Bruce, arabada niyetinin Chill'i öldürmek olduğunu söyler.因为他的朋友Carlitos告诉他要死在飞机上。
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.他用他的温彻斯特步枪瞄准那辆车。
Arabada ise sadece çarşaflı bir kadın oturmaktadır.차로 따지면 사람이 앉는 시트에 해당한다.
Ben daha çocuktum, o yüzden arabada oturup beklemem gerekiyordu.내 친구들은 계속 걸어갔고, 나는 그 자리에 서서 두려움으로 떨고 있었다.
İçtiği içkisini arabaya koyup arabadan çıkar.꽃을 그늘에 말려 차로 마시기도 한다.
Ben daha çocuktum, o yüzden arabada oturup beklemem gerekiyordu.אשתי הייתה צריכה ללדת ונאלצתי לחכות עד שתלד.
Arabadaki çocuk rolünde Jeffrey Scaperrotta.יש תפקיד אורח קטן של גארי ראסל כנער במכונית.
Arabadan atladım, fakat bu sırada araba da devrildi, diğerleri de durdu.המכונית הראשונה הצליחה להתחמק לעבר חיפה אבל שאר המכוניות נעצרו.
Sweet, arabadan indi ve motele girdi.קונקווסט יצא לבדו מהמכונית ונכנס לחנות.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Връщайки се у дома, върху колата му пада един труп.
Aslında arabadaki Lefty'dir.В автомобила е и съдържателят на гаража Оскар.
Arabada bulunan kızı, Anna, çarpışmadan sağ kurtulmuştur.Жена и мъж в кола са попаднави на страхотно задръстване.
Ancak Bieber o sırada arabada değildi.Nakon svega Petar nije imao račun u banci.
Gölde yüzen bir çocuk, dibe batmış bir arabada Tolliver'ın cesedini bulmuştur.Dječak koji je plivao u jezeru pronašao je auto s čovjekom unutra.
Gelin ve damat arabada beklemektedirler.Prostitútky a prostitúti čakajú na svojich klientov v obytných vozoch.
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.Jednu z pištolí prepašovala v detskom kočíku.
Şimdi arabada 4 kişi olmuşlardır ve durum daha da karmaşıklaşmıştır.V meste sa momentálne nachádzajú štyri linky a je naplánovaná ďalšia.
Ben daha çocuktum, o yüzden arabada oturup beklemem gerekiyordu.Ker sem bil še otrok, nisem smel iz avtomobila.
Jordan suçlamayı yaptıktan sonra, 5 kişiden 3'ü Jordan'ı arabada tecavüz ettikleri sebebiyle tutuklandı.Po pritožbi njegovega moštva Jordan je FIA kazen dvignila na tri dirke prepovedi.
O partlatılmış arabadan kendi silahını aldı.Na sprednjem sedežu njunega vozila je bila najdena pištola.
Şimdi arabada 4 kişi olmuşlardır ve durum daha da karmaşıklaşmıştır.Automobilyje buvo keturios vietos, tačiau abi galinės ypač mažos.
Evine girerken, bir arabadan ona ateş edilir.Kai jis važiuoja namo taksi, patenka į autokatastrofą.
Kitabını arabada bıraktım.Aš palikau tavo knygą mašinoje.
Tenpenny arabadan çıktı ve sonrasında öldü.Levegh lendas autost välja ja maandus pea peale ning hukkus kohapeal.
Daha sonra da gençler tarafından arabadan atılmıştır.Ükskord nägin, kuidas lapsi autost välja toodi.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.매 30초마다 돌아서서 차안에 사람이 계속 있는지 확인했어요
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.A každých 3é vteřin se podíval skrz okno, jestli ten člověk v autě ještě pořád je.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Cada 30 segundos volteaba para ver si el auto seguía allí.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Co 30s patryz czy ten ktoś jest ciągle przy samochodzie.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Cứ mỗi 30 giây, cậu ta lại quay sang nhìn cái gã trong xe hơi ở ngoài kia.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Dan tiap 30 detik dia kembali melihat jika orang dalam mobil itu masih di tempat.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.En elke 30 seconden draaide hij om, om te zien of de jongen in de auto er was.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.En elke 30 secondes draaide hij om, om te zien of de jongen in de auto er was.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.És félpercenként megfordult, és megnézte, hogy ott van-e a srác.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Et toutes les 30 secondes il se tournait pour voir si le gars dans la voiture était toujours là.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Hän kääntyi 30 sekunnin välein katsomaan josko mies autossa olisi saapunut.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Iar la fiecare 30 de secunde se întoarce să se uite la tipul de la maşină.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Og hvert halve minut vendte han sig, for at se om fyren i bilen stadig var der.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Poi ogni mezzo minuto si voltava per vedere se il tipo in macchina era la'.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Und alle 30 Sekunden hat er sich umgedreht, um zu gucken, ob der Typ im Auto noch da war.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Và cứ 30 giây anh ta lại quay ra nhìn chàng trai trong xe bên ngoài
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.Κάθε 30 δευτερόλεπτα γυρνούσε να δει... αν ο τύπος στο αυτοκίνητο ήταν εκεί.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.И каждые 30 секунд, он повернулся к см., если парень в машине не было.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.И на всеки 30 секунди се обръщаше за да види дали човека в колата не е офейкал.
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.וכל שלושים שניות הוא הסתובב .לראות עם הבחור ברכב היה שם
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.و كل نصف دقيقة يلتفت إلى النافذة ليرى إن كان الشخص في السيارة لا يزال هناك
30 saniyede bir, pencereden arabadaki herif hala orada mı diye bakıp duruyordu.ジュリアンと僕は 色々考えた挙句
Abla! Çok tehlikeli! Çabuk arabadan çık!نونا انه خطير اسرعي وانزلي من السيارة
Acele et, arabadan çık!Szállj ki.
Acele et, arabadan çık!Venez !
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Ale je to souvislý svět od chůze, jízdy na kole, řízení, létání... jsou lidé na všech úrovních.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Ale je tu súvislý svet od chodenia, bicyklovania sa, jazdenia, lietania - ľudia na všetkých úrovniach.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.A svet se neprestano razvija od hoje in kolesarjenja do vožnje in letenja - ljudje smo na vseh nivojih.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Đây là một thế giới chuyển tiếp từ đi bộ, xe đạp, xe hơi đến máy bay-- mọi người ở đủ mọi tầng lớp.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Hay un mundo continuo de caminar, andar en bicicletas, conducir, volar, con gente en todos los niveles.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Heute ist es eine durchgängige Welt vom Gehen, Fahrradfahren, Autofahren bis hin zum Fliegen -- [Es gibt]
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.하지만 여기 끊임없는 세계가 있죠. 걷는 것으로부터 시작해 자전거를 타고 운전하고 비행하기까지의
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.la șofat și la zborul cu avionul. Există oameni la toate nivelurile.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Maar er is een ononderbroken wereld van lopen, fietsen, rijden, vliegen -- de mensen op alle niveau's.
Ama burada gelişmekte olan bir dünya var, yürümekten bisiklete, arabadan uçmaya -- her seviyede insan mevcut.Ma c'è una continuità nel mondo da camminare, pedalare, guidare, volare -- persone su tutti i livelli.