Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.A cég készített alkatrészeket a leggyorsabb akkumulátor által működtetett, rádióvezérlésű autóhoz.
Eskiden atla yapılan adetlerin yerini arabalar almıştır.Édesapja autóra cserélné az addig használt lovakat.
İkili bunun üzerine kumarhaneye geri döner ve arabalarını alır.Visszatérnek a kaszinóba, és visszakapják az autójukat.
Ateşli silahlar yitirilirse arabalar nasıl dayanır?Hogyan vitesse el délre az ágyúkat, mielőtt leesik az első hó?
Arabalar, "Amerikalı" adıyla tanınan Mike Skinner tarafından test edilmektedir.A pályán az autókat a NASCAR pilóta Mike Skinner, „az amerikai” vezeti.
Arabalara ve modaya ilgi duyar.Az automobil és egyéb elbeszélések.
Müze dünyadaki en geniş kraliyet at arabaları koleksiyonuna sahiptir.A múzeum rendelkezik a világ legnagyobb Rolls-Royce autógyűjteményével.
At ve savaş arabaları bu dönemde Mısır’a girmiştir.A mozdonyokat és a vasúti kocsikat ezen a szakaszon lovakkal húzták át.
Pimp My Ride, MTV Music Television'un yayınlamış olduğu bir modifiye arabalar programıdır.A Pimp My Ride egy MTV Europe által készített tuningműsor.
5 serisi ile bugün artık BMW geleneği olan 3 basamaklı sayı ile arabaları adlandırma başladı.Az 5-ös széria kezdte azt a BMW tradíciót, hogy az autóikat három számjegyű számokkal jelöljék.
En sevdiği şey arabalar.Taksien suosikki.
1918 yılında ise, ülkedeki arabaların yarısı Model T olmuştu.Vuonna 1918 arviolta puolet pohjois-Amerikan teillä liikkuvista autoista oli T-mallin Fordeja.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Esimerkki: Käytettyjä autoja halvalla.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Yhtiö teki osia nopeimpaan patterikäyttöiseen radio-ohjattavaan autoon.
Hogwarts'ta arabaları çekerler.Pelissä ajetaan kilpaa autoilla ympäri Hollywoodia.
"Wartburg" ismi, arabaların üretildiği Eisenach şehrine tepeden bakan Wartburg Kalesi'nden gelmektedir.Nimi "Wartburg" tulee Eisenachin kaupungin yllä kohoavasta Wartburgin linnasta.
Ama sınıftaki arabaların bir kısmı yarı-profesyoneller içindir.Osa joukkueista on ammattilaisjoukkueita ja osa puoliammattilaisjoukkueita.
Arabaları tahrip etti, camları kırdı.Mielenosoittajat polttivat autoja ja rikkoivat ikkunoita.
Arabalarda sınıf sınırlandırılması yapılabilmektedir.Autoilua on rajoitettava keskustoissa.
Bu model Fiat'ın en fazla pazarda kalan arabalarındandır.Se on yksi tehokkaimmista Toyotan sarjavalmisteisista autoista.
Cena, kas arabalarından koleksiyon yapmaktadır ve yaklaşık 20'nin üzerinde kas arabalarına sahiptir.Yritys myy jäätelöä jäätelöautoilla, joita sillä on noin 420 kappaletta.
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.Lentolupakirjaa varten tarvitaan vähintään 25 koululentotuntia.
Londra metrosunun yapılma amacı o zamanlar at arabalarından oluşan trafiğin yoğunluğunu azaltmaktı.Lontoossa Kosken tavoitteena oli parantaa SE-aikaansa.
Osmanlılar zamanında arabalara genellikle kupa adı verilirdi.Vitsit viittasivat yleensä linja-autojen ikään.
Tüm arabaların üstleri kendiliğinden açılır.Tilanne paheni autojen ilmestyessä teille.
Arabalarının üstüne uçup onları yakalar.Tarkoituksena on osua autoihin ja tuhota ne.
Kazanılan bu puanlar kullanılarak yeni arabalar ve yeni haritalar açılıyor.Jokaiseen luokkaan saa pelissä etenemällä avattua uusia ajoneuvoja ja värejä.
Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır.Adam harrastaa intohimoisesta autoja.
Sonunda Peter ve Chris aralarını düzeltir ve golf topları ile arabalara zarar verir.Chris ja Robert kiistelevät, kumpi sukeltaa sammuttamaan koneet.
TGV normal trenlerden, arabalardan veya uçaklardan daha hızlıdır.Το TGV ήταν αρκετά ταχύτερο από τα κοινά τρένα, τα αυτοκίνητα ή τα αεροπλάνα.
