Ana içeriğe geç
Sözlük

arabada ile cümle

arabada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.目の前には何千エーカーもの 綿花畑が広がっていた
Kim arabadan çıkmış? Kim?Il a déposé qui ?
Kim arabadan çıkmış? Kim?Kit hozott haza?
Kim arabadan çıkmış? Kim? Yanlış görmüşsün, Anne.من خرج من السيارة؟ من؟ انت مخطئة
Kim arabadan çıkmış? Kim?Ποιός βγήκε από το αμάξι ποιος;
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.예를 들어 2행정 엔진이 하나의 밸런스 샤프트만으로 처음으로 차에 사용되었습니다.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.2気筒のエンジンを採用したのはナノが初めてです また 接着剤でリベットの代用をしています
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.De exemplu, faptul că un motor cu doi cilindri a fost folosit într-o mașină cu un singur ax stabilizator.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Misalnya ketika motor bakar dua silinder dipakai di mobil dengan poros pengimbang tunggal.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Na przykład, że w dwucylindrowym silniku benzynowym został użyty pojedynczy wałek balansujący.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Por ejemplo, se usó un motor de gasolina de dos cilindros en un coche con un sólo eje de equilibrio.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Tak třeba, dvouválcový spalovací motor použili v autě s jediným vyvažovacím hřídelem.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Ví dụ, động cơ khí hai xi-lanh được dùng cho xe với một thanh đơn để cân bằng.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Zo plaatsten ze een twee-cilinder gasmotor in een auto met enkele balansas.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Zum Beispiel, dass ein 2-Zylinder Motor im Wagen mit nur einer Ausgleichswelle lief.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Взять, к примеру, двухцилиндровый бензиновый двигатель, который был сделан с одним валом-стабилизатором.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.Например, двуцилиндров бензинов двигател бе използван в кола с един уравнителен вал.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.למשל, מנוע גז עם שני צילינדרים שומש ברכב עם מוט איזון אחד.
Mesela, tek denge mili ile çalışan bir arabada ilk defa iki silindirli bir motor kullanıldı.على سبيل المثال: إدراج محرك غاز ذي اسطوانتين في سيارة ذات عمود محرك متواز
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Dan jika saya seorang miliyuner, saya akan membeli satu mobil tersebut.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Gdybym był miliarderem, kupiłbym sobie taki.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Ha milliárdos lennék, akkor vennék egy ilyet.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.억만장자라면 꼭 한 대 사고 싶은 차였습니다.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Og hvis jeg var milliardær, købte jeg en.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Se fossi miliardario, ne comprerei una.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Şi dacă aş fi miliardar, mi-aş cumpăra una.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Si j'étais milliardaire, j'en achèterais une.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Und wenn ich ein Milliardär wäre, würde ich mir so eins holen.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Và nếu tôi là triệu phú, tôi sẽ làm một cái.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Αν ήμουν δισεκατομυρριούχος, θα έπαιρνα ένα τέτοιο.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.Если бы я был миллиардером, я бы такую купил.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.ואם הייתי מיליארדר - הייתי משיג לי אחת כזאת.
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.ولو كنت بليونير ، لاشتريت واحدة
Milyarder olsaydım kesinlikle bu arabadan alırdım.(笑)
Mmm-hmm. Eğer bir kız, arabada sevişirse, hamile kalması garantidir. Ne?Mmm-hmm.
Ölü bir şehir.. Onları arabadan alıverÉpargne-moi la mauvaise.
Onları arabadan alıverTrae las cosas del coche.
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.자가용보다는 효율성이 높죠.
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.שהיא עדיין יעילה בהרבה ממכונית,
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.وهذا ما زال يعتبر أكثر فاعلية من السيارة
Onu bir trene binmeye ikna edebiliriz, bu, hâlâ arabadan daha verimli olur.これは自動車よりは効率がいい乗り物です ライフスタイルは変わるでしょうが
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Ad esempio, la batteria scarica avrebbe un effetto sulle luci.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Beispielsweise hätte eine leere Batterie einen Einfluss auf die Lichtanlage.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Et dødt batteri kan for eksempel påvirke lygterne.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Napríklad, vybitá batéria vplýva na svetlá.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Například vybitá baterie má vliv na světla.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Par exemple, la batterie à plat pourrait avoir un effet sur les voyants.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Például a lemerült akku hatással lehet a visszajelző fényekre.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Например, ако акумулаторът е изтощен,това ще има ефект върху светлините.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.Например, севший аккумулятор будет влиять на индикаторы.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.למשל, מצבר מת ישפיע על האורות.
Örneğin, akünün boş olmasının arabadaki ışıklar üzerinde etkisi olur.オイルライトや燃料計にも 影響するかもしれませんが
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.Anh ta đến khách sạn và anh ta có 1 người chờ sẵn trong xe bên ngoài
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.A venit la hotel şi a lăsat pe cineva care să-l aştepte afară, lângă maşină.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.Cậu ta đến khách sạn bằng xe hơi cùng với 1 người nào đó đang chờ ở ngoài.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.Dia datang ke hotel dan ada seseorang bersamanya menunggu di luar, dalam mobil.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.Eljött a hotelbe, és valaki várt rá odakint egy autóban.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.Er kam ins Hotel und hatte jemanden, der draußen im Auto auf ihn wartete.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.Han kom til hotellet og han havde en der ventede udenfor i en bil.
Otele geldi ve dışarıda bir arabada onu bekleyen biri vardı.He tulivat autolla hotellille jonkun odottaessa auton ulkopuolella.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod