En sevdiği şey arabalar.Dlaczego nienawidzę samochodów .
Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır.Jego pasją są samochody.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.Nastawiono się na wytwarzanie małych samochodów.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Firma wyprodukowała części do najszybszego sterowanego zdalnie samochodu zasilanego na baterie.
Edonis arabaları, İtalyan araba üreticisi B- Engineering tarafından üretilmektedir.B Engineering Edonis – supersamochód stworzony przez włoskiego producenta B Engineering.
18 Mart 2014 tarihinde Disney CEO Bob Iger, Pixar'ın Arabalar 3 projesine başladığını söyledi.18 marca 2014 roku prezes Disneya Robert Iger ogłosił planowaną produkcje Aut 3.
Bu arabalar bugüne kadar yapılmış olan en güçlü pist yarış arabalarıydı.Były to pojazdy o największej mocy jakie kiedykolwiek uczestniczyły w tych wyścigach.
Cesedi arabalarına koyarlar.Zwęglone ciała w samochodach.
Yemek yemeyi, video oyunlarını ve arabaları çok sever.Uwielbia jedzenie, gry komputerowe i wszelkie sporty.
Bu tür ürünlere sanat eserleri, marka giysiler ya da spor arabalar örnek verilebilir.Przykładem takiego dobra mogą być luksusowe samochody, wina, dzieła sztuki.
Maserati, yarış ve spor arabaları üreten ünlü İtalyan otomotiv firması.Maserati – włoski producent luksusowych samochodów sportowych i wyścigowych.
Arabalarla da ilgilenir.Połączono z samochodami.
Osmanlılar zamanında arabalara genellikle kupa adı verilirdi.W XIX w. koczami nazywano niekiedy powozy.
Superleague Formula arabalarını sezon boyunca 14 sürücü test etmiştir.W sezonie 17 prezenterzy testowali samochody elektryczne.
Arabalar oyun içerisinde çok az da olsa hasar almaktadır.Niestety niewiele gier wykorzystuje to urządzenie.
At arabalarında da böyle başladı.Startował także w rajdach samochodowych.
Resmi olmayan bilgilere göre ise Chełm'de "çiğneme arabaları" kullanılmıştır.[1]Według nieoficjalnych informacji w Chełmie używano też samochodów do gazowania[1].
Arabalarla da ilgilenir.Jag kan laga alla bilar.
En sevdiği şey arabalar.Han älskade snabba bilar.
Rocket League Psyonix tarafından geliştirilen ve yayınlanan, arabalarla oynanan bir futbol oyunudur.Rocket League är ett fordonsbaserat fotbollsspel utvecklat av Psyonix.
Bu icatlardan bazıları çağdaş yol arabaları tarafından alınarak kullanılmaya başladı.De senare visar att de fortfarande brukades när man började använda vagnar.
Arabalar oyun içerisinde çok az da olsa hasar almaktadır.Under träning och tävling är det få skador.
Her türlü ikmal malzemesi de öküz ya da at arabalarıyla taşınacaktır.Tidiga varianter drogs för hand eller av hästar.
Arabalardan birisinin benzini bitene kadar ekip yola devam etmeyi sürdürür.Där fortsatte bussarna att rulla tills bränslet tog slut.
Brabham çocukluktan beri arabalara meraklıydı.Cirkustemat låg Browning varmt om hjärtat sedan barndomen.
Eskiden tuz at ve eşek arabaları ile çıkarılıyordu.Han hade tidigare provat på att sälja hamburgare och bilar.
Ateş Arabaları (Özgün adı: Chariots of Fire), 1981 Büyük Britanya yapımı filmdir.Triumfens ögonblick (engelsk originaltitel Chariots of Fire) är en brittisk film från 1981.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Både nya och gamla vagnar är i trafik.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.De experimenterade också med tillverkning av mindre bilar.
TGV normal trenlerden, arabalardan veya uçaklardan daha hızlıdır.Як транспортний засіб, TGV був значно швидшим за звичайні поїзди, автомобілі та навіть літаки.
Simler, arabalarına isim verebilir.Зрештою сім зможе дати ім'я своїй автівці.
Bunun yanı sıra arabalara ilgisi sürüyordu.У цей період він і зацікавився автомобілями.
Arabalar, kızlar, gençler takılıyorlar ve eğleniyorlar.Розповідали, що сюди приходили пани і панночки купатись, розважатись.
Yaz dönemidir ve çift arabalarıyla güneye doğru yola çıkar.Вона підходить ближче і бачить, що в машині сидить літня пара.
Sümerliler eşekleri savaş arabalarında kullandı.Нею кіньми на вагонках возили пиломатеріали.
Otomobil, hâlâ at arabaları ile aynı alanda sergilenir.В результаті вагон залишився на тому ж місці.
Savaş arabaları nehirleri yüzerek geçecek kadar hafifti.Втомлені коні спрагло пили воду з річки.
Bazı roketler evlere ve işe giden insanların arabalarına isabet etti.Складно уявити що могло статися, якби вагонетки падали на будинки людей.
Arabalar, "Amerikalı" adıyla tanınan Mike Skinner tarafından test edilmektedir.Заїзди на час проводить професійний гонщик Майк Скіннер, якому дали прізвисько «Американець».
Onlar büyük arabaları seviyorlardı.Їм подобалися великі машини.
Onlar büyük arabaları sevdi.Їм подобалися великі машини.
Genellikle, Amerikalılar büyük arabaları tercih ederler.Зазвичай, американці надають перевагу великим машинам.
1918 yılında ise, ülkedeki arabaların yarısı Model T olmuştu.V roce 1918 byla polovina všech vozidel v Americe model T.
Arabalarla da ilgilenir.Převáží i automobily.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Společnost vyrobila díly pro nejrychlejší bateriově - poháněné rádiem řízené auto.
Arabalar, "Amerikalı" adıyla tanınan Mike Skinner tarafından test edilmektedir.Auta testuje závodník NASCAR Mike Skinner, známý jako "Američan".
At arabalarında da böyle başladı.Obdobně jsou na tom i vozy.
Savaşlarda çabucak arabalarını çepeçevre tahkim ederler ve savaşı bir savunma savaşına çevirirlerdi.Lze předpokládat, že se neprodleně obklopili vozovou hradbou a připravili se k boji.
İlk önce arabaların yer tespiti yapılır ve ardından hırsızlık başlar.V počátcích je často řeší půjčkami od známých, později už se dopouští i podvodů a krádeží.
Mısırlıları atlı savaş arabalarıyla tanıştırmışlardır.Také egyptští lučištníci bojovali na válečných vozech.
Köylü sonra tezkeresi için yola doğru köy arabalarıyla gider.Sedlák tak učinil a s plně naloženým vozem jel k východu.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.Továrna vyráběla malé automobily.
Cesedi arabalarına koyarlar.I-am dus apoi în mașini.
At arabalarında da böyle başladı.Carul cu boi asemenea.
Daha yeni, daha pahalı arabalar için oyuncu, bilgisayarı immobilizer "hack" gerektirir.Mașinile noi și scumpe funcționează cu hacking computerizat.
Arabalarla da ilgilenir.Are și mașină!
2008 yılının başlarında, kent belediyesi elektronik arabalar için pilot uygulama başlattı.La începutul lunii octombrie, guvernul a decis să renunțe la utilizarea tehnologiei rutiere de aviație.
1918 yılında ABD'de kullanılan arabaların yarısı Modell T idi.1918-ra az amerikai autók fele T-modell volt.
Ateş Arabaları (Özgün adı: Chariots of Fire), 1981 Büyük Britanya yapımı filmdir.A Tűzszekerek (eredeti cím: Chariots of Fire) 1981-ben készült brit film.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.Gyorsabb lesz tőle, mint bármelyik versenyautó.