Yarış kazanan arabalar, takımlar ve sürücüler Almanya'dan çıkmaktadır.Πολλά νικηφόρα αγωνιστικά αυτοκίνητα, ομάδες και οδηγοί έχουν προέρθει από τη Γερμανία.
Kalın olan yerlerin üzerinde atlar ve arabalar gidebilmektedir.Στις ανασκαφές έχουν βρεθεί οι άμαξες και τα οστά των αλόγων.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Η εταιρεία κατασκεύαζε μέρη/κομμάτια για τα ταχύτερα τηλεκατευθυνόμενα αυτοκίνητα.
Gezegende arabalardan başka bir şey yaşamamaktadır.Στο εσωτερικό του δεν υπάρχει τίποτε άλλο παρά μόνο αέρας.
Son gruba çarpışan arabaların hızı sorulmadı.Το όχημα που χτύπησε τον Γρηγοριάδη δεν βρέθηκε ποτέ.
Babam bütün askerlerimin ve savaş arabalarımın (?)Υπάρχουν Στρατός και Ακτοφυλακή (με πτέρυγες στην Αεροπορία).
Bunun yanı sıra arabalara ilgisi sürüyordu.Ασχολήθηκε επίσης και με τις εισαγωγές αυτοκινήτων.
Firma en hızlı bataryalı radyo kontrollü arabalar için parçalar üretmektedir.Selskabet lavede dele til den hurtigste batteridrevne, radiostyrede bil.
Arabalarla da ilgilenir.Han samler også på biler.
Ama sınıftaki arabaların bir kısmı yarı-profesyoneller içindir.Klubberne i rækken er semi-professionelle.
Devrim Arabaları caddelerde gezecek!Tivoligarden marcherer gennem Københavns gader.
English ve Percy caddeleri polis arabalarıyla doluydu.De store bus- og togstationer blev patruljeret af politibetjente i uniformer.
Bu model Fiat'ın en fazla pazarda kalan arabalarındandır.Den mest solgte version var også hos Fiat den lukkede kassevogn.
Bazı roketler evlere ve işe giden insanların arabalarına isabet etti.Der er sket adskillige uheld, hvor biler er kørt ind i husene ved svinget.
Türkiye'de yapılan araştırmalar Roma arabalarının sağdan, İngiltere'de ise soldan gittiğini gösteriyor.De til Japan eksporterede eksemplarer var, på trods af deres venstrekørsel, venstrestyrede.
Mazda C platformu orta boy arabalar için bir otomobil platformudur.Mazda C-platformen er en platform fra Mazda til mellemklassebiler.
Savaş arabaları için gerekli olan altyapı ve eğitim ise yalnızca şehirlerde bulunuyordu.Infrastrukturen og treningen for krigføring med stridsvogner var også kun tilgjengelig i byene.
Keçilerin çektiği hafif arabalar da vardır.Noen hunder har også trukket lette vogner.
Rocket League Psyonix tarafından geliştirilen ve yayınlanan, arabalarla oynanan bir futbol oyunudur.Rocket League er et fysikk-basert fotball/bilspill utviklet og publisert av Psyonix.
Ayrıca arabaların benzinleri de bitebilecek.På Fårö finne også Kutens bensin.
Formula tüm katılımcıların ve arabaların uymak zorunda oldukları kurallar bütünüdür.Ordet «Formel» i tittelen betyr at det finnes et sett regler alle deltakende biler og førere må følge.
At ve savaş arabaları bu dönemde Mısır’a girmiştir.Det var i denne perioden at hesten og stridsvognen ble introdusert i Egypt.
Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır.Hans eneste interesse i livet er penger.
"Wartburg" ismi, arabaların üretildiği Eisenach şehrine tepeden bakan Wartburg Kalesi'nden gelmektedir.Navnet Wartburg kommer fra slottet Wartburg på en av åsene utenfor byen Eisenach, hvor bilene ble produsert.
Arabalar oyun içerisinde çok az da olsa hasar almaktadır.Skader er svært sjelden i sporten.
Bu da savaş arabalarını pahalı kılıyordu.Under krigen ble det også svært dyrt å kjøre lastebil.
Eskiden tuz at ve eşek arabaları ile çıkarılıyordu.Tidligere brukte man hest og sleperive.
Kuvvetli atların yetiştirilmesiyle savaş arabaları atlar tarafından çekilmeye başlandı.Til å begynne med ble vognene trukket av hester.
Türkiye'de yapılan araştırmalar Roma arabalarının sağdan, İngiltere'de ise soldan gittiğini gösteriyor.Sporene tyder på at romerne, i hvert fall her, kjørte på venstre side av veien.
Diğer motorize unsurlar, tüm nakliye araçları, top arabaları, lastik tekerleklidir.Alle andre elektriske lokomotiver er fra WAP-, WAG- og WAM-seriene.