Ana içeriğe geç
Sözlük

araba ile cümle

araba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Araba frenleri sıkıştığında neredeyse bir kaza yapıyorduk.We nearly had an accident when the car brakes jammed.
Arabayı kriko ile kaldırmak zorunda kalacaksın.You'll have to jack up the car.
Küçük bir araba büyük olandan daha ucuzdur.A small car is cheaper than a big one.
Nasıl araba süreceğimi bilmiyorum.I don't know how to drive a car.
Tom arabasını nereye park edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know where to park his car.
Ona arabamı göstereceğim.I will show her my car.
Bu araba bizimdi. Şimdi onların.This car was ours. Now it is theirs.
Maria arabası bozulduğu için metroya bindi.Maria took the metro, since her car broke down.
Ben bir araba sürüyorum.I'm driving a car.
Olamaz! Arabanın anahtarını kaybettim.Oh no! I lost the car key.
Yoğun trafikte araba sürmeyi sevmiyorum.I don't like to drive in heavy traffic.
Arabayı ve onun maliyetini paylaşırsak, her ikimiz de yararlanabiliriz.If we share the car and its cost we can both benefit.
O araba senin mi?Is that car yours?
Araba anahtarlarımı kaybettim.I lost my car keys.
Arabanıza iyi bakarsanız, ömrünü uzatırsınız.If you take good care of your car, you will increase its life.
Tom otobanda çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı ama işe yaramadı.Tom tried to impress Mary by driving very fast on the Autobahn, but it didn't work.
Tom çok hızlı araba kullanarak Mary'yi etkilemeye çalıştı.Tom tried to impress Mary by driving very fast.
Şu senin araban.That's your car.
Şu sizin arabanız.That's your car.
Araba sürmek için kimin sırası?Whose turn is it to drive?
Tom kafasını arabanın çatısına çarptı.Tom bumped his head on the roof of the car.
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.Tom bumped his head on the ceiling of the car.
Tom arabanın çatısına başını çarptı.Tom hit his head on the roof of the car.
Arabaya önce ben bineyim.Let me get into the car first.
O araba çok hızlı.That car is very fast.
O da bir araba kiralayabilirdi.She could also hire a car.
Ayrıca bir araba kiralayabilirsin.You could also hire a car.
Tom bir araba kiralamak istedi.Tom wanted to rent a car.
Tom'un bir araba kiralamak için yeterli parası yoktu.Tom didn't have enough money to rent a car.
Tom havaalanında bir araba kiraladı ve onu Mary'nin evine sürdü.Tom rented a car at the airport and drove it to Mary's house.
Tom Mary ile arabaya bindi ve uzaklaştı.Tom got into the car with Mary and they drove away.
Arabada bir kadın ve iki köpek görebiliyorum.I can see a woman and two dogs in the car.
Lütfen bana arabamı nereye park edebileciğimi söyle.Please tell me where I can park my car.
Arabamın parçalarını bulmakta çok zor zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time finding parts for my car.
Arabanı park etmene yardım edeceğim.I'll help you park your car.
Arabam olmadığı için yürüyorum.I walk because I don't have a car.
İyi bir araba almam gerektiğini düşünüyorum.I think that I should buy a good car.
Ben benim arabamı bir köprünün dışına sürdüm.I drove my car off a bridge.
Noele kadar bir araba almak için yeterli para biriktirmeliydim.I ought to have enough money saved up to buy a car by Christmas.
Tom arabasıyla gurur duyar.Tom is proud of his car.
Araba kontrolden çıktı paldır küldür nehre düştü.The car went out of control and pitched headlong into the river.
Arabanız için ne kadar ödediniz?How much did you pay for your car?
Tom Mary'nin arabayı yıkadığını fark etti.Tom noticed that Mary had washed the car.
Tom çalıntı bir arabayı sürerken yakalandı.Tom was caught driving a stolen car.
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretti.Tom taught Mary how to drive.
Tom arabasını çaldığını söyledi.Tom said you stole his car.
Birisi Tom'un arabasını çaldı.Someone stole Tom's car.
Ben arabamla seyahat etmekten hoşlanırım.I like to travel with my car.
O, yabancı bir araba almak için yeterince zengin.He is rich enough to buy a foreign car.
Benim yeni arabam her zaman herhangi bir yere gitmeme olanak sağlamaktadır.My new car enables me to go anywhere, anytime.
Araba sürerken kaybolduk.We got lost while driving.
Ben bu arabayı sipariş etmedim.I did not order this car.
Polis düdüğünü çaldı ve arabanın durması için bir işaret verdi.The policeman blew his whistle and gave a sign for the car to stop.
Arabayı garajda bıraktım.I left the car in the garage.
Tom korkunç bir araba kazasındaydı.Tom was in a terrible car accident.
Bu araba çok yakıt tüketir.This car consumes a lot of fuel.
Arabayla gezintiye çıkmak ister misin?Do you want to go for a drive?
Neden arabayla gezintiye çıkmıyoruz?Why don't we go for a drive?
Araba sigortan için çok fazla ödüyor musun?Are you paying too much for your car insurance?
Tom yeni arabasından memnun.Tom is pleased with his new car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod