made by Mercedes or Audi," said Biser.
Köklerinden sökülen ağaçlar arabaların üzerine düştü ve bazı şehir yollarını kapattı.Uprooted trees crashed onto cars as they fell to the ground and blocked some of the city's roads.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
arabalar ile cümle - Sayfa 7 - arabalar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App