Ana içeriğe geç
Sözlük

arabalar ile cümle

arabalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Daha yeni, daha pahalı arabalar için oyuncu, bilgisayarı immobilizer "hack" gerektirir.Для новых, более дорогих автомобилей требуется взломать компьютеризованный иммобилайзер.
Arabalarına binip motoru çalıştırdılar.Он попал в мой двигатель.
Atların hızı savaş arabalarını daha da etkin hale getirmiştir.Его кони были быстрее Борея.
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Бекки и остальные садятся в машину и уезжают.
Bu hızlar at arabalarının yaptığından daha düşüktür.وهذه السرعات أقل بكثير من صنع عربات بأحصنة.
Otomobil, hâlâ at arabaları ile aynı alanda sergilenir.ولازالت تعرض السيارات في نفس المجال مع العربات التي تجرها الخيول.
Herkes bu "atsız arabaların" ne olduğunu görme konusunda büyük bir istek duymaktadır.فقد كان كل شخص يستغرق وقتاً كبيراً ليستوعب ماهو عليه من حيث "عربات بدون أحصنة".
Zamanla insanlarla anlaşmaya başlamış ve onlara arabaları anlatmıştır.في البداية، تجذب الناس إلى الحديث معها، ثم تسليهم وترفّه عنهم.
Son gruba çarpışan arabaların hızı sorulmadı.وليست سرعة السيارة المراد تحديدها .
Simler, arabalarına isim verebilir.أسماء برغر يكون لها موضوع السيارات.
Arabalar İspanya İç Savaşı sırasında İkinci İspanya Cumhuriyeti ne ihraç edildi.تم إعدامه من قبل حكومة الجمهورية الإسبانية الثانية أثناء الحرب الأهلية الإسبانية.
Bagaj arabaları nerede?أين عربات الأمتعة؟
Yeni arabaları denemeyi severim.أحب تجربة السيارات الجديدة.
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.Carros novos e usados são baratos.
Arabalar, kızlar, gençler takılıyorlar ve eğleniyorlar.Carros, meninas, jovens se divertindo, esse tipo de coisa.
Yarış kazanan arabalar, takımlar ve sürücüler Almanya'dan çıkmaktadır.Carros, equipes e pilotos vencedores de corridas surgiram da Alemanha.
Sonunda Peter ve Chris aralarını düzeltir ve golf topları ile arabalara zarar verir.No fim, Peter e Chris se reconciliam e acertam as bolas de golfe em direções erradas.
En sevdiği şey arabalar.A Cidade que Odeia Carros.
Zamanla, beş savaşçıyı taşıyacak savaş arabaları geliştirildi.Dentro de algum tempo, as bigas que transportam até cinco guerreiros foram desenvolvidas.
Rocket League Psyonix tarafından geliştirilen ve yayınlanan, arabalarla oynanan bir futbol oyunudur.Rocket League é um jogo eletrônico de futebol veicular desenvolvido e publicado pela Psyonix.
O dönemlerde arabalar, bisikletler ve yayalar için aynı trafik ışıkları kullanılıyordu.Naquela época, os semáforos eram os mesmos para os automóveis, as bicicletas e os pedestres.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Círculos de pedras, primeiras bigas de duas rodas, estátuas de pedras de deidades antropomórficas.
Savaş arabaları için gerekli olan altyapı ve eğitim ise yalnızca şehirlerde bulunuyordu.A infraestrutura e o treinamento da guerra com a biga foi também só disponível nas cidades.
İkili bunun üzerine kumarhaneye geri döner ve arabalarını alır.Ambos retornam para o cassino e recuperam o carro.
Dükkanları, evleri, arabaları, ellerine ne geçerse her şeyi yağmalamaktadırlar.Tua casa, tuas mulheres, teus carros, tua terra, possam estar muito bem.
Gezegende arabalardan başka bir şey yaşamamaktadır.Não há circulação automóvel na ilha, exceto veículos elétricos.
Bu icatlardan bazıları çağdaş yol arabaları tarafından alınarak kullanılmaya başladı.Algumas foram cobertas por rodovias modernas.
Maserati, yarış ve spor arabaları üreten ünlü İtalyan otomotiv firması.Cisitalia era uma marca italiana de carros esportivos e de corridas.
Filmde kullanılan arabalar ile oyundaki arabalar neredeyse bire bir aynıdır.Apesar disso, todos os carros que aprecem no filme são veículos reais.
At arabalarında da böyle başladı.Daí passou para os carros.
Ve alarm çalmaya başladı, Michael dikkatlice polis arabalarını izliyordu.Com tamanha felicidade, Tom ficou gritando perto da estrada.
Yapışan geliştirmelerle, dar dönüşlerde arabalar artık daha fazla yol tutuşuna sahiptir.Com a chave do carro recuperada, os amigos continuam a viagem.
Toplar, arabalar batağa saplanmış.Os Kudos estão atrelados aos carros.
Şeker kamışından çıkartılan etanol, Brezilya'da arabalara yakıt olarak kullanılmaktadır.Ele pode ser usado como uma alternativa de biocombustível à gasolina e é amplamente usado em carros no Brasil.
Palovit, Trovit'e giden arabalar bu yayladaki evlerin arasından geçer.'S - Esses caras estão alojados em edifícios ao longo das linhas de guerra.
Arabalarla da ilgilenir.En in auto's.
Taş halkalar, erken iki tekerlekli at arabaları, tanrıların insan biçimci dikili taşları.Kenmerkend zijn steencirkels, vroege strijdwagens met twee wielen, en antropomorfe stenen stèles van goden.
Formula tüm katılımcıların ve arabaların uymak zorunda oldukları kurallar bütünüdür.De "formule" in de naam verwijst naar een pakket regels waar alle deelnemers en auto's aan moeten voldoen.
Biff ve arkadaşları arabalarına binip onun peşine düşerler.Mario en zijn vrienden springen in de buis en gaan hem achterna.
At arabalarında da böyle başladı.Dat was bij de Motocarro ook zo.
NSU daha küçük arabalar yapmayı öngörüyordu.Hansa bouwde wel nog auto's.
English ve Percy caddeleri polis arabalarıyla doluydu.Als Michael op het dak zit worden English en Percy overspoeld door politieauto's.
Hem de arabaları tamamen uyuşturucu doluyken.In beslag genomen wagen vol met drugs!"
Hem yeni hem de kullanılmış arabalar ucuzdur.De handel in zowel nieuwe als gebruikte auto's groeide eveneens snel.
Toplarını, arabalarını, yedek cephane ve malzemeyi hep yollarda terk ettiler.Tientallen voertuigen, tanks, machinegeweren en kanonnen werden achtergelaten langs de wegen.
Otomobil, hâlâ at arabaları ile aynı alanda sergilenir.Wagens met dezelfde bestemming blijven gewoon gekoppeld.
Fakat, bir defa arabaların lastikleri bıçaklanmıştı.Een dag later zijn de ruiten van zijn auto ingeslagen.
FIA GT'ye katılmak için yarış arabalarının en az 25 tane yol versiyonu üretilmesi gerekmektedir.Er dienden minimaal vijf rijderwissels per race plaats te vinden.
Savaş arabaları nehirleri yüzerek geçecek kadar hafifti.De zwaar beladen karren hadden het moeilijk om de wassende rivier over te steken.
Şeker kamışından çıkartılan etanol, Brezilya'da arabalara yakıt olarak kullanılmaktadır.Methanol wordt enkel in Brazilië toegepast als motorbrandstof.
Oyunda arabaların önemli bir rolü olacak.Voertuigen spelen een prominente rol in het spel.
Eskiden atla yapılan adetlerin yerini arabalar almıştır.Dit was vroeger het poststation waar van paarden werden gewisseld.
Arabalar arasında performans bakımından herhangi bir sınıflandırma yoktur.Tussen de rijtuigen bestaat er geen doorgangsmogelijkheid.
Erkek kardeşi arabalardan nefret ederken, o seviyor.Hij houdt van auto's, terwijl zijn broer ze haat.
Caddeden geçerken arabalara dikkat et.Pas op voor auto's als je de straat oversteekt.
Bu arabalar bizim.Deze auto's zijn van ons.
Onlar, arabalarını tamir ettiğim insanlardır.Dat zijn de mensen van wie ik de auto heb hersteld.
Hava kirliliğinin en önemli etmeni, arabalardır.De belangrijkste factor van de luchtvervuiling zijn de auto's.
Yerde insanlar daha arabalarını bile terkedemeden dondular.Zelfs voordat ze hun auto uit konden komen, bevroren de mensen al.
İlk sezonlar Alfa'nın 158’si gibi savaş öncesi arabaları kullanarak geçti.W pierwszych sezonach używano przedwojennych samochodów takich jak Alfa Romeo 158.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